Özlem Algül

Özlem Algül


Eylül

Eylül

İki bahar arası siz değerli okuyucularıma kelimelerimi bırakamadım. İnsan zihni ne kadar karışıksa kelimelerde bir o kadar yan yana gelmekte zorlanıyor ama bir o kadar da her şey olması gerektiği gibi oluyor.

Yine bahara hazırlanıyoruz ama bu sefer sonbahar.

Ve Eylül geldi…

Benim için Eylül ayının iyileştirici ve birleştirici bir tarafı var belki de doğduğum ay olduğu için de yaşanmış yıllarım arasında Eylül daha aklımda kalan. Ama yok eminim Eylül ayına yazılmış şarkılar, şiirler, sözler, resimler de öyle anlatıyor sanki. Tüm marifetlerin gün ışığına çıkıyor sonrası da yeni yıla hazırlanmak kalıyor.

Evet İstanbul’ dan ve bulunduğum Kurşunlu Han’dan merhaba.

Ve sanat …

İnsanın dünya üzerinde bir yere doğduğunda ve kendini bilip yerleştirdiğinde tıpkı kendi gibi benzersiz yaşam alanı kurgusunu oluşturur. Yaşadığınız şehir, muhit, sokak, evin içine aldığınız manzara, çalışmak için tercih ettiğiniz alan size ait birçok sorunun cevabını da yanında getirir. O mekan kurgusu arka plandır ve siz konuşmadan da sizi anlatır.

Ben sanatın da ara yüzünün öyle oluştuğuna inanıyorum. Ben yaşadım ve sana aktarıyorum, bana baktığında gördüğün ve hissettiğin her şey doğru. Beni gördüğünde önümde durabilir, bakabilir, gülebilir, ağlayabilir ve elimden tutup kendi yaşamına dahil edebilirsin ya da tam tersi hiç fark etmeyebilirsin.

Size şimdi görülmeye değer bir alandan bahsedeceğim.

Karaköy Kurşun Han’ da Arthan Galeri’de 10 Eylül’ de DEKA+2 Türkiye’de Tasarımın 10+2 Yılı başlıklı sergi ile Özlem Yalım’ın küratörlüğünde tasarıma ve sanata merhaba dedi.

Sergi 6 Kasım’ a kadar görücüye açık ve görülmeye değer.

Ben ilk Kurşunlu Han’ a geldiğimde Arhan galerinin kurucu ortaklarından Serkan Uzel’den şöyle bir mesaj almıştım. ‘’Kurşunlu Han; tekke gibi herkese açık çalışma mekânı, gelene niye geldin, gidene niye gittin diye sorulmaz. Edeple gelen hürmet, sevgi ve muhabbet bulur işi de çoğu zaman hallolur. Çay, kahve garanti :)

Bunun üzerine ne denir bilinmez okumaya başladığın kitabın içinde eline kalemi alarak altını çizdiğin cümle gibi. Şahane bir projeye alan açtığın için ben de sanat adına teşekkür ederim.

   

Hulusi Erkan / ArtHan Galeri

***

Aynı gün Kurşunlu Han aynı çatı altında Sevgili komşum Tesis Art’ ın kurucusu Heykeltıraş Nilhan Sesalan aylar öncesinden 17. İstanbul Bienali paralelinde sergi açacağını ve uygun bulursam benim de alanımda sergisini paylaşmak istediğini söyledi. Nasıl hayır diyebilirim zevkle ve heyecanla dedim. Öyle de oldu …

 

‘’Yıldızların Peşinde’’

Sergi başlığı ve eserler bütünü ve kendi içindeki parçaları ile çok etkileyici. Ama benim için daha da şahane bir ilk gerçekleşti Sanatçı Fetiye Boudevi’ nin eserleri alanıma yerleşmeye başladı. Ve ben de tüm merakımla hikayelerini dinlemeye başladım, evet dedi isimleri koyalım ve kelimler zihnimde dönmeye başladı ve içimden geleni paylaştım ve şahane dedi isim anneleri sen olabilirsin.

Ve oldum…

 

                          Sana Baktıkça Soluklanıyorum
                       Tutadojora Mimarlık/ Kurşunu Han

                                           Fetiye Boudevin


                                                       Nilhan Sesalan

 

Sanatın yapım aşamasına tanıklık etmek çok keyifli. Usulca sokuluyorsun hikayeye.

                                             Çünkü İçim Sözle Doludur
                                                         Tesis Art

 

‘’Sen, hallere aldanma mevsimlere inan.’’ Tuna Tüner’in Eylül’e ithafen bıraktığı cümlede olduğu gibi mürekkep kiminin kaleminde kiminin eserinde mana buluyor.

Yaşama anlam katan sanata, santçıya sonsuz teşekkürler.

Sevgiler

telif

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar