İstanbul
Hafif yağmur
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0001 %0
51,2352 %0.05
7.183,88 % 0,04
71.299,32 %-2.354

Savaşın gösterdikleri

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Savaşın gösterdikleri

İnsanlık tarihi için çok kısa bir süre sayılabilecek 80 yıl öncesine kadar uluslararası siyasetin en önemli öğeleri arasında işgaller, fetih savaşları ve bir ülkenin başka bir ülkeye açıkça müdahale edebilmesi bulunuyordu.

İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı trajedinin ardından Birleşmiş Milletler kararıyla bu tür uluslararası hamlelerin tümü, yani bir devletin egemenlik haklarına başka bir devletin müdahale etmesi yasaklandı.

Soğuk savaş yıllarında dünyayı genel çapta sıcak savaşa sürükleyecek ciddi bir durum yaşanmadı ancak bu yasak birçok defa delindi. Kore Savaşı, ABD’nin Vietnam işgali, Sovyetler Birliği’nin Macaristan ve Çekoslovakya’daki ayaklanmaları tanklarıyla bastırması ve son olarak 1979 yılında Afganistan’a girmesi bu örneklerden en bilinenleri olarak kayıtlara geçti.

Sovyetler Birliği’nin yıkılmasının ardından ABD’nin dünyanın tek patronu olduğu ve savaşların son bulacağı iddia edilmesine rağmen 11 Eylül 2001 saldırılarıyla bu beklenti tersine döndü. Geçtiğimiz çeyrek asırda Saddam, Kaddafi, Esad gibi liderler dış müdahaleler sonucunda görevlerinden uzaklaştırıldı ve ilk ikisi öldürüldü.

İran dini lideri Hamaney’in öldürülmesi de bunun son halkası oldu. Hamaney ile birlikte yukarıda adı geçen liderlerin tümü ülkelerini diktatörlükle yönetiyordu. Bazılarında yapılan seçimlerin sadece kağıt üzerinde anlamı vardı.

Yine de bu koşullar altında bu liderlerin ve başında bulundukları sistemin, emperyalizmin müdahalesiyle değil, bizzat kendi toplumlarının mücadelesiyle sona erdirilmesi gerekirdi.

Ancak hiçbirinde öyle olmadı. Birleşmiş Milletlerin İkinci Dünya Savaşı’nın ardından aldığı kararı tanımayan büyük güçler, tıpkı Ortaçağ’da olduğu gibi, gücünü farklı ülkeler üzerinde zorla hegemonya kurmak için açıkça kullanmaya devam ettiler ve ediyorlar.

Her şeyden önce bu savaş, Birleşmiş Milletlerin hiçbir hükmünün kalmadığını bir defa daha açıkça teyit etti. Yaşanan gelişmelere karşı toplanmaktan başka bir iş yapamayan bu örgütün, daha en başından, yani 1948’den beri hiçbir işlevinin olmadığı zaten görülüyordu.

İkincisi, Hamaney’in bir saat içinde öldürülmesiyle tekrar gün yüzüne çıkan İran’daki Mossad ajanlarının fazlalığı ve üst düzey birimlere kadar sızdığı iddiaları diktatörlükle yönetilen ülkelerde ciddiyetin ve ülkeye sadakatin ne ölçüde yok olabileceğini tekrar kanıtladı.

Son olarak, henüz müzakereler sürerken pervasızca başlatılan bu savaş, Trump’ın 21. yüzyılın Hitler’i olma yolunda ne kadar hevesli olduğunu gösterdi. Trump, çok değil üç yıl sonra görevinde olmayacaktır ancak özellikle ikinci döneminde yaptıklarıyla ve söyledikleriyle tarihin en zalim ve etik ölçülerden yoksun liderleri arasına çoktan girmiştir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız