Füsun Paşa

Füsun Paşa


Kaçmak ve yakalanmak

Kaçmak ve yakalanmak

Aslında bu konu yaptığımız çalışmalarda, bir çok insanın hayat hikayelerinden ortaya çıktı. Kimi bilinçli bir şekilde, kimi farkında bile olmadan bir alışkanlık halinde kaçışlar içinde hayatını yaşıyor. Yaşadığını sanıyor da diyebiliriz.  Hatta öyle ki, bir çok yaptığımız çalışmada bana insanların çoğunluğu şu cümleyi kurdu. Yakaladın beni! Bunu diyen kişinin yüzünde  bir de muzır bir gülümseme ifadesi hayal edin. İşte bu insanlar gerçeğin farkında ama üstünü örterek yaşayanlardan oluyor.

Pardon yakalanmak derken? :) Biz burada ne yapıyoruz? Hedefimiz ne? dediğimde ise 'Of gerçekler ağır geliyor, onlarla uğraşmak için vaktim yok, böyle iyi' diyenler bile oluyor. Tabi ki sonra, çözülmelerin getirdiği rahatlık ve konforun tadını bir kere almaya başladığında aslında hiç bir şeyin zor olmadığı anlaşılıyor. Her şeyi nasıl da zorlaştırdığının kendisi olduğunu anlayan kişi, sadece neyi nasıl yapacağını bilmediği için kaçtığının farkında oluyor. Gerçeklerle yüzleşmek ve gereğini yapanlardan olmanın verdiği konforlu hayat artık vazgeçilmez oluyor. Daha cesaretli, daha sakin ve en çok da hayatının lideri olan, hayatını ve kendini yöneten kişilere dönüşmenin hazzı başka bir boyuta dönüşüyor.

Her şeyden kaçarak yaşamak sanırım çoğu insan için bir alışkanlık olmuş. Ama bir kere atılan cesaretli ve farklı adımla hayatını yeni baştan yaratmak çok kolay ve kaliteli bir hayat armağanı veriyor.

Yeni bir yıla başlamadan önce,  neyi neden yaptığımızın farkında olalım ki hayatımızdaki engelleri kaldırabilelim ve herkes kendi önünden çekilerek, konforlu hayatlar  yaşasın istedim.

Tabi ki burada seçim size ait. İster bu yazıyı okur farkındalıkla hayatınıza bakar ve gerekli değişimler için harekete geçersiniz, isterseniz hiç böyle bir yazı okumamış gibi davranır, yine kaçarak yaşarsınız. Kararınızı verdiniz mi? Okuyacağınız yazının, farkında olacaklarınızın sorumluluğunu alıyor musunuz? 

Hadi başlayalım.

 Kaçmak hayat içinde herhangi bir sebepten dolayı en sık yapılan eylemlerden biridir. Peki bir çözüm müdür yoksa bir şekilde hayatın bir noktasında yakalanacağını bilerek zamanı uzatarak yaşamak mıdır? Her kaçan bir şekilde yakalanır, sonsuza dek kimse hiçbir şeyden kaçamaz. Bu da hayatın bir gerçeğidir.

Bir insan nelerden kaçıyor olabilir? O kadar şey çok var ki! Bazen farkında olarak bazen de otomatikleşmiş  şekilde ezber bir davranış şekliyle bu durum yaşanır.

Benim söylediğim bir yerden koşarak kaçmak değil!

Benim söylediğim kendinden, duygularından, düşüncelerinden, yapman gerekenlerden kaçmak.

Olan olaylardan,yaşananlardan, hayatındaki kişilerden hatta hayallerinden bile kaçmak. Ülkende dünyanda, hayatında olanları, gerçeği görmeyi ret etmek. Üstünü örtmek, yokmuş, hiç yaşanmamış gibi davranmak.

 Bazen görmezden gelmek, bazen söylemen gerekenleri konuşmak yerine susmak, olanı  yok sayarak hiç olmamış gibi davranmak, bazen saklanmak, saklamak, bazen maddi ya da manevi çıkarın için bahaneler bularak olanı farklı göstermek.

İnsanların bir kısmı iyi olmaktan, iyi hissetmekten bile kaçıyor. Bir adım atsa, bir şeyler düzelecek bunu bilmesine rağmen, o adımı atmıyor. Çünkü orada kendine göre bir senaryo yaratmış oluyor ve aslında o senaryoyu bırakmak istemiyor. Ya kurban gibi hissettiğin ya da suçladığın birileri olursa kurduğun senaryoya inanmak daha kolay geliyor. Hatta zorlu hayatlar, zoru başarmak, gerçek başarı gibi görünüyor. Bana göreyse üzgünüm ama ne büyük zaman kaybı.

Gerçeklerden, sorumluluk almaktan, sorunlarından, kendinle ya da insanlarla yüzleşmekten, konuşmaktan, suçlanmaktan, kabullenmekten,  özür dilemekten, hata yapmaktan, değişimlerden, sevmekten, bir ilişki yaşamaktan/ bir ilişkiden ayrılmaktan, evlenmekten, boşanmaktan, iş değiştirmekten, işe başlamaktan/iş bırakmaktan, kendi işini kurmaktan, para kazanmaktan,evet yanlış okumadınız para kazanıp zengin olmaktan, sağlıklı yaşamaktan bile kaçıyorlar.

Hastalıktan, doktordan, bankalardan, alacaklılardan, borçlardan, yalnız kalmaktan, kalabalıktan, sevilmemekten, acı çekmekten, korkulardan, değişimlerden, hayatın içinde yükselmekten, yeni olandan yani anlayacağınız bir çok insanın saymakla bitmeyen olumlu ya da olumsuz her şeyden kaçmak gibi bir alışkanlığı var.

Aslında her kaçışta bir şeyleri kurban ediyorlar. Bazen kendilerini, sevdiklerini, güzel olacak olan bir şeyi, huzuru, aşkı,özgürlüklerini, parayı bir çok şeyi kurban ediyorlar. Vazgeçiyorlar. İyi ve güzel olan her şeyden vazgeçebiliyorlar. Burada en önemlisi kendilerinden vazgeçmek kendini kurban etmek oluyor. Kaçmak o an iyi gibi hissettirse de belki de kendilerini kurban ettikleri şeylerle cezalandırıyorlar.

Bir insan neden kendine bunu yapar diyorsunuz değil mi? Belki, yok canım o kadar da değil, insan neden çok paradan, sağlıklı olmaktan vazgeçsin ki bile diyebilirsiniz.

O zaman ben de size şunları sorayım.

Kaç defa doktora gitmeyi, sağlığına bakmayı erteledin? Kilo vermen gerektiğini bildiğin halde inatla bedenine tıka basa doldurduğun, sana zarar veren, iyi gelmeyen yiyecek ve içeceklerle dolu bir hayatın var mı? Ne kadar hareket ediyorsun, spor yapıyor musun? Hayat içinde hep çok çalışıyorum, çok yoğunum derken, kendine ne kadar iyi bakıyorsun? Dinlenme molaları veriyor musun? Yoksa her zaman olduğu gibi kendini  sonraya mı erteliyorsun?

Yoksa hayat seni zorlayıncaya kadar hastalığın son noktaya gelinceye kadar bekleyenlerden misin? Kendini bekletmek, kendinden kaçmak ne zaman son bulacak? Hani hastalıktan, hasta olmaktan korkuyordun? O zaman neden sağlıklı bir yaşam sürmeyi ret ederek gereğini yapmıyorsun?

Kaçtığın şey ne? Hangisi senin gerçeğin?

Peki ya paran olduğunda ne yapıyorsun? Onu tüketme ve yok etme alışkanlığın mı var? Devamlı kredi ya da başkalarından borç alarak mı yaşıyorsun? Borçlarını borçla mı kapatıyorsun? Sonra borçlarını bir dağ gibi görüp ondan korkup, kaçıp daha çok harcamalar mı yapıyorsun? Kendini de nasıl olsa gün gelir öderim diyerek mi kandırıyorsun? O gün ne zaman gelecek?  Ya da planlar yapıp, borçlarını kapatıp, kısa bir süre sonra yine kendini  borçlu olarak mı buluyorsun?

Ya da olanı kaybetmekten korkup kaçıp, yanlış yatırımlar peşinde mi koşuyorsun. Kayıpların çok oluyor mu? Paranı büyütmek, çoğaltmak isterken kayıplar yaşayanlardan mısın?

Belki bütün bunlar olurken para gitmesin diye olanı tutup, yapışırken, aslında ihtiyacın olan şeylerden almak istediklerinden de vazgeçiyorsun. Kendini mi erteliyorsun? Vazgeçtiğin şey para mı sen misin?

Belki bir çok şeyden kaçarken hayatındaki imkanları, önüne çıkan fırsatları bile göremiyor olabilir misin?

Zengin olup o zenginliği koruyamamaktan, eski yaşamına dönmekten, kaybetmekten korktuğun için mi kendini bir sınırda tutuyorsun? Belki ancak borçlu olunca yaratıcılığını kullanıp para arayışında oluyorsun? Ya da yargıladığın suçladığın zenginler gibi olmaktan korktuğun için zengin olmaktan kaçıyorsun ve kendini borçlu yaşam bilincinde tutuyorsun? Milyon tane sebep yazabilirim buraya ama sen bakacaksın kendine. Para kazanma, zengin olma potansiyelin, yeteneğin varken bunu kullanmana engel olan şey ne?

Kaçtığın şey ne?

Borçlu yaşayanlar için tek söyleyeceğim şey hemen kendinize bir ödeme planı  yapın ve borçlarınızı ödeme sorumluluğunu alın. Bankalar, insanlar size güvenerek borç verdi. Size inandılar. Önce onlara bu güven için teşekkür edin. Sonra enerjinizi borçlardan çekin ve gelir kapılarınıza odaklanın. Nereden ne şekilde para kazanabilirsiniz bütün arayışınız, odak noktanız bu yönde olsun. Bunun için adımlar atın.  İşte o zaman evrenin tüm desteği sizinle olacak. Para kazanmaya, tüm borçlarınızı hızla ödemeye başlayacaksınız. En önemli  yapmanız gereken şey ise bütün borçlar ödenirken, her zaman hedef yükseltip daha çok para yaratma alanlarına odaklanmanız. Yeni hedefler koymazsanız geçmiş borçlu bilinç içinde yaşamaya geri dönüş yaparsınız.Bu bilgiyi kullanın ve denemeye başlayın.

Çocuklarıyla nasıl keyifli bir ilişki kuracağını, eşiyle nasıl mutlu olacağını bilemeyenlerin kaçış noktası çalışmak, iş dünyası olabiliyor.

Acı çekmekten, kaybetmekten, terk edilmekten,mutsuz olmaktan  korkanlar ilişki ve evlilikten kaçıyor.

Sorunlarla boğuşarak yaşayanlar, nasıl devam ettireceğini bilemedikleri için iyi ve mutlu olmaktan kaçıyor. Zorluklar yaşamaya alışkın olanlar kolay olan her şeyden kaçıyor ya da kolay olanı ret ediyor. Çözümlerin olduğu yeri bildikleri halde o kişiyi ya da çözüm yerini yok sayarak yaşayanlar, her şeyi ben kontrol edip, halledebilirim diye inatçı olanlar, yardım almaktan, yardım istemekten kaçıyor.

Hatalarını, yanlış yaptıklarını kabul etmek istemeyenler özür dilemekten,  yalnız kalmaktan korktukları için boşanmaktan kaçıyor. Yalnızlıktan kaçanlar, güvensiz hissedenler istemedikleri evlilikler yaparak kendini koruduğunu sanıyor. Güveni , gücü, değeri, sevgiyi dışarıda  parada, işte, kariyerde başka kişide arayanlar kendi içlerindeki güçten, sevginin gerçeğinden, kendini sevmekten, değerli olma bilincinden kaçıp dışarıda kurtarıcı arıyor.

Nasıl yönetebileceğini bilmediği için, değişimlerden kaçanlar oluyor.

Yaptığı hatalarla bazen ağzından çıkan hakaret içeren öfke dolu sözlerle yüzleşmekten, yaptıklarının yaşattıklarının sorumluluğunu almaktan korkanların kaçış noktası uzaklaşmak, araya zaman sokarak unutturmaya çalışmak, hiç olmamış gibi hayata devam ettiğini sanmak olabiliyor. Ya da sadece sen yanlış anladın ben öyle demek istemedim diye hissettiği gerçeklerin üzerini kapatmakla meşgul olunuyor.

Bunlar sadece sizlere vereceğim bir kaç örnek oldu. Bunun gibi sizlerde lütfen dürüstçe kendinize, size yaşatılanlara bakın. Farkında olun. Farkındalıkla yaşayın. Bu hayat sizin hayatınızı kolaylaştırın.

Peki sen? Sen nelerden, kimlerden, hangi deneyimleri yaşamaktan kaçıyorsun? Neyi görmek, duymak,kabullenmek, anlamak  istemiyorsun? Neyi çözmek istemiyorsun?

Şimdi düşünmeni istediğim diğer sorum, ailenden birilerini kopyalamış olabilir misin? Ailende kaçan, olan olayları yok sayan kişi kim? Sorunlardan sorumluluk almaktan kaçan kim?  Ya da her şeyi çözen ve senin bunu yapmayacağını inandıran kim? Kendi gücünü kime verdin? Buna da bak ve eğer böyle bir hikayen varsa o zinciri farklı davranarak kır ve kendini özgürleştir.

İyi olmak istememek diye yazmıştım ya yukarıda bunun için şöyle bir örnekte vereyim. Bazı insanlar diyor ki psikologla bir çok seansım oldu.' Onu bile kandırdım 'diye gururla anlatıyorlar.  Sebep? Ne geçti eline? Paran, zamanın gitti. Kime, neyi ispat etmeye çalışıyorsun? Gerçekleri dürüstçe tüm netliğiyle, hissettiklerinle olanı olduğu gibi anlatmayacaksan neden hem kendinin hem de başkalarının  zamanını çalıyorsun? İyi olmak istemiyorsan neden gibi yaparak yaşıyorsun? Neden iyi olmaktan, mutlu olmaktan, sorunlarını çözmekten, gerçeklerle yüzleşmekten kaçıyorsun? Korkuyorsun? İyi olursan, rahat ve konforlu bir hayatın olursa, mutlu olursan ne olur?

Bir de yaşadığı hayattan farklı, hatta olmamış, yaşanmamış hikayeler anlatanlar var. Sen kim olmak istiyorsun? Hangi kimliğinden kaçıyorsun? Şu an kendinden, yaşadığın hayattan memnun değilsen yalanlarla yarattığın bir hayat mı, o senaryodaki kimlik mi sana iyi gelecek sanıyorsun? O zaman mı sen  değerli ve önemli olacaksın?

Şunu hep hatırlayın. Direnç gösterdiğin şey ters yönde hareket kazanır ve bu kuvvet artarak sana döner. Bu bir fizik yasasıdır. Peki bu şekilde baktığınızda kaçmak mümkün olabilir mi? Kaçtığın her neyse bir şekilde bu bir gün karşına çıkacak. Peki o zaman neyi erteliyorsun?

Kaçmak mı bir çözüm,  yüzleşmek mi? Yüzleşip, sorumluluk alıp, şimdi ne yapıyoruz? diye yola çıkmak daha kolay, daha özgürleştirici değil mi?

Yüzleştiğin konuyla, duygularınla, kendinle ilgili tek yapman gereken şey olanı tüm dürüstlük ve netliğiyle kabullenmek olmalı. Neyse o.  İşte o zaman kendin olmanın rahatlığı ve huzuru içinde yaşamaya başlayacaksın. Kendin olmak bu şekilde yaşadığında ne kadar keyifli bunu da deneyimlemeye başlayacaksın.

Bu yüzden kaçtığın ne varsa şimdi dur ve nefes al.

Her şeyi değiştirebilecek bir hayata ve güce sahipsin.

Konuşmaktan kaçıyorsan, konuş rahatla. Susmaktan yorulduysan sesini çıkart. Şüphe ve endişelerin varsa anlat. Kızgınsan söyle. Kabul etmediğin ne varsa hayır de. Korkuyorsan bu sana nasıl bir fayda sağlıyor buna bak. Korkunun altında ezilmek korkunun seni yönetmesine izin vermek mi yoksa cesaretle her ne varsa yüzleşip sorumluluk alıp harekete geçmek mi? Seni ne özgürleştirir? Her şey senin elinde senin sorumluluğunda.

Umarım yeni seneye geçmeden alacağın kararlarla  KAÇMAK, susmak , yok saymak gibi eylemler içinde olmak, kendinize baskı yaparak yaşamak sonlanır.

Yeni başlangıçlar umarım herkes kendiyle, yaşadığı her şeyle yüzleşip, sorumluluğunu alıp kendi için,çevresi ve ülkesi için gereğini yaparak yaşar. Bu hayatın hakkını vererek  sevinç ve coşku içinde, özgürce yaşamak her insanın hakkı. Sen de bu hakka sahipsin. Kendinize dürüst olmanız en güzel başlangıç olacaktır.

Ne kaçan, ne kovalanan, ne yakalanan olun. Kolaylıkla, özgür bir ruhun içinde, hayatın akışında konforla yaşayan olun.

Işık ve sevgiyle kalın. Kendinizi seçen, seven değer veren olun.

telif

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar