İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,0104 %0.01
53,7100 %0.01
6.138,93 % -1,39
62.795,82 %-1.829

300 Spartalı ve 185 CİMER’li

YAYINLAMA:
300 Spartalı ve 185 CİMER’li

Stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle, "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş, havaalanında gözaltına alındı. Ardından tutuklandı.

Konu, medyada geniş yer buldu. Haberlerden biri şöyleydi: 

“Stand-up sanatçısı İmran Deniz Göktaş, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan 185 ayrı CİMER başvurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamında İstanbul Havalimanı’nda yakalandı.”

Gelişmeleri bilmesem; “Azılı suçlu Deniz Göktaş, yurt dışına kaçarken havaalanında kıskıvrak yakalandı.” diye hayal edeceğim. Hatta gözündeki güneş gözlüğü ve kafasında şapkaya rağmen, fark edildiğini anlayınca, aprona koşuyormuş, havalanmak üzere hareket halindeki bir uçağın tekerleklerine uzanmak üzereyken, üzerine çullanan güvenlik görevlileri tarafından.... Mesela.

Tatil için yurt dışında bulunan Göktaş, hakkında soruşturma açıldığını bildiği halde İstanbul dönüşü havaalanında, pasaport kontrolü sırasında gözaltına alınmış.

Buna “Yakalandı” demek, özel bir motivasyon ve yaratıcılık gerektirir. Kendi isteğiyle dönen birinin “Kaçma şüphesi” gerekçesiyle tutuklanması da aynı motivasyon ve yaratıcılıkla alakalı olmalı.

Ayrıca konu hakkındaki haberlerin tümünde ortak bir payda daha var: CİMER’e gelen şikayetler.

Başsavcılık, Göktaş hakkında Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'ne (CİMER) 185 kez şikayette bulunulduğunu açıkladı. Aynı bilgileri Adalet Bakanlığı da paylaştı.

Savcılığın tutuklamaya sevk yazısında 185 farklı CİMER Başvurusu/Şikayeti yapıldığı belirtilerek, “bu durum göz önüne alındığında, şüphelinin eylemleriyle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkmış olduğu da anlaşılmaktadır.” denilmiş.

185 CİMER’li vurgusu, aklıma 300 Spartalı’yı getirdi.

***

300 Spartalı (2007, özgün adı 300) sinema tarihinin en ikonik sahnelerinden biridir: Kral Leonidas ve onun 300 kişilik seçkin Spartalı askeri, Termofil’in o dar geçidinde, Pers İmparatoru Serhas’ın yüzbinlerle ifade edilen devasa ordusuna karşı göğüs göğse bir direniş başlatır.

CİMER’e ulaşan 185 başvuru sonucu Deniz Göktaş’a karşı harekete geçilmesi mantıklı görünüyor. Ama böyle düşünürsek, yanılmış oluruz. Spartalıları gölgede bırakacak, asimetrik savaşta yeni zirve belirleyen 185 CİMER’linin destansı direnişini ıskalamış oluruz.

Her şeyden önce 300 Spartalı’nın tek başına gezinen krala gidip sataştıkları sonucunu çıkaramayız. Böyle bir durumda Spartalılara gidip, “Utanmıyor musunuz, 300’ünüz bir olmuş, zavallı bir kralcağızı tartaklıyorsunuz!” diye araya girer, savaşa müdahale ederiz. Halbuki Kral, yanında yüzbinlerce askeriyle gelmiş.

Tarihçiler Pers Kralı I. Serhas’ın 100.000 ila 300.000 arasında bir orduyla geldiği konusunda hemfikirler. Biz 300.000 kabul edelim. Her bir Spartalı’ya karşılık 1000 Persli düşer. Bu da bu savaşı, tarihin en asimetrik savaşı yapar…dı. Yani 185 CİMER’liye kadar.

Deniz Göktaş yalnız değildir. Slogan gibi durdu ama onu demek istemedim. Göktaş’ı izleyicisiyle birlikte düşünmek gerek. Tıpkı Kralı, askerleriyle, siyasetçiyi seçmenleriyle birlikte düşünmek gibi. Göktaş’ın gösterisi iki hafta içinde 13 Milyondan fazla kişi tarafından izlendi.

185 CİMER’liyi, tek başına Deniz Göktaş’ın karşısına konumlandırırsak, 300 Spartalı gibi destansı direnişten söz edemeyiz. Anlamsız bir durum çıkar ortaya. Doğrusu 13 milyon izleyicisiyle birlikte değerlendirmek. Böyle olunca da her bir CİMER’liye karşılık, 70.000 Deniz Göktaş ve izleyicisi düşer.

Siz karar verin; her bir Spartalı’ya karşılık 1000 Persli mi, yoksa her bir CİMER’liye karşılık 70.000 izleyici mi daha asimetrik, daha destansı.

70.000 kişinin ne demek olduğunu gözümüzde canlandıralım: En büyük stadyumumuz olan Atatürk Olimpiyat Stadyumu dolusu kişi demek.

CİMER’liye sormuşlar
- Hayırdır, derdin nedir?
- Beni kin ve düşmanlığa tahrik ettiler.
- Kim etti?
- Şu 70.000 kişi.
- Bir tek seni mi?
- Hayır, 184 CİMER’li daha var.
- 185’inizi 70.000 insan mı tahrik etti?
- Hayır. Her birimizin 70.000’i ayrı.

Spartalılar asimetrik savaşın kitabını yazdıklarını sanadursunlar, 185 CİMER'li o destanı 70’e katlayıp Kral Leonidas’ı mezarında ters döndürmüştür.

***

Zack Snyder’ın sinematografisinde bu asimetrik savaş; yavaşlatılmış çekimler, havada uçuşan mızraklar ve kaslı kahramanların epik pozlarıyla bir "azınlığın çoğunluğa karşı kutsal direnişi" olarak hafızalarımıza kazınır.

185 CİMER'linin de filmi yapılırsa... ki yapılmalı, bazı sahneler canlandı gözümde. Bir CİMER’li hızlandırılmış çekimlerle odasına girip bilgisayarını açıyor... CİMER sayfasına girip şikayetini yazmaya başlayınca klavye üzerinde gezinen iki işaret parmağının ağır çekim, yakın plan görüntüleri düşüyor ekrana. Enter tuşuna basıldığı anda Hans Zimmer benzeri epik müzik yükseliyor...

***

Milyonlarca insan, tüm farklılıklarını, hayata bakışlarını veya kimliklerini bir kenara bırakıp aynı şakada buluşmuş, ortak bir akılla birlikte gülmüş ve eğlenmiş. Bu durum, halkı kin ve nefrete tahrik etmenin tam aksi istikametini, yani toplumsal bir "ortaklaşmayı" ve "duygu birliğini" işaret etmez mi?

Böyle büyük bir ortaklaşma kaç yerde görülebilir? Mesela milli maçlarda mı? Milli bir değer olarak kabul edilebilmesi için, kaç izleyiciye ulaşması gerekir?

AKP’nin 2002’de seçimlerinde iktidara gelirken aldığı oy 10.808.229’du. Bu kadar kişinin iradesi milliyken, 13 milyon kişinin iradesi değil mi?

Bir partiye oy verip "bizi yönet" demek meşru bir siyasi iradeyse, milyonlarca kez bir komedyeni izleyip "bize mizah yap, bizi ortak bir neşede buluştur" demek "Mizahi İrade” değil midir?

Gel de bunu 185 CİMER’liye anlat.

***

Ben istesem, Fenerbahçe maçlarını iptal ettirir, Başkanı Aziz Yıldırım’ı havaalanında yakalattırabilirim. Veya hükümeti düşürebilirim. Ama yapmayacağım.

Hepsi; 184 kişi daha bulup, CİMER'e “Maç günleri, taraftarlar bizi kin ve düşmanlığa tahrik ediyor, Attığı sloganlardaki küfürlerle milli değerlerimize, örf ve adetlerimize aykırı hareket edilmektedir. Ayrıca kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike söz konusudur” diye yazmamıza bakar.

“Fenerbahçe camiası daha büyük. 185 CİMER’li yetmeyebilir” derseniz, dikkate almayız. En ufak bir tereddüt söz konusu olsaydı, ne Pers Kralı I. Serhas’a karşı 300 Spartalı’nın destansı direnişi, ne de 13 milyona karşı 185 CİMER’linin zaferi olurdu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız