İstanbul
Açık
30°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,2765 %0.03
56,0497 %-0.12
6.775,41 %-1.82
78.309,30 %-0.41

Türkiye’deki Politik Partilerin Yurt Dışında Örgütlenmesi - 2

YAYINLAMA:
Türkiye’deki Politik Partilerin Yurt Dışında Örgütlenmesi - 2

Bir önceki köşe yazımda, Türkiye’deki politik partilerin yurt dışında örgütlenmeleri üzerinde durmuştum. Bugün, kısaca aktuel duruma değinip, bu örgütlenmelerin nasıl olması daha başarılı olabilir sorusuna cevap arayacağım.

***

Günümüzde, Türkiye’deki ileri gelen partiler yurtdışında özellikle de Avrupa’da bir şekilde örgütlü. Avrupa deyince de Almanya anlayın. Çünkü, dünyadaki Türkiye kökenli göçmenlerin yarıdan fazlası Almanya’da yaşıyor. Göçmenlerin üçte ikisi Avrupa’da. Üçte biri ise diğer ülkelerde. Söz konusu olan rakam yaklaşık 7,5-8 milyon. Bu sayı her geçen gün artıyor. Ankara veya İzmir gibi büyük bir şehrin nüfusuna tekabül ediyor bu sayı.

***

Türkiye’de, hiç bir politik partinin bu kadar büyük bir kütleyi dakkate almama lüksü olamaz.

Bir önceki makalemde de bahsettiğim gibi, büyük politik partilerin hemen hemen hepsi yurtdışında özellikle de Avrupa’da yani Almanya’da örgütlü. Ya resmi olarak ya da gayri resmi olarak. Detaylarına önceki yazımda değindim.

Sağcı ve dinci partiler, Türkiye’de halen geçerli olan Siyasal Partiler Yasası’ndan hareketle kendi isimleriyle örgütlenmediler. Öyle ya ne olur ne olmaz... Kanunlara bağlı bir savcı çıkar bu yüzden partiyi kapatabilir...

Yurtdışında, yani özellikle de Avrupa’da, Almanya merkezli ve çıkışlı olmak üzere CHP 2012/2013 yılında kendi adıyla örgütlendi. Bu durum halen sürüyor.

CHP Yurtdışı Birlikleri’nin çok büyük bir çoğunluğu, YENİ Parti birlikleri olarak yola devam etmek istediklerini deklare etmiş durumda... Ortalık karmakarışık... Durum vahim...

Hemen sormak gerekiyor. Nasıl olacak bu ve kimlerle? Birliklerde gönlü CHP’nde olanlar sesini çıkarmıyor henüz... Birliklerin büyük çoğunluğuna hakim olan Dersim Fraksiyonu (Tunceli-Sivas-Erzincan Grubu) tetikte bekliyor... Ya takiyye yapacaklar ya da dürüst davranarak CHP Yurtdışı Birlikleri’ne geçecekler. Yaşayıp göreceğiz.

***

YENİ Parti Yurtdışı Birlikleri blok halinde yoluna devam ederse, geçmişin bütün sağlıksız unsurları, mekanizmaları ve üyeleri de yeni birliklere geçecektir... Ondan sonrası belli: Benim oğlum bina okur, döner döner gene okur. Küçük olsun, benim olsun hikayesi... Canlar, hemşeriler, akrabalar beri gelsin durumları... her gelen milletvekilini Cemevlerine götürme durumları vb. vb.

Nerede kaldı buradaki toplumun sosyolojik yapısı ve analizi?..

***

Eğer YENİ Parti yurtdışında politik çalışmalar yapmak istiyorsa, SPD’nin yurtdışı örgütlenme modelini örnek alabilir.

Yurt dışındaki ilgi duyan yurttaşlar da YENİ Parti’ye üye olur, aidatını öder ve eğitim çalışmalarına katılarak partisine omuz verebilir.

Bu üyeler, yurt dışında da partinin tüzüğüne ve programına bağlı olarak çalışırlar.

YENİ Parti de SPD gibi, yurt dışındaki üyelerin işlemlerini yapmak, aidatlarını kontrol etmek ve örgütlenlenmerini düzenlemek üzere 3-4 kişi atayabilir Genel Merkez’de. Bu kişilerin ana dilimiz Türkçenin yanısıra Almanca, İngilizce ve Fransızca bilmeleri sürecin işlemesini kolaylaştıracaktır...

Almanya’da onbin (10 000), Avrupa’da toplam onbeşbin (15 000) ve tüm Dünya’da yirmibin (20 000) üyenin ödeyeceği üyelik aidatlarıyla partinin 3-4 çalışanının maaşları ödenir ve kalan miktar YENİ Parti Genel Merkezi’ne ciddi bir maddi katkı olur... „2013 yılında, İstanbul’da yapılan ilk çalıştayda bazı aklı evvellerin söylediği gibi bir milyon (1 000 000) üyeden filan basedilmemeli... Böyle şeylerden bahseden sağlıksız unsurlardan uzak durulmalı.

Böylece, örgütlenme esnasında, içinde çalışılan ülkenin hukuk sistemine uygun dernekler kurmaya gerek kalmaz. Almanların döküntü binalarına büro adı altında binlerce Avro kiralar ödenmez derneklerde gruplaşmaların önüne geçilir.

Kardeş partilerden, örneğin Almanya’da SPD’den sendikalardan lojistik destek alınabilir. Bir kısmı emekli, bir kısmı işsiz olan üyelerden toplanan aidatlarla büro kiraları ödenmesi önlenebilir. Toplantılar cüzi miktarlara kiralanabilecek salonlarda yapılabilir. Birlik büroları haftada 6 gün boş, bir gün ise kahvaltı yapmak üzere açılıyor... Birlik üyelerin aidatlarına yazık değil mi?

***

Örgütlenme, SPD modeline göre yapılabilir: Örneğin nifusu ellibinden (50 000) fazla olan şehirlere 3 üye o şehirdeki çalışmaları başlatma, koordine etme ve yürütme yetkisiyle görevlendirilir. Nüfusu yüzbinden (1000 000) fazla olan şehirlere 5 üye, nüfusu beşyüzbinden (5000 000) fazla olan şehirlere 7 ve nüfusu bir milyondan (1 000 000) fazla olan şehirlere 9 üye atanır. Çalışmalar başladıktan belli bir zaman sonra, örneğin bir-iki yıl sonra, o şehirdeki üyeleri kendi aralarında seçer ve YENİ Parti Genel Merkezi’nin onayına sunar. Genel Merkezi’in onaylamadığı hiçbir durum geçerli olmaz, olamaz; çünkü bütün üyeler parti üyesi, yurt dışındaki bir derneğin/birliğin üyesi değil. Böylesi bir durum Berlin’de yaşandı. Bir Birlik Başkanı, ’’Ben bir Alman derneği’nin başkanıyım, sizin aldığınız karar beni bağlamaz.’’ dedi, Formel olarak haklıydı vatandaş.

***

Bütün bu Program, Tüzük, Genel Merkez, atanmış üyeler konusu kadar önemli olan şu konulara da çok dikkat edilmeli. Daha süreç başlatılırken etnikçilere, dincilere, mezhepcilere, bölgecilere ve grupculara, grupçuklara fırsat verilmemeli. YENİ Parti’nin yurt dışındaki örgütlenmesi kapsayıcı ve kucaklayıcı olmalı. Bütün atamalarda LİYAKAT dikkate alınmalı.

YENİ Parti bir ideoloji partisi değil bir kitle partisidir. Halkın kurduğu bu parti, kitle partisidir. Ana gövdesinde orta sol ve orta sağ yer alırken, parti de sol ve sağ kanada da yer omalıdır. Sosyalist demokratlar kadar milliyetçi demokratlar da parti de çalışabilmelidir. İnançlı yurttaşlarımıza gerekli özen gösterilmelidir. Partide ve partinin yönetim kadrolarında Türk toplumu tüm farklılıkları ve renkleriyle yansımalıdır, yansıtılmalıdır... Liyakaz göz önünde tutularak kadınların ve gençlerin önü açılmalıdır.

SPD’de durum aynen böyledir. Partinin Berlin’deki Genel Merkezi’nde, Willy-Brandt-Haus’da Sol Kanat (Linke Flügel) ve Sağ Kanat (Seeheimer Kreis) birer büroya sahiptir. Parti kurultayında her iki kanatta ayrı ayrı stand kurabilmektedir. Tüm bunlara rağmen hem milletvekilleri ve hem de üyeler çalışmalarını SPD Programı’na ve Tüzük’üne uygun bir şekilde yapmaktadırlar.

Amerikayı yeniden keşfetmenin gereği yok. YENİ Parti de SPD’nin pratikte başarılı bir şekilde uyguladığı metotlarla yurtdışı çalışmalarını planlayıp uygulayabilir. SPD’nin bu örgütlenme modeli diğer sosyaldemokrat partiler tarafından da uygulanmaktadır. Bu konuda Sosyalist Enternasyonal’daki kardeş partilerin yurtdışı örgütlenme modellerine de bakılabilir.

Halkın kurduğu kitle partisi YENİ Parti’nin, yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da milyonluk bağışlar yapan birkaç kişiye değil, her birisi bütçesine göre bağış yapan milyonlara ihtiyacı var.

Üye konusunda Türkiye’de  ’’HEDEF BİR MİLYON - İKİ MİLYON (1 000 000 - 2 000 000) ÜYE!’’, yurt dışında ise ’’HEDEF ONBİN - YİRMİBİN (10 000 - 20 000) ÜYE!’’ denmeli, ama bağış konusunda milyonlar hedeflenmelidir. Sandıktaki hedef ise gayet açık ve belli: %50 artı bir. Bu kadar net.    

+++

YENİ Parti yurt dışında öyle bir organizasyon gerçekleştirmeli ki, bu organizasyon parti PROGRAM’ı ve TÜZÜK’ü çerçevesinde YENİ Parti Genel Merkezi’ne sorun/lar yaratmadan, yöneticilerin başını ağrıtmadan, kendi kendisini idare edebilmelidir. Günümüzün teknolojisiyle bu mümkündür.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız