İnanç Uysal

İnanç Uysal


Muhalefetin seçilememesi demek aslında olmadıkları anlamına gelir

Muhalefetin seçilememesi demek aslında olmadıkları anlamına gelir

Kim ne derse desin seçim sath-ı mailine girdik. Yeri gelmişken belirteyim 'mahalline' değil, mailine. Belki iktidarın dediği gibi erken seçim olmaz, zamanında olur ama öyle olsa bile bugünden itibaren artık memleketin ruh hali seçim atmosferidir.

Her ne kadar seçim zamanında olacak diye çok kesin görünen bir direnç varsa da özellikle Sayın Bahçeli'nin bu anlamdaki sicili her an seçim olabileceğine dair önemli bir veridir.

Daha önce de yazmıştım içinde bulunduğumuz ortam muhalefet için neredeyse rakipsiz bir seçim ortamı vadediyor.

Bu ortamda muhalefetin seçilememesi demek aslında olmadıkları anlamına gelecek bir sonuçtur.

Normal koşullarda içinde bulunulan şartlar göz önüne alındığında iktidar partisinin oyunun yüzde 20 lerde bile olmaması gerekirken, bir çok ankete göre hala ülkenin birinci partisi konumunda.

Kararsız seçmen de ikinci parti durumunda. İktidar bu ekonomik şartları bir süre daha düzeltemezse kararsızlar 1.Parti olacak gibi.

İktidar tarafı kimlik siyaseti üzerinden hala ve belli bir seviyede durumunu kontrol altında tutuyor. Muhalefetin bu stratejiye karşı geliştirdiği bazı hamleler var ama bunlar henüz yeterli görünmüyor.

Ama her şeye rağmen muhalefet hiç bir şey yap(a)masa bile iktidar onlar adına fazlasıyla yapıyor.

Zira içinde bulunulan durumu 'Bir ekonomik kurtuluş savaşı' olarak tanımlayarak ülkede bir günde yüzde 10 develüasyon yaşanmasını tetikleyen bir iktidarın amacı artık iktidarda kalmak olamaz.

Düşünsenize bunu halka yeni bir ekonomik model deniyoruz bu şekilde bu kurtuluş savaşını kazanacağız 3-5 ay sabredin diye anlatıyorlar. Halkın böyle bir sabır gösteremeyeceğini de çok iyi biliyorlar.

Bahsettikleri yol ise dövizi kendi haline bırakarak ihracatı arttırmak. Daha ileriye gidiyorum, dövizi kasıtlı olarak değerlendirerek ihracatı artırmak. Bu şekilde de kurtuluş savaşı kazanmak.

Peki kime karşı savaşıyoruz şu anda. İhracat yaparak paralarını almayı planladığımız ülkelere karşı değil mi? Peki o zaman o ülkelerin bizim bu planımızı anlamamaları mümkün mü?

Komik değil mi?

Okurken komik gerçekten ama yaşarken hiç de komik olmuyor.

Dahası neredeyse bütün ekonomisi dövize bağlı bir ülkede döviz artışına göz yumarak, hatta teşvik ederek enflasyonla mücadele edilebileceğine inanması beklenen halkın, süreç içinde sabır kelimesine nasıl tepki vereceğini tahmin etmek zor değil.

Dediğim gibi bu görüntü seçimi kaybetmeyi umursamamakla alakalı olabilir ya da halkın kimlik siyaseti ve ideolojilerine kendi menfaatinden daha fazla önem verdiğini düşünmekle, eğer ikincisi ise iktidar halka telkin ve tavsiye ettiği meşakkatli yolu kendisinin de yürüdüğünü ispat etmek zorundadır ki böyle bir çaba görünmüyor.

Muhalefet ise bu tablodan dolayı ciddi bir rehavet yaşıyor gibi. Kimlik siyasetinin hala etkili olabileceği bir noktanın var olduğunu unutmamaları gerekiyor. O bakımdan bir an önce halka sunacakları argümanları ve isimleri belirlemeleri kendi aralarındaki mesafeyi daraltmaları lazım ki tabanlarının arasındaki mesafe de daralsın.

Bu ülke de üretim ilişkileri ekseninde ya da ideal toplum oluşturma, hukuk, demokrasi gibi konularda ortaya konan ilkeler üzerinden oy verme alışkanlığı yoktur. İki büyük etken ekonomi ve kimlik siyasetidir. O sebeple halk ilkelerle değil somut olanla ilgilenir. Bu yanlış bir tutum olabilir ama gerçektir.

Herhangi bir muhalefet partisinin halkın hangi saiklerle oy verdiğine dair bir araştırma yaptırıp yaptırmadığını bilmiyorum örneğin, ama eğer yaptırmışlarsa da ben sonuçlarından hiç haberdar olmadım. Buna rağmen son kazanılan belediyeler kendileri için bir veridir. Adayların kimliği sonuçları etkilemiştir. Ama bu şu aşamada sadece kentli nüfusta etkilidir. Yani iki önemli unsurdan ekonominin kimlik siyasetinden önce geldiği kesimde. Anadolu hâlâ muhalefete bazı ezberler üzerinden bakmaktadır ve bu ezberlerin bozulması için çok çalışmak gerekir.

Muhalefet tıpkı 2002 deki gibi dibe vurmuş ve yukarı doğru harekete geçmesi daha mümkün bir ülke devralmak için beklemeyi tercih ediyorsa onlara bu yazının başındaki bölümü hatirlatmak isterim. Ülkede bugün seçim kararı vermek konusunda tek yetkili durumunda olan Sayın Bahçeli'nin ne zaman ne yapacağı belli olmaz.

Makale Yorumları

  • Yusuf Okumuş24-11-2021 12:27

    Tebrikler Inanç bey kardeşim. Muhalefet hantal, hepsi ağa, maraba yok

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar