Mustafa Tiğrek

Mustafa Tiğrek


Facebook’un paylaşımlara müdahale kriteri nedir?

Facebook’un paylaşımlara müdahale kriteri nedir?

Bahçeli: “Kılıçdaroğlu zalimlerin ortak adayıdır” deyince, alındım. 

Neticede Kılıçdaroğlu’na oy vermeyi düşünüyordum. Yani benim de adayımdı.

Arada sırada vakit geçirdiğim bir iki küçük Facebook grubu var. Orada alınganlığımı dile getirdim.

“Arkadaşlar bugüne kadar hanginizin tavuğuna kışt, kedisine pışt dedim? Bahçeli bana niye zalim diyor? diye sordum.

Ve ekledim: “İki keklik türküsünü mü okudum size?”

Paylaşımımda Bahçelinin haberine link ve haberin görseli de vardı.

 

Bir iki dakika içinde paylaşımım “Gönderin nefret söylemiyle ilgili topluluk standartlarımızı ihlal ediyor” mesajıyla, erişime kapatıldı.

Yani ben görebiliyordum ama bir başkası göremiyordu. Eş zamanlı gönderdiğim diğer bir grupta da aynı gerekçeyle engellendi.

Bahçeli’nin “zalim” demesini üstüme alınmıştım ama nefret söyleminin benden kaynaklanmış olabileceği hiç aklıma gelmedi. Ben Bahçeli’nin okuduğu “İki keklik”le alakalıdır diye düşünüyordum.

***

Sosyal medyada, bazı gruplarda paylaşımlar yönetici onayı gerektirir. Yani siz gönderirsiniz, yönetici kontrol eder, uygun bulursa onaylar. Öyle gruplara katılmam.

Bir de herhangi bir sebepten dolayı paylaşımım silinmişse… O grupta da durmam. 

Bu bir fotoğraf grubu olabilir, şiir veya fıkra grubu olabilir, kedi veya kuş grubu olabilir, gündem tartışma grupları olabilir… grubun içeriği önemli değildir. Bu iki husustan biri varsa o grupta bulunmam.

Bu hassasiyetim dolayısıyla ulaştığım grup yöneticilerinden, engelleme işleminin Facebook kaynaklı olduğunu öğrendim.

Paylaşımımdaki nefret söylemini kaçırmayan, Facebook’tu.

***

Konuyu grupta paylaştıktan sonra gelen mesajlardan, tek olmadığım anlaşılıyordu. Nefret söylemiyle grup standartlarını ihlal eden ne çok kişi varmış:

“Facebook bana da iki paylaşımım için yasak getirmiş hayırdır bu ara ne olduysa çok hassas.”

“Benim de aynı şekilde 3 paylaşımımı kaldırdı. Memleket partisi İzmir, Manisa mitingleri iptal olmuş dedim, Facebook bana nefret söylemi var diyor.”

 

 

“10 Mayıs 2008 tarihinde aramızdan ayrılmış bir izci kardeşimizin anılması için yayınladığım izci üniformalı resmini de aynı bahane ile engellediler. Ayarları bozulmuş sanırım, güncel olaylardan etkilenmişlerdir belki”

 

- “Rusya’nın Ukrayna işgali üzerine bayağı bir paylaşımım şekeroğlanın gazabına uğradı, sonra özür dileyip geri koydular. Paylaşımlardan değil ama, yorumlardan düzenli aboneyim, ne zaman bir akepeliye kendi lisanlarından yanıt versem "nefret söyledi, aha iki hafta" diye biletimi kesiyorlar.”

Nefret söylemiyle ilgili topluluk kurallarını ihlal edenlerden biri de Hacı Bektaş-ı Veli’ydi.

“Cahil bize dinsiz demiş, sevgidir bizim dinimiz.
Elin açık, gönlün açık, sofran açık olsun.
Ayıpları ört, sırları tut, öfkeni yut.”

Paylaşım sahibi “Hale bak Hacı Bektaşi Veli yazmış, Facebook beğenmemiş. Topluluk standardınız nedir yahu?” diye soruyordu.

***
“Bugün saat 18 sularında başladı feysbukun tavrı. Bana nefret söylemi var dedi. Ben de itiraz ettim. Şimdi mesaj geldi, özür diliyor.”

 

Evet, itiraz edince engel bazan kalkıyor, bazan kalkmıyor. Mesela daha önce kendi ismimle 15 sene kullandığım ve yine benzer bir sebeple kapatılan hesabım için yaptığım itirazlar yanıtsız kalmıştı. Gruplarda paylaştığım sayısız fotoğraf, sayısız yoruma artık ulaşamıyorum.

Facebook’u “Mu Tigrek” ismiyle kullanıyor olmam, asıl hesabımı kullanamadığım içindir.

Bu sebeple, iki keklik paylaşımımın nefret söylemine takılmasına itiraz etmedim.

Bazen de itirazınız karşılık buluyor, özür dileniyor.

Tabii nefret söylemi gerekçesiyle kapatılan kaç hesap veya erişimi engellenen kaç paylaşım var, bunlardan kaçına itiraz ediliyor… İtirazlardan kaçı kabul edilip özür dileniyor, bilmiyoruz.

Nefret söyleminin algoritmasını da bilmiyoruz. Mesela “iki keklik” yerine “iki ördek” deseydik… veya “üç keklik” deseydik, nefret söylemine takılmaz mıydık? Veya “iki kekliği” Bahçeli yerine Kılıçdaroğlu okusaydı ve ben paylaşsaydım, o zaman nefret söylemi olmaz mıydı… Bilemiyorum.  Bilsem, yapmam. Bile bile niye nefret söyleminde bulunayım ki?

Seçime birkaç gün kala bu akşam artan müdahaleler, umarım nefret söyleminin algoritmasına bağlı olarak tercihen değil de teknik bir aksaklıktan kaynaklanıyor olsun.

 

telif

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar