Emel Seçen

Emel Seçen


Felicita

Felicita

Dünya yuvarlak.

Top da yuvarlak.

Ama “dünya dönüyor, sen ne dersen de?” Türkçe sesli 70’li yılların şarkısı gibi desek de her ne hikmetse, dünyada bunun hakkını alabilen tek olgu, FUTBOL.

Futbolun hakkını teslim etmek lazım.

Engizisyon mahkemelerinden ne Galileo Galiei’in ne de Bruno’un mutlu ve hatta sağ çıktığını söylemek mümkün. Öldürülmesi yetmedi Bruno’nun dili koparıldı. O yüzden İtalya’da heykeli sessizce çığrışır, özgürlük ve aydınlığa. Bugün bile hala dünya düz mü, yuvarlak mı diye tartışılıyor.

KÖLELİK SİSTEMİNE DUR

Dün akşam, Avrupa Futbol Şampiyonası vardı ve tarihe tanıklık ettik. Bir de bir heyecan, uzatmalara kalan iş ve her futbolcunun damarlarında, yüz çehresinde beliren stres. 

Yüzyıllardır, dünyanın egemeni İNGİLTERE. Kendi sahasında.

Kendi çemberinde dünya bizim etrafımızda döner sadece diyordu, diyor ve de diyecek elbette.

Teknik konulara girmeyeceğim neticede bir uzman değil ama futbol severim. Sadece egemen olmuş futbolu değil ama dünya tarihinde medeniyeti işlemeye çalışan her spor branşını da.

Şampiyonluklar ciddi emek ve efor işidir. O yüzden dün gece geç saatlerde İtalya’nın teknik kadro dahil tüm orta sahaya, sevinçle koşarken maç boyunca ölüp ölüp dirilen teknik direktör Roberto Mancini’nin yüz hatlarından görmemek imkansızdı.

ÖKLİD, LEONARDA VINCI ve RAFFAELA CARRA

Olayı netliğe kavuşturamayan İtalya ve İngiltere adeta bir çamaşır teli gibi gergin uzatmalara yürüdüler. İtalya futbol takımı oyuncusu Krizia ‘nın kaleye açıyı ayarlarken, İngiliz kaleci Jordan Pickford’un yüz ifadesindeki çaresizlik, bana kalırsa güçlü görünüp ama yine güçlü taraf olan İtalya’dan çekindiğinin göstergesiydi. Bunun gibi daha birçok şey ver.

Dünya ve içinde kaynaya duran bağnazlık, hep yenilikten korkmuştur. Hep sussun istemişlerdir. Kendi karanlığını tüm dünyaya içirip bu sarhoşlukla gezdirip, hiç ayılmasınlar isteyen sözde medeniyetler, ne isterlerse onu yaptırmayı kendilerindeki kudret olarak görürler.

İşte Krizia’nın İngiliz kalesine açısı, Rönesans kapılarını aralayacak henüz ilk başlarda Aydınlanma savaşının Öklid’in Pergelidir!

O dönemlerde mimarlar uzun mesafeleri birbirlerine düğümlenmiş ipleri kullanıyorlardı. Bir gün yolunuz İtalya’ya düşerse yemek, içmekten önce her ne pahasına olursa olsun önce Floransa’yı bir görün. Medeniyet ve gelişim böyle doğuyor. Bugün hala her şeyin başı o devrimler. Yunan Antik Çağ, Roma, medeniyetler ve çığırlar.

Leonarda Da Vinci birçok alanda devrimdir. Deha.

Netice itibari ile sömürü sömürü, bir yere kadar.

Tam 53 yıl sonra Webley’de, tarihinde ilk kez finale kalıp ev sahibi olduğu İngiltere’yi ezdi geçti.

İtalya Kaptanı, Giorgio Chhiellini, 36 yıl 331 gün ile Avrupa Şampiyonası tarihinde kaptan ve bir futbolcu olarak, finalde sahaya çıkan en yaşlı futbolcu oldu.

Ben ne zaman siyahî ırktan bir dünya vatandaşı görsem yüreğim çocukluğumun dizisi Kunta Kinte’ye götürür. “Köleler!” Bugün Güney Afrika ülkelerinden ülkemiz dâhil ne şartlarda yaşam mücadelesi verenler, hepsine erkekler için kurtuluş, futbol gösterilir.

Evet, dünyanın kenar mahallelerinden çıkan Maradona, Messi vardır. Ama yaşamak ve para kazanmak için futbol çıkış kapısıdır. Dolayısı ile Ronaldo’nun nerelere yatırım yaptığı kadar dünyada zulme karşı isyanın futbolda temsilcisidir, Maradona ve Messi.

Dün siyahî ırk vatandaşı İngiliz futbolcusu, hem de üç futbolcu, çok çok önemli penaltıların üçünü de kaçırdı.

Ve bana göre bu İngiliz sömürü sistemine kendi sahasında gizli ve en güzel cevaptı.

Evet, tarihlerinde özellikle dünya savaşlarında pek de ak sayılmayan bir İtalya olsa da İngiltere kadar kimse olamaz. Dün akşam sahada karşısında, İrlanda olsa elbette orada da çok şey yazacaktık. İskoçya gibi.

Olaya sadece futbol gözü ile değil farkındalık ile bakın.

Yüzyılların sömürüsüne, kendi sahasında tokat gibi cevaptır. Orada boyunlarından zincirli kürek mahkûmlarının, atalarının futbol sahasında yaşamaya mahkûm edilmiş modern zamanların kölelerinin cevabı gizlidir.

O yüzden her karede, futboldan çok Joker ve hatta hatta George Floyd bile vardır.

Dünyaca ünlü müzik sanatçıları Raffaela Carra’nın yasını unutmaya çalışırken İtalya’ya ilaç gibi gelen bu Avrupa Şampiyonluğu bize aslında pek çok şeyi ve her şeyin farklı ve olumlu anlamda evrileceğinin göstergesini sunmakta.

İngiltere egemenliğinde, 1980’lerin başlarında İtalya’yı dünyaya yeniden bir müzikle işleyen Toto Cutugno’nun “Italiano pero” statta inlerken; bizi o güzel günlere götürüverdi. Futbol çemberinden dünyanın eksenine. Albano & Romina Power, Sanremo müzik festivalleri daha birçok şey ve en çok da FELLICITA yani MUTLULUK!

Dünya mutluluğu ve evrensel farkındalık!

telif

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar