Kuzey Kıbrıs kaderine yön veriyor
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, 19 Ekim’de sandık başına giderken yalnızca yeni bir cumhurbaşkanı seçmeyecek; aynı zamanda kendi geleceğinin yönünü de belirleyecek. Bu seçim, kişisel rekabetlerin ötesinde, bir halkın tanınmakla var olmak arasında sıkışmış kimlik mücadelesinin yeni bir perdesi.
Nezaket, akıl ve sandık
Seçim kampanyası son haftasına girerken adada tansiyon yükseliyor. Türkiye’den taşan siyasi hararet, Kuzey Kıbrıs’ın kırılgan atmosferine de yansıyor. Oysa bu küçük adada herkes birbirine yüz yüze bakacak. Sandığa giderken kutuplaşmayı değil, nezaketi hatırlamak zamanı.
Seçim ve yönetimde ciddiyet
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde seçim yaklaştıkça siyasetin renk paleti daralıyor: Büyük vaatler, büyük nutuklar, büyük kavramlar… Ama insanlara sorunca çıkan sonuç şaşırtmıyor: Halkın gündemi iki kelimeden ibaret değil; “iki devlet” ya da “gevşek federasyon” tartışmaları değil, mutfağa giren...
KKTC seçimleri: İrade, çözüm ve temsil arayışı
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 19 Ekim’de sandık başına gidiyor. Bu seçim yalnızca yeni cumhurbaşkanının kim olacağını değil, aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının geleceğe dair iradesini, çözüm vizyonunu ve dünyada nasıl temsil edileceğini de belirleyecek.
Farklı düşünmek ayıp değil, zenginliktir
Seçim gelir geçer, dostluk kalır. Asıl mesele, farklılıklarımızla birlikte var olabilmeyi öğrenmektir. Her zaman her konuda aynı düşünmeyiz. Düşünmemeliyiz de zaten. İnsan hayatı boyunca kendi fikrini bile sürekli sorgular, yeniler, dönüştürür.