Sandıkta Arayış
19 Ekim’de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sandığa gidiliyor. Kâğıt üzerinde beş aday var ama hepimiz biliyoruz: Bu seçim, aslında bir ikili mücadele. Sadece iki adayın yarışı değil.
Kayyum, Komisyon ve kayıp güven
CHP İstanbul İl Teşkilatı’na kayyum atanması piyasaları sarstı; 15 Eylül’de Ankara’dan çıkabilecek olası karar ise bu şoku kalıcı güven krizine dönüştürebilir. Uluslararası medya şimdiden manşetlerini hazırladı.
KKTC’de sandık başında kimlik sınavı
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 19 Ekim’de sıradan bir seçim yapmıyor. Bu sandık, halkın kaderine dair bir imza defteri. Bir yanda “Türkiye ile tam uyum, iki devletli çözüm” çizgisi; öte yanda federasyon ihtimaline son bir şans… Ama inanın bana, seçmenin büyük kısmı için sandığa giderken akılda tek...
Trump’ın barış pazarlığı
Trump, Putin ve Zelenskiy arasındaki barış arayışı artık uluslararası bir diplomatik girişimden çok, Donald Trump’ın kişisel şovuna ve “gayrimenkul pazarlığı”na dönmüş durumda. Alaska’nın doğal kaynaklarından Ukrayna’nın lityum rezervlerine, barış masası giderek bir emlak ofisi havası kazanıyor.
Kayıkçı kavgası komisyonu
CHP’nin “nitelikli çoğunluk” gerekçesiyle katıldığı komisyon, ne silahsızlanma getirir ne anayasal güvence sağlar. Öcalan merkezli temsil tuzağı, PKK’nın affı ve Cumhurbaşkanının görevde kalma hesapları bu sürecin zemininde yatıyor. Anayasa konuşulmayacak denilse de her şey oraya çıkıyor.