İstanbul
Parçalı bulutlu
5°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4990 %0.19
51,6240 %-0.9
6.788,96 % -9,85
83.997,90 %1.411
Ara

Kronikleşen hastalık

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Kronikleşen hastalık

İktidarın bir süredir devam eden, sorunları çözememe hastalığı artık kronikleşti. Elini attığı her meseleyi ne yapıp edip bir süre sonra eline yüzüne bulaştırmayı başaran Saray rejimi, sorunları çözmek bir yana derinleştirmeyi, hatta üzerine yeni sorunlar yaratmayı alışkanlık haline getirdi.

Bunların başında şüphesiz ki ikinci açılım süreci geliyor. Büyük umutlarla başlayan süreç, SDG’nin Suriye’de gerilemesi üzerine özellikle AKP ile DEM Parti arasında oluşan görüş farklılıkları ve bundan doğan karşılıklı atışmalar nedeniyle sekteye uğradı. İktidar yandaşlarının bir kesiminin SGD’nin yenilgisi üzerine attıkları zafer çığlıkları da sürecin ne kadar samimiyetsiz yürütüldüğünü gözler önüne serdi.

Muhalefetin Meclis’te nöbet tutmak da dâhil olmak üzere gösterdiği bütün çabalara rağmen, bütçeye yük getireceği gerekçesiyle emekli maaşlarında iyileştirme yapılmaması iktidarın sınıfta kaldığı bir başka konuydu. Böylece Cumhuriyet tarihinde ilk defa en düşük emekli maaşı açlık sınırının altında kalmış oldu. Kendisine yakın sermaye sahiplerinin vergi borçlarını bir gecede silen, devasa kredi borçlarını ödememelerine ses çıkaramayan, birden fazla maaş alanlara göz yuman iktidar, sıra emeklilere gelince kesenin ağzını kapatmaktan çekinmedi.

İçte ve dışta yaptığı hukuk tanımaz hamleler nedeniyle, hakkında günümüz Hitler’i olduğuna dair neredeyse bütün dünyada yakıştırmalar yapılan Trump ile ortak hareket eden ve İsrail Başbakanı Netanyahu ile birlikte en iyi ilişkilere sahip olan Erdoğan’ın bu konuda çizdiği imaj da son derece olumsuz görünüyor. Maduro kaçırıldıktan sonra gösterilen ikircikli tavır, Barış Konseyi’nde yer alma kararı ve Colani’ye verdiği destekten dolayı Trump hakkında sarf edilen olumlu görüşler, iktidarın emperyalizmle iş tutmak için ne kadar hevesli olduğunu kanıtlamak için fazlasıyla yeterli deliller sunuyor.

Son olarak Aziz İhsan Aktaş davasının başlamasıyla kamuoyuna yansıyan trajikomik durum, iktidarın muhalefeti etkisiz hale getirebilmek konusunda ne kadar panik içinde olduğunu gösterdi. Suç örgütü lideri olduğu iddia edilen kişinin serbest bırakılıp, verdiği ifadelerde adları geçen belediye başkanlarının tutuklu yargılanacak olmaları zaten uzun süredir eleştirilen bir durumdu. İlk duruşma gününde yaşananlar ise olayın absürtlüğünü açıkça ortaya koydu ve hukukun getirildiği durumu gösterdi.

Yukarıda verilen dört örnek, iktidarın hemen her konuda enine boyuna düşünmeden, adeta pervasızca hareket ettiğinin ve artık ülkeyi yönetemez hale geldiğinin açık kanıtlarıdır. Erken seçime gidilmesini isteyenlerin oranının yüzde 60’ı aştığı günümüzde, yapabilecekleri tek doğru iş sandığı bir an önce toplumun önüne getirmektir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *