İstanbul
Hafif yağmur
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0704 %0.14
51,2183 %0
7.205,55 % 0,34
71.216,93 %-2.004

Ortak derdi olmayan siyasi iklim

YAYINLAMA:
Ortak derdi olmayan siyasi iklim

1991 yılında Sovyetler Birliği’nin yıkılması ile sona eren soğuk savaş döneminin ardından gelen yıllar dünya siyasetine ve iç politik dengelere kendine özgü yeni bir düzen getirdi. Amerika’nın başını çektiği bu tek kutuplu yeni dünya düzeninin artık kendine özgü kuralları ve bir dili vardı. Yeni düzeni neoliberalizm, global dünya, küreselleşme gibi kavramlar ile tanımlarken, yine yeni düzenini desteklemek amacı ile sağ sol diye bir şeyin kalmadığı gibi ifadeler herkes tarafından sıkça telaffuz edilir, sola dair ne varsa kötülenir olmuştu.

Sol, sosyalizm, emek, eşitlik, örgütlenme, dayanışma gibi kavramlar yeni düzenini destekleyenler tarafından bir grup romantiğin hayal dünyasındaki fantezileri olarak görülmeye ve gösterilmeye başlandı. Çünkü yeni dünya düzeni ucuz, örgütsüz ve hatta sınıf bilinci olmayan bir işçi sınıfı istiyordu. Bunun önünde en büyük engel olarak da sol bilincini ve sol örgütlenmeyi görüyordu.

İç siyasette de siyasi süreç bu düzenin isteklerine uyumlu olarak gelişti. Düzenle uyumlu büyük bir sol parti ve sağda neoliberal düzenin farklı tabanlara oynayan partileri. Bir de sisteme karşı duruş sergileyen ve seçmende bir türlü karşılık bulamayan birkaç sol, sosyalist parti ile devam eden veya etmeye çalışan bir siyasi sistem.

Bizim de kendimize özgü bir işleyişi ve kuralları olan birçok yönü ile sorunlu olsa da bir siyasi sistemimiz var. Bu sistem içerisinde siyasetin doğası gereği elbette farklı dünya görüşüne sahip siyasi oluşumlar mevcut. Fakat çok uzun yıllardır bizim siyasi sistemimiz olması gerekenden önemli ölçüde ayrışmış durumda.

Nasıl?

Siyaset sadece faklı dünya görüş ve söylemleri üzerinden yapılmaz. Siyasi oluşumların farklı dünya görüşüne sahip olmaları nasıl ki doğal hatta zorunlu ise belli ortak noktalarda buluşmaları, ortak alanlarının olması da bir o kadar zorunludur.

Bir parti dindarlığı, bir diğeri milliyetçiliği bir başka parti ise eşitlik ve özgürlüğü ön plana çıkarabilir. Daha başka özellikleri ön planda olan çok sayıda parti de var elbette.  Bizim geldiğimiz nokta itibarıyla en önemli sorunumuz hem vatandaşın hem de siyasilerin siyasetin varoluş nedeninin unutmuş olmasıdır.

O varoluş nedeni tüm toplumun refah ve mutluluğudur.

Siyaseten ve laf olsun diye söylenen sözleri bir kenara bırakırsak bugün başlıca sorunumuz siyasetin bazı ortak söylemlerden uzaklaşıp sadece ve özellikle farklılıklar üzerinden siyaset yapmasıdır.

Örneğin.

Yaklaşık 85 milyon nüfusu ve 60 milyon seçmeni olan bir ülkede gelir dağılımı eşitsizliği, son derece düşük ve düşmeye devam eden refah seviyesi sözde değil gerçekten tüm partilerin olmazsa olmaz ortak derdi olmalıdır. Ama maalesef değildir.

Başka örneklerde verilebilir.

Özetle, siyasetimizin en önemli sorunu ortak alanlarını kaybetmiş olmasıdır. Sadece farklılıklar üzerinden yapılan siyaset ile güzel yarınlar inşa etmemiz mümkün değildir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız