İstanbul
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
63.457,47 %-0.49

CHP Yurtdışı Birlikleri/ YENİ Parti Yurtdışı Birlikleri - 1

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
CHP Yurtdışı Birlikleri/ YENİ Parti Yurtdışı Birlikleri - 1

CHP, yurtdışında örgütlenen son büyük siyasi partisidir Türkiye`nin.

Yurtdışında ilk örgütlenenler din soslu ve milliyetçi partiler olmuştur. Adını koyalım, bu çevreler, yani Milli Selamet Partisi-MSP ve Milliyetçi Hareket Partisi-MHP bu alanda öncülük yapmışlardır. Daha da açıkçası, bu partiler, önceleri siyasi parti olarak değil, Sivil Toplum Kuruluşu olarak örgütlenmişlerdi.

MSP daha çok Kültür Derneği, Cami vb. olarak örgütlenmeye başladı 1960`li yıllarda... 1970`li yıllarda örgütlenme hızlandı... MHP ise Ülkü Ocakları ve/veya Kültür Derneği ve Cami olarak üyelerini bir araya getirmeye başladı 1960`li ve özellikle de 1970`li yıllarda.

Bu iki partiyi 2000`li yıllarda AKP izledi. Önce UETD olarak daha sonra ise UİD olarak örgütlendi. Bu üç partinin de arka bahçesi hep camiler oldu…

Sol, sosyalist ve komünist partiler ya illegal olarak ya da legal olarak STK`lar üzerinden örgütlendi. Örneğin TKP. Bazı sol gençlik örgütleri ise kendi adlarıyla örgütlendiler DEV-YOL, DEV-SOL vb. gibi…

Türkiye´nin en eski partisi CHP ise çeşitli işçi ve öğrencilerin kurduğu STK`lar üzerinden (örneğin HDF, örneğin Köln`de kurulan CHP`ni Destekleme Derneği vb. gibi) çalışmalar yapmasına rağmen, kendi adıyla örgütlenmeye başlayan son partidir.

***

2011 yılının haziran ayında, Duisburg`da DİSK`in 50. Kuruluş Yılı kutlamasında, Kemal KILIÇDAROĞLU`ndan alınan sözlü yetkiyle harekete geçen 3-4 sosyal demokrat, 2012 yılının mayıs ayında (25.05.2025) yazılı yetki alarak, Düsseldorf`ta sendika binasında ilk toplantıyı gerçekleştirdi. 5-6 kişilik öncü grup bir 11 kişilik   ``CHP Almanya Temsilciliği`` kurulmasına, daha doğrusu CHP Genel Merkezi tarafından atanmasına öncülük etti. Bu satırların yazarı da bu temsilciliğin sekreteri idi.

***

Daha önce Osman KORUTÜRK denetiminde Berlin`de yaşayan Avukat Ertekin ÖZCAN üzerinden yapılan deneme örgütsel bir deneme olmamıştır, olamamıştır.

***

CHP`nin ilk örgütlenme toplantısı, Mannheim ve Heidelberg Çalışma Gruplarının organizasyonuyla, Manheim`da DGB (Alman Sendikalar Birliği) salonunda 300 kişinin katılımıyla ekim ayında gerçekleştirildi. İki ay sonra, ayni salonda yoğun bir katılımla kuruluş hazırlık toplantısı yapıldı. Burada alınan kararlar doğrultusunda ve yapılan hazırlıklar sonucunda, 2013 yılının şubat ayında, 63/65 kurucu üyeyle ayni sendika binasında, ilk Birlik, CHP Baden-Württemberg Birliği kuruldu ve kısa sürede, ``kamu yararına çalışan dernek`` statüsünde mahkemeye -Dernekler Masasına- kaydettirildi…

***

Bu satırların yazarının sekreterliğinde, o zamanki CHP Almanya Sözcüsü`nün koordinasyonuyla bir yıl gibi kısa bir sürede Almanya`da 7 CHP Birliği kuruldu. Bu süreçte Fransa`da, Hollanda`da, Avusturya`da, Belçika`da ve İngiltere`de ülke Birlikleri kuruldu... Daha sonra, o ülkelerde de Bölge Birlikleri kuruldu tıpkı Almanya`da olduğu gibi…

Bütün bu süreçte sağlıklı olmayan bir durum vardı: Her ne hikmetse, bu birliklerin başkanlarının büyük çoğunluğu Almanya`daki/Avrupa`daki Alevi örgütlenmesinde tutunamamış olan, cücük çıkaramayan, çoğunluğu Tunceli, Sivas ve Erzincan kökenli yurttaşlarımızdı... Bu ne tesadüfse. Sanki ``TSE`` idi, yani Tunceli-Sivas-Erzincan üçgeni... İşine gelirse... İster köy derneği deyin, isterse de hemşeri derneği... İlk kuruluşta ``Bu TÜZÜK CHP Genel Merkezi tarafından yazılıp gönderildi, virgülüne dahi dokunamayız!...`` yalanı tam 10 yıl sonra açığa çıktı. Meğer TÜZÜK Mannheim`da bir avukatın bürosunda hazırlanmış ve bu örgütlenmeyi başlatan 7-8 kişilik bir İNANÇLİ GRUP tarafından dayatılmış... Bunları yapanların kimi Belediye Başkanı oldu, kimi fabrika müdürlüğü yapıyor, kimisi locasında futbol seyrediyor,  kimisi de CHP`li belediyelerde ihale kovalıyor... Bunlardan birisinin kafadarı geçenlerde ifadesi alınarak içeri atıldı... Birkaç gün sonra serbest bırakıldı. CHP Genel merkezi bu konulara detaylı bir şekilde eğilse çok iyi olur.

İkinci büyük sorunsa, CHP Yurtdışı Birliklerinin kuruluş metodolojisi ve halen Türkiye`de geçerli olan 2820 Sayılı Siyasi Partiler Yasası.

AKP Hükümeti`nin bunları bilmemesi mümkün değil... Bu noktadan hareketle CHP`nin Partiler Yasası’ndan hareketle CHP`ni kapatması fikri masada sırasını bekleyen bir konu bence. Umarım ve dilerim ki ben yanılırım.

***

2016 yılında Kemal KILIÇDAROĞLU ``Yurtdışı Birlikleri donduruldu... Yeniden yapılandırılacaklar...`` dedi. Ne oldu?

CHP bir kurumdur ve açıklamalar kişiye bağlı değildir. Şimdiki genel merkez yöneticilerini de bağlar. Hem devlette ve hem de partilerde süreklilik vardır; daha doğrusu olmalıdır.

***

Kurumlarda süreklilik geçerlidir. Bir genel Başkan’ın deklare ettiği karar gerçekleştirilmelidir.

***   ***   ***

Makalemi, YENİ PARTİ kurulmadan önce hazırlamaya başlamıştım. Bu durumda, bu paragraftan itibaren, YENİ PARTİ Yurtdışı Birlikleri`nden bahsetmem gerekir. Yurtdışı Birlikleri`nin ezici bir çoğunluğu, hemen hemen tamamı YENİ PARTİ safında yer aldı. Hemen belirtelim, bu birlikler, bir siyasal partinin organı değil. Bu birlikler, faaliyet göstermekte olduğu ülkenin yasalarına tabii birer dernek. destekleme derneği.

***

Eski birliklerden yeni birliklere geçiş nasıl olacak? Birlikler feshedilip yeniden mi kurulacak? Ya da, isim ve tüzük değiştirilerek ve genel kurul yapılarak çalışmalara devam mi edilecek? Üyeler tek tek yeniden mi kaydedilecek? Birlik büroları, malları ve paraları ne olacak? Durum yeni ve muğlak. Soru çok... Soru kadar sorun da çok…

***

Eski Birlikleri Avrupa`da Alevi hareketinde cücük çıkartamayan, dışlanmış kişiler kurmuştu Kemal KILIÇDAROĞLU`nun bir kişiye verdiği yetkiyle. Tüzük incelenirse görülecektir ki, tüzüğün çatısı, mantığı, kurul sayıları herhangi bir Alevi Kültür Merkezi`nin, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu tarafından standardize edilmiş tüzüğünün birebir aynisidir.

Kaldı ki, o zamanlar Kemal KILIÇDAROĞLU`nun danışmanı olan ve iki dönem Maltepe Belediye Başkanı yapılarak ödüllendirilen Ali KILIÇ ``Bu Tüzük CHP Genel Merkezi tarafından yazıldı, virgülüne bile dokunamayız`` diye kurucuları yanlış bilgilendirdi. Tüzük, Mannheim`daki bir avukatın bürosunda yazılmıştı. Peki nereden biliyoruz bunu? O avukat yaklaşık on yıl sonra, bir Birlik kurultayının toplantısında ara verildiğinde on-on beş kişinin huzurunda açıkladı...

``Gerçeklerin, bir gün, gün ışığına çıkma gibi bir huyu var!``  deniliyor halk arasında.

***

2012 ve 2013 yıllarında, Yurtdışı Örgütlenmesi Görevlisi ve CHP genel Başkan yardımcısı, Adana Milletvekili ve eski Büyükelçi Faruk LOĞOĞLU`nu, ``Yanında 5 000 mühendis çalışıyor...`` diyerek yanlış ve yanıltıcı enforme eden kişi, şimdilerde o firmanın sahibiyle belediyeleri tırmıklıyor. Hatta, o işadamı tutuklandı ve günler sonra şartlı olarak serbest bırakıldı. Peki, bunları belediyelere götüren bir eski milletvekili kim ve neler yapıyor? Halen nerede?

***

Peki soralım o zaman: Ne yapmalı?

Çözüm çok basit. YENİ PARTİ, yurt dışında SPD modelini örnek  alarak örgütlenmeli.

Yeni Birlikler etnisiteden, mezhepçilikten, bölgecilikten, grupçuluktan ve hemşericilikten uzak durmalıdır.

Yönetim Kurulu`nda bir köyden üç kişi, ayni aileden iki kişi olmamalıdır. Bütün bunlar tüzükte kurala bağlanmalıdır. Aksi taktirde, yönetimi ele geçiren grup rakiplerinin dumanını atıyor. En çok hemşeri toplayan başkan oluyor... Liyakat hak getire. Başkanlar güç zehirlenmesine uğruyor. İstediğine söz veriyor, istediğine vermiyor. Söz hakki doğan üyelere, demokratik bir şekilde davranıp söz verilmiyor. Yersen. Kritik düşüncelerini dile getiren üyeler linç ediliyor... Haysiyet cellatlığı yapılıyor... Birliğe hakim grup bilgili, kritik ve analitik düşünen üyelerden hoşlanmıyor. Makbul olan üyeler bilen değil, biat eden üyeler…

Yaşasın konformizm!

+++

Berthold BRECHT diyor ki,

``Öyle bir örgüt/yapı/strüktür kuracaksın ki, o örgüt içinde sen olmadan da, sensiz de işleyebilecek...``

Umarız ve dileriz ki, YENİ Parti Genel Merkez`deki, ilgililer ve yetkililer bu noktalara dikkat ederler önümüzdeki dönemde.

Gelecek makalemde bu konuya devam edeceğim, ``ne  yapmalı?``  ve ``nasıl yapmalı?`` diye sorarak.

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız