‘Kötü, deli ve tehlikeli’…
Mor. Güneş yükseldi ve kızıl ışıkları Ege’nin karanlık mavi sularına vurdu. Her taraf mor bir renge büründü. Missolonghi’nin küçük beyaz evleri koyu bir erguvan moruna boyandı. ‘Palaşkerme’ tipindeki yelkenli gemi mor ışıklarla yıkanırken, askerler ön güvertede tören düzeni aldı.
Sherlock Holmes’un esrarı
Güneş Thames nehrini kızıl ışıklarla donatarak battı. Baker Caddesi’nde sağlı sollu sıralanmış havagazı lambaları yandı. Gece polisleri, Hudson marka krom düdüklerini öttürdüler. Kırmızı tuğladan yapılmış bitişik evlerin bacalarından, keskin kokulu kömür dumanları yükseldi.
Suyu arayan adam
Evet Reis Bey. Ömrüm suyu aramakla geçti diyebilirim. Edirne’nin en kenar mahallelerinden birinde doğup büyüdüm. Sırp, Bulgar, Rum, Yahudi ve Müslüman mezarlıkları bizim doğal oyun alanlarımızdı. Bu tuhaf oyun alanlarında çetecilik oynardık. Oyunda isimlerimiz hep Yanko Kaptan, Petko Voyvoda olurdu.
Hayatı bir romandı
Tarihin en kanlı savaşının en kanlı günlerinden biri. Anafartalar’da savaşanların cepheleri birbirlerine o kadar yaklaşmış ki, Türk ve İngiliz askerleri birbirlerine yüzlerini görerek ateş ediyorlar. Boğazdaki İngiliz ve Fransız ağır zırhlılarının topları aralıksız gürlüyor.
Yılanların Öcü
Soğuktan titreyerek uyandı. Uykulu gözlerle çevresine baktı. Güneş, daha yarım mızrak boyu kadar bile yükselmemişti. “Az sonra tan atar, gâvur, Müslüman seçilecek olur sokaklar. Kırmızı şafak söker gelir. Kurt, kuş uyanır. Ak saçlılar çıkar yataklarından” diye düşündü.