Leyla Emeç Tavşanoğlu

Leyla Emeç Tavşanoğlu


Kaçan kaçana

Kaçan kaçana

Önümde bir haber. Rusya’nın nüfusu giderek azalıyormuş. Bunun en önemli nedenlerinden birisi Ukrayna Savaşı’ymış. Özellikle genç Ruslar’ın silah altına alınıp savaş alanına sürülmekten kurtulmak için komşu ülkelere ve Batı’ya kaçtıkları, ülkede yaşlı oranının giderek artması yüzünden de nüfusun hızla düştüğü, demografik yapının da ciddi biçimde değiştiği vurgulanıyor.

Bizde ise durum daha ilginç. 14 Mayıs’ta yapılması kesinleşen seçimlerin tarihi yaklaştıkça iktidara yakın bazı kişilerin ülke dışına çıkmak için hazırlıklarını tamamlamak üzere oldukları duyumları alınıyor. Hatta 15 Mayıs sabaha karşı yurt dışı bazı uçak seferlerinin şimdiden dolu olduğu bilgileri var.

Dönelim Rusya’ya... Fransız Contrepoints.org internet sitesinde “Rusya’nın Demografisi: Yok Olan ya da Kaçan Bir Gençlik” başlığını taşıyan haber-araştırmada şu ifadeler kullanılıyor:

“Rusya hem ekonomik hem de demografik açıdan çok zayıflıyor. Ukrayna Savaşı’nın yarattığı hasarı toparlayabilmesi onlarca yıl alabilecek.

“Rusya’nın Ukrayna’ya saldırgan tutumu demografisinde de dramatik bir etki yaratacak. Rus Ordusu’nun çağdışı stratejisi cepheye yetersiz eğitimli asker ve en köhnesinden  silah gönderilmesine yol açıyor.

“İyi eğitimli Rus gençleri silah altına alınmamak için yurt dışına kaçıyor. Dünya Bankası’nın 1960-2020 arası verilerine göre Rusya nüfusu 1992’de 148.5 milyon kişiyle zirvesini bulmuş. 1992’den sonra nüfus düşüşe geçmiş. 2020’de 143.4 milyon kişiye inmiş. 2014’de 2.4 milyonluk Kırım’ın Rusya tarafından ilhak edilmesi nüfusta biraz artışa yol açmış gibi görünse de Kırım nüfusu çıkarıldığında Rusya 141 milyon kişide kalmış. 17.2 milyon kilometrekarelik Rusya’da nüfusun bu kadar az olması son derece dramatik bir gelişme.”

Yazıda Rusya’nın batısında nüfus düşerken Orta Asya ve öbür Asya devletlerinde (Eski Sovyet Cumhuriyetleri) nüfusun  günbegün arttığına dikkat çekiliyor. BM verilerine göre halihazırda 75.5 milyon olan bölge nüfusunun 2035’de 88 milyon, 2050’de ise 100 milyon kişiye çıkacağı hesaplanıyormuş. Örnek vermek gerekirse Özbekistan’ın çalışan nüfusunun 2050’de 6 milyon kişi, Tacikistan’da ise 3 milyon kişi artacağı öngörülüyormuş.

Yazının son bölümü Rusya açısından daha da iç karartıcı. “Ülkedeki beyin göçü geleceği daha da karanlık hale getiriyor. Bir de erkek nüfus arasında alkolizm oranının tehlikeli bir biçimde artması, bölgeler arasındaki gelir dağılımı eşitsizlikleri, iktidarı ele geçiren mafya güçlerinin yolsuzlukları nüfusta büyük bir bedbinliğe yol açıyor. Savaş yenilgisi sonucu Rusya’da bir halk patlaması olmazsa Putin’in Ukrayna’daki özel harekat adını verdiği tarihi hatasının bedelini Ruslar onlarca yıl boyunca ödeyecek.”

 Demek ki neymiş? Devlet-hükümet-mafya ilişkileri, yolsuzluklar ülkelerin çöküşünü hazırlarlar, pırıl pırıl genç beyinlerin vatanlarını terk etmelerine yol açarmış. Türkiye’de de pek çok meslekten, mükemmel eğitimli gençler geleceklerini ülke içinde görmediklerinden yurt dışında çalışma imkanları arıyor;bulabilenler tereddütsüz arkalarına bakmadan bu toprakları terk ediyor.

Bir de işin başka boyutu var. Alınan duyumlara göre 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerde iktidarın büyük yenilgiye uğrayacağını hesaplayan kimi AKP yandaşlarının 15 Mayıs sabahı için uçak biletlerini şimdiden aldıkları haberleri dolaşıyor. Hatta 15 Mayıs sabahı İstanbul-Atina ve İzmir-Atina seferleri şimdiden dolmuş. Haberler doğruysa daha seçimlere iki ay kala bu ne telaş? Ah, kılavuz ve karga meselesi!

telif

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar