Bu yaz çok sıcak geçiyor...
Hem Türkiye’de ve hem de Almanya’da.
Bu yaz gerçekten de hem Türkiye’de ve hem de Almanya’da çok sıcak geçiyor. Hem de ne sıcak. Almanya’da temmuz ayı içersinde üniversite kenti Heidelberg’de tam 42 derece sıcaklık ölçüldü. Bu, sıcaklık ölçümlerinin bilimsel metodlarla ölçülüp kaydedilmesinden beri bir ilkti. En yüksek sıcaklıktı. Almanya’nın Antalyası olan bu bülgede hobi bahçelerimizde sadece karpuz değil kavun da yetiştirebiliyoruz artık.
Türkiye’nin dört bir yanında korku verici yangınlar başladı gene. Almanya’da da orman yangınları baş gösterdi. Fransa’da, Yunanistan’da ve İspanya’da durumlar çok vahim.
***
Siz anladınız, yazın asıl politik arenada sıcak hem de çok sıcak geçtiğinden bahsetmek istediğimi.
Nasıl geçmesin ki? Türkiye’deki durumlar traji-komik ilerliyor... Almanya’da ise oldukça tehlikeli…

***
Türkiye’deki politik arena allak bullak. Ekonomik durum kötü. Üretim yok. Enflasyon almış başını gidiyor. Turizm sektörü şöyle böyle. Dünya’nın önde gelen ülkeleri vize başvurularına randevu bile vermiyor. Almanya, birkaç hafta önce 60 ülke için vize kolaylığı sağladı. Bu listede Türkiye yok.
Politik arena allak bullak... Türkiye’nin en eski ve büyük partisi ikiye bölünmüş... Hukuk devleti çok yara almış…
***
Almanya’da sonbaharda sanki tehlikeli bir şenlik var ufukta...
Doğu Eyaletleri’nde Eyalet Parlementosu Seçimleri var. Ve ırkçı, yabancı düşmanı parti AfD eyalet bazında iktidara yürüyor. İlk defa bir Eyalet Başbakanı çıkartması olanaklı görünüyor.
İki büyük kitle partisi CDU/CSU’nun ve SPD’nin milletvekilleri mevki makam peşinde... Ya da taşıyıcı anne üzerinden evlat edinme peşinde koşuyor bazı erkek erkeğe evli milletvekilleri... Irkçı, yabancı düşmanı AfD (Almanya İçin Alternatif) Almanya çapında birinci parti çıkıyor kamuoyu araştırmalarında, yoklamalarında.
Bu yılın sonbaharında Yeni Eyaletler’de (eski Doğu Almanya bölgesinde) ve Berlin’de Eyalet Seçimleri var:
- Berlin: 20 eylül 2026,
- Sachsen-Anhalt: 6 eylül 2026,
- Mecklenburg-Porpommern: 20 eylül 2026.
Almanya’da 11 eski ve 5 yeni toplam 16 eyalet var. Eski eyaletler, Batı Almanya topraklarında; Yeni Eyaletler ise Doğu Almanya topraklarında.
Devlet, 3 ekim 1990 yılında gerçekleşen iki Almanya’nın birleşmesinden bu yana, Yeni Eyaletler’e yaklaşık 3 000 milyar Avro yatırım yapmış olmasına rağmen, doğudaki beş eyalette işsizlik Batı Eyaletleri’ne göre daha yüksek. Doğu Eyaletleri’nden Batı Eyaletlerine göç çok yüksek. Gençlerin çoğunluğu, hemen hemen hepsi doğu bölgesini terk etmiş durumda. Doğu bölgesindeki köyler, tıpkı Türkiye’deki köyler gibi yaşlı dolu...
Konuya ırkçılık ve yabancı düşmanlığı açısından bakarsak durum şaşırtıcı. Doğu Eyaletleri’nde daha az yabancı, göçmen yaşıyor.
Berlin, Bremen, Hamburg, Hessen ve Baden-Württemberg gibi Batı Eyaletleri’nde göçmen oranı %15in üzerinde. Berlin’de %24.
Kuzey-Ren-Westfalya, Bayern, Rheinland-Pfalz, Saarland ve Aşağı Saksonya gibi Batı Eyaletleri’nde göçmen oranı %10un üzerinde.
Gelelim Doğu Eyaletleri’ndeki göçmen oranlarına:
- Thüringen %5,4;
- Sachsen %5,3;
- Sachsen-Anhalt %5,2;
- Brandenburg %5,2;
- Mecklenburg-Vorpommern 4,8;
Buna rağmen, yabancı düşmanlığı doğuda çok yüksek. Irkçı, yabancı düşmanı AfD’nin oluşumu ve gelişmesi de Doğu Eyaletleri’nde oldu.
Almanya genelinde göçmen oranı %14,8. Nüfusun %30,4’ünün kökeni yabancı. Yaklaşık her 3 kişiden birisinin yabancı kökenli olduğunu görüyoruz.
İki Almanya’nın birleşmesi sürecinde o zamanki Şansölye ’’Çiçek açmış bölgeler’’den bahsederken, SPD Genel Başkanı Oskar LAFONTAİNE birleşmeyi planlı bir sürece yayma teklifini yapmıştı. Hem hükümet ve hem de halk sürecin planlı ve uzun bir sürece yayılmasını istemedi... İşte şimdi bunun acı sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz... Dedesinin yediği hurmalar torunun poposunu tırmalar misali...
Buna ilaveten çapsız politikacıların ülkeyi bir memur gibi idare etmesi, politik olarak idare edememesi, yeni yatırımların yapılmaması, hibrit ve elektrikli araba fırsatının değerlendirilememesi, IT/Bilişim treninin neredeyse kaçırılması ve en son olarakta KI/Yapay Zeka konusunda da geç kalınması halen içinde yaşadığımız sıkıntılı sürecin oluşmasına temel teşkil etti...

***
Umarım ve dilerim ki, hava durumlarının iklimsel açıdan kötüye gitmesi günümüzde olduğu hızla ilerlemez.
Ve gene umarım ve dilerim ki, her iki ülkedeki politik durumlar tehlikeli bir gelişmeye sahne olmaz.
***
Bütün bu gelişmelerin sonucu AfD gibi bir ırlçı, göçmen düşmanı bir parti oluştu, gelişti ve şimdilik Eyaletlerde Eyalet Hükümeti ilerde ise Berlin’de Federal Hükümeti kurmaya aday.
Sonbaharda yapılacak olan iki eyalette AfD’nin birinci parti olarak çıkacağı belli. Eyalet Hükümeti nasıl kurulur acaba? AfD aldığı oylarla Eyalet Hükümeti’ni kurabilecek mi dersiniz? Yoksa koalisyona mı gidilir? AfD’nin koalisyon ortağı kim/ler olur acaba?
Berlin Eyaleti’nde ise Sol Parti (Die Linke) birinci parti olarak çıkacak gibi görünüyor. Berlin’de seçilen Belediye Başkanı aynı zamanda Berlin Eyaleti Başbakanı oluyor. Sol Parti’nin Belediye Başkanı Adayı (Başbakan Adayı) Türk bir göçmen ailenin avukat kızı.
Kısacası, hem pozitif ve hem de negatif anlamda, Almanya’da olabilecek süprizlere hazır olun.
+++
Biz en iyisi, büyük şairimiz Nazım Hikmet RAN’nın havalarla ilgili ta 1958’de yazdığı şiirle bitirelim.
STRONTİUM 90
Acayipleşti havalar,
bir güneş, bir yağmur, bir kar.
Atom bombasıı denemelerinden diyorlar.
Strontium 90 yağıyormuş
ota, süte, ete
umuda, hürriyete
kapısınıı çaldığımız büyük hasrete.
Kendi kendimizle yarışmadayız, gülüm.
Ya ölü yıldızlara hayatı götüreceğiz,
Ya da dünyamıza inecek ölüm.