İstanbul
Açık
7°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0707 %0
51,3749 %0.22
7.376,36 % 0,28
69.671,00 %-0.255

Medyanın dönüşümü

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Medyanın dönüşümü

Türkiye’de bir partinin uzun süre iktidarda kalması, kurumları etkisizleştirerek veya ele geçirerek devleti tamamen kontrol alına alması, böylece gün geçtikçe daha da otoriterleşmesi ve üstüne kültürel hegemonya kurmaya çalışmasıyla yani güttüğü totaliterleşme amacıyla birlikte medyada zaten belli oranda var olan bir “gazeteci” tipi iyice yaygınlaştı.

Haber peşinde koşmak, rakibini atlatmak, sorunları ortaya çıkararak düzelmesine katkıda bulunmak, toplumun sesi olmak unutuldu. İktidarın bütün politikalarını destekleyen, canhıraş biçimde savunan, yeri geldiğinde karşıdakine söz hakkı bile tanımayan bir neferler ordusu kuruldu.

Popülizm ve belli bir fikre istikrarlı biçimde sahip çıkamamak gibi nedenler dolayısıyla sürekli değişen iktidar politikalarına paralel biçimde bu kişilerin de fikirleri her defasında değişti.

Aslında bu tür gazeteciler her iktidar döneminde belli oranda mevcuttu. Ancak hiçbir iktidar bugünkü kadar çelişki içinde değildi ve genel olarak belli bir çizgi üzerinde politika yapıyor, destekçileri de dediklerinin tam tersini savunmak durumunda kalmıyorlardı.

Fakat Erdoğan’ın siyaset tarzı ile birlikte savunucularının durumu da zorlaştı. Dün açılımı hakaret olarak görenler bugün açılımın en büyük savunucusu durumuna geldiler. Yayınlarını HDP’lilere açmayanlar partinin yöneticileriyle programlar yaptılar. Genel seçimlerde Yeniden Refah Partisi, Tayyip Erdoğan’ı destekleyeceğini açıkladığında TRT’de mitinglerini yayınlayanlar, yerel seçimde destek çekilince aynı partiye demediklerini bırakmadılar.

Bu tür örnekler alabildiğine çoğaltılabilir. Bugün gazetelerin okunmamasının, haber kanallarının seyredilmemesinin ana nedeni budur. Medya, iktidarın yarattığı imkânlarla yaşayıp herhangi bir fikir, değer, tartışma üretmeden maaş alanların kendi aralarında adeta oyun oynadıkları bir alan haline gelmiştir.

Medyanın yüzde 95’lik kısmı bu durumdayken gerçek gazetecilik yapmaya, fikir üretmeye, toplumun sorunlarına çözüm aramaya çalışanlar tam tersi biçimde büyük zorluklarla karşı karşıyadırlar. Sistem bu şekilde devam ettirildikçe de bu tabloda herhangi bir değişiklik beklemek boşunadır.

Medyayı nispeten bağımsızlaştırmak, sermayenin tahakkümünden kurtarmak, tekrar gazeteciliğin ön plana çıktığı bir alan haline getirmek için neler yapılabileceği üzerinde bugün yeterince kafa yorulmuyor.

Mevcut durumdan endişe duyanların bu önemli soruna eğilerek belli çözümler üretmeleri, medyanın güç kazanması ve entelektüel tartışmaların artması adına son derece önemli. Aksi takdirde medyadaki çoraklaşmanın her geçen gün topluma daha fazla etki etmesi kaçınılmaz görünüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız