Ankara Muhalifi

Ankara Muhalifi


Yolsuzluklar bitiyor!

Yolsuzluklar bitiyor!

Sayıştay işi de tamam gibi görünüyor. İktidar TÜİK deki başarısını Sayıştay'da da tekrarlamaya kararlı. Strateji aşağı yukarı aynı yönetim değişikliği üzerinden yöntem değişikliği. 

Sayıştay adı her ne kadar hesap mahkemesi demek olsa da hüküm verme hakkı olmayan bir kurum haline getirilmişti zaten. Özellikle son yıllarda muhalif medya ve sosyal medya üzerinden konu olan Sayıştay raporlarının herhangi bir hukuki karşılık doğurmaması da aynı şekilde tartışma konusu oluyordu.

Ankara'da dolaşan dedikodulardan anlaşılan o ki iktidar herhangi bir hukuki işleme neden olmasa bile Sayıştay raporlarının kamuoyu tarafından konu edilmesine dahi tahammül edememiş ve tedbirini almış.

Yani önümüzdeki dönem Sayıştay raporlarında toplumun dikkatini çekecek çok az unsur yer alacak gibi görünüyor.

Bu elbette birdenbire her şeyin kurallara uygun şekilde yapılması yöntemiyle olmayacak. Daha çok olmayana ergi ya da Osmanlıca abese irca, yöntemiyle hallolacak gibi. Latince saçma olana indirgeme anlamına gelen bu yöntem bir iddiayı doğru kabul ederek saçma bir sonuca varıp iddianın yanlış olduğu sonucuna ulaşıldığı bir mantık yöntemi. Şaka tabiki dedikodulara bakılırsa bu kadar bilimsel bir yöntem kullanılmıyor.

Şu an yapılan uzmanların ve denetçilerin hazırladıkları taslak raporların traşlanmasını sağlamak.

Yani hazırlanan taslak raporlarda eğer tespit edilmiş bir usule aykırılık, bir kanunsuzluk varsa uzman ve denetçilerden bu bölümlerin raporlardan çıkarılması ricasında bulunulmuş.

Elbette bir çok denetçi ve uzman da bu nazik daveti kıramamışlar. Ama yine de bazı uyumsuz davranan, taslak raporunda hâlâ ısrarcı olanlar çıkmış.

Ama o uyumsuz davrananların  sayısı çok fazla olmadığından hukuki sonuç doğurmayan hesap mahkemesi raporlarında geçtiğimiz yıllarda alıştığımız kadar haber olacak malzeme bulunamayacak.

Doğal olarak bu uyumsuz davranan arkadaşlar da pasivize edilmişler zaten. Bu sebeple Eylülde başlaması beklenen denetim turnelerinde kendilerini göremeyeceğiz muhtemelen.

Elbette bu çözümün hayata geçmesi konusunda yeni atanan yönetimin dirayetli tavrının da önemi yadsınamaz.

Hükümetin tıpkı TÜİK de olduğu gibi bir yöntemle kamuoyunu rahatlatma planı işe yarar mı bilinmez, ama TÜİK verileri ile insanların yaşadıkları arasındaki farklar hem her gün hem de toplumun bütün kesimleri tarafından fark ediliyor. Sayıştay raporlarındaki pembe tablo ise biraz daha  işe yarayacak gibi duruyor. Nasıl olsa  eminim ama ispatlayamam şeklindeki kanaat cümlesinin bir kıymeti yok.

Bilindiği gibi Sayıştay Başkanı 1 Temmuzda Sayıştay Başsavcısı ise 2 Ağustos'ta atanmıştı.

telif

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar