İstanbul
Açık
25°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,1964 %0.03
53,9367 %-0.01
6.070,79 % -0,14
65.174,50 %0.715

Ne günlere kaldık!

YAYINLAMA:
Ne günlere kaldık!

Ne günlere kaldık!

Ada’da Rum gençler coşmuş:

▪ Kıbrıs Yunan’dır;

▪Türkler Yunan toprağında öleceksiniz;

▪Türklerin evlerine yıkım ve ateş;

▪Türkiye, Kıbrıs’tan defol naraları atıyor.

KKTC’de kuruluşundan 42 yıl sonra Kıbrıs uyuşmazlığına ilişkin temasları ve görüşmeleri yürütme yetkisi, “Millî Dava”, “Anavatan Türkiye”, “Yavru Vatan” zihniyetine sahip olmayan; Rumların komünist AKEL Partisi ile aralarında ideoloji ortaklığı bulunan; Ada’nın “militarizmden” arınmasını ve Kıbrıs sorununun sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” 1960 tarihli Anayasasında yapılacak düzenlemelerle Ada’da anayasal bir federal düzen kurulması suretiyle halledilmesi hedefini AKEL ile protokole bağlamış bulunan, bir kadronun eline geçti.

Bu kadro BMGS Guterres’in bir an önce Ada’ya gelerek sözde ve “çakma” bir “federal çözüme” yönelik müzakere sürecine “start” vermesini tehalükle beklemeye başladı.

Bir de yaş itibariyle mensubu olduğum kuşağın tanık olduğu “Millî Dava’nın” bütün aşamalarını zihnimde canlandırdım.

Türk Gençliği 1950’li yılların başlarından itibaren Kıbrıs konusunu Türkiye’nin “Millî Davası” olarak nitelemiştir. Türkiye Millî Talebe Federasyonu bir “Kıbrıs Komitesi” kurmuştu. Bu Komite Haziran 1953’te yayımladığı Bildiri’de, diğer hususlar meyanında, “Türk gençliği...Kıbrıs davasını benimsemiş ve ‘Millî Dava’ olarak ele almıştır” ifadesine yer vermişti.

Türkiye’nin birçok İlinde gençlik heyecanlı mitingler düzenlemişti.

“Anavatan–Yavru Vatan” sıcak kucaklaşması ve kenetlenmesi gerçekleşmişti.

O tarihlerde 14-15 yaşlarımdaydım. Yaz aylarında mahalledeki ağabeylerimizle, ablalarımızla birlikte Ankara’da “Cebeci Çayırında” Kıbrıs mitinglerine katıldığımızı hatırlıyorum.

Türk gençliğinin hedefinde zamanına göre, Rumlar ve Yunanistan ile birlikte İngiltere oluyordu, ABD oluyordu.

Yine hatırlıyorum: 1950’li yıllarda Türkiye’de birbirlerinin kıyasıya rakibi olan Siyasî Partiler, Başbakan Adnan Menderes, CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, MP (sonra CMP) genel Başkanı Osman Bölükbaşı, konu  “Millî Dava” Kıbrıs olunca tek yürek, tek ağız oluyorlardı.

Türkiye’de siyaset kurumunun Kıbrıs “Millî Davamız” konusunda yek vücut oluşunun çok çeşitli örneklerine Dışişleri Bakanlığı’ndaki görevlerim sırasında da şahit oldum.

Meselâ, BMGS Butros Ghali zamanında 1992 yaz aylarında Fikirler Dizisi denen bir çözüm plân taslağı üzerinde New York’ta cereyan eden müzakereler münasebetiyle, Anavatan Partisi  ve Refah Partisi tarafından verilen önergelerle TBMM, yaz tatilinde olmasında rağmen,  25 Ağustos 1992 günü olağanüstü toplanmıştı. Türk siyasetinin önde gelen aktörleri Millî Davaya ve KKTC Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş’a güçlü destek vermişlerdi.

Gel de Şairin anlamlı dizesini hatırlama: “Geçmiş zaman olur ki hayâli cihan değer.”

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız