Özlem Algül

Özlem Algül


Eylül sonu

Eylül sonu

‘’Eylül’de kapanırız’’. Kapanmadık!

Herkesin her şeyi bildiği güzel ülkem, gelecek tahmini yapanların, altın, borsa, kripto para dünyasının otoparkçılar tarafından belirlendiği, maske sektörünün komşum tarafından merdiven altında üretildiği, güzellik uğruna yapılan kök hücresi ile oynayan insanların aşı yaptırmamak için direnen, bilime kafa tutanların ,kadının, erkeğin vize almak uğruna New York da Eylül bir başkadır deyip aşı da olduk diyen, alışveriş merkezine girmek uğruna aşı olan, veliler okula alınmayacak diye aşı olan, konsere gitmek için aşı olan genel olarak aklınızdan geçen her şey için aşı olan ama kendi için yaptığı eylemi değerli kılan güzel insanlarımız, her ne işi yapıyorsanız yapın bir diğerinin mutlaka fikri olan , işi asla uzmanına bırakamayan , bıraktığında mutlaka başına bir iş geleceğine inanan , seni psikolog zanneden hep aynı derdi dinlediğiniz arkadaşına bir psikoloğa mı gitsen dediğinde ben deli miyim ? diyen , diyetisyene gidip verdiğinizi kiloları görenin diyet listeni benimle paylaşsana diyen, sosyal medyada her hangi bir konuda bilgilenmiş ve hemen size link atan, pinterest üzerinden mimar, grafiker, tasarımcı olan , mutluluğu hep uzakta arayan, kendi köyünün yolunu bilmeyen ama Stuttgart da bir köyde yaşamayı hayal eden, gurbet hasretini sucuk, beyaz peynir, çekirdekte gideren …

Başa dönmek gerekirse otoparkçılık çok kıymetli bir meslek koltuğunuzun ayarı ile oynayan başka kim var hayatınızda, dışarıda bırakmak zorunda olduğunuz yarınki yolculuğunuzu emanet ettiğiniz! Haklı otoparkçı ülkenin genç işsizlik sınırını haberlerde duyduğunun ardında her gün elinden geçen anahtar modelleri üzerinden bu parayı kazanmanın başka yolu vardır diye finans sektörüne merak salması çok olası ve gerçek!

Uzun bir giriş cümlesi oldu ama inanın çok sıkıldım. Eylül ayında kapanmamamıza vesile olan bilim insanlarına, duyarlı insanlara tüm kalbimle teşekkürler. Bir de aşı olmayı reddeden ama tamamen izole olan insanlar tanıdım onlara da teşekkürler.

Hadi birlikte Eylül ayından çıkalım.

Yılın son çeyreği ve önümüz bulunduğumuz coğrafya da kış. Kış demişken yakın zamanda bir dostum ‘’Özlem bu yaz tatil yapmadın ‘’dedi ben denizi, güneşi ve renklerden maviyi  çok severim, sadece bir gün denize girdim bu yaz  ama şu cümleyi kurdum ‘’ dünyanın bir yerlerinde güneş senin denize girmen için hazırlık yapıyor’’ insan için dünya neyi, ne zaman yapmak istiyorsan hazır madem, her hangi bir şeyi kendi paralel ve meridyeninde yapamamış olmamaktan endişelenmeli insan … Ama bir şeyi fark ettim, denize girmeye vakit ayıramamanın sebebi ya Eylülde kapanırsak olmuş! Bir masal misali farkında olmadan kışa hazırlanmışım ve ne mutlu ki bunu ben dert etmemiş, yine dışardan bir göz yaşamım hakkında bir şeylerin değişik gittiğini fark etmiş ve yine ne mutlu ki bana güzel bir cümle kurdurmuş      ‘’Dünyanın bir yerinde güneş yaza hazırlanıyor’’ .

Yaşadığım coğrafyayı, İstanbul’da nefes almayı çok seven biri olarak herkesin hayal ettiği yere gitmesini de gönülden diliyorum, düşünsenize bir an da boşaldı şehir...

Bu arada çok dileklerde bulunduğum bir Eylül sonu oldu cümlelerin sonu.

Eylül sonu benim doğum günüm, çok severim doğduğum ayı iyi ki doğmuşum iyi ki varım derim.

 

Yine bir gülümseme belirdi yüzümde, bu fotoğrafa bakınca önümde duran pasta tabağı hâlen  var annemden bana hediye, babam almış ve misafirlerim tanır aynı hiçbir solma, çatlağı yok bazı parçaları zaman içinde kırılmış eşyaya bağlanmam ben ama kalana da anlam yükleyip aman bir şey olur diye kapalı bir yerde saklamam  … Ben ise büyüdüm, geliştim, değiştim değişmeyen tek şey parmaklarımda ki ojeler iki yaşından beri seviyorum , kim bilir kimden ruhuma üflenmiş kesin büyük büyük annelerim kınasız parmakla gezmiyordu geçmişte bir yerlerde.

16. yüzyılın ortalarından kalma yaklaşık 600 yıllık 16 numaralı kapı kendime doğum günü hediyem.

 Kim bilir hangi çıraklar ustalıkla çıktı, kimler geçti içinden!

Çıraklıktan ustalığa geçmek dileği ile.

***

Dizi önerisi: Netflix ‘de Tidying Up with Marie Kondo

Dünyaca ünlü düzenleme uzmanı Marie Kondo, evlerde yarattığı bir dizi ilham verici dönüşümle müşterilerinin dağınıklıktan kurtulup neşe bulmasına yardımcı oluyor.

Beni etkileyen tarafı girdiği her mekânı selamlayarak işe başlıyor yaşanmışlıkları selamlamak ne güzel, sizi fazlalıkardan kurtarmaya niyet ediyor bu da gerçek bir teslimiyet. İnsanın yaşam alanı zihni gibidir. Bu da mekân tasarımcısı olarak benim tecrübem, etrafınıza bakın zihniniz ne kadar düzenli, berrak ve ne kadar neşeli.

Size her Pazar merhaba dememe olanak sağlayan bu  çatı altında tanıştığım Muhalif Gazetesi Genel Müdürü ile aynı gün doğduğumu öğrenmiştim. Neşeli bir ömür diliyorum sevgili İrem Küçük Bayındır.

Sevgiler.

telif

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar