Artık size kendi seçmeniniz dahi güvenmiyorsa...
Yaşamın içinde, hatta orta yerinde durur güven kavramı. Çoğu zaman güven ve güvensizlik üzerinden yürür toplumsal düzen ve insan ilişkileri. Zaman zaman hayal kırıklığı ile sonuçlansa da, güven kavramı yaşamın diyalektik dinamiği içerisinde hayata bir anlam katar.
Tek başına kurtuluş hayali
Hemen her toplum farklı ekonomik, sosyal, kültürel ve etnik katmanlardan oluşur. Bu toplumsal katmanlar haklarını gözetmek amacıyla farklı yol ve yöntemlerle çeşitli siyasi partilere angaje olur, siyasal bir taban oluştururlar.
İki arada bir derede bir çıkmaz sokakta
Avrupa ile Asya'yı birbirine bağlayan bir ülke. Üç tarafı deniz, bir de iç deniz. İklimi, doğası ve tarihi ile pek övündüğümüz, methetmeye doyamadığımız ülkemiz. Elbette seveceğiz, öveceğiz ve övüneceğiz. Bütün insanlar için geçerlidir bu kural.
Bize güvenin biz hallederiz ile gidilen yol
PKK bir terör örgütü, DEM ve DEM’e gelene kadar öncülü kim bilir kaç siyasi parti şeytanlaştırılmış, konuşan, görüşen kim varsa kriminalize edilmiş, görüşmeyen bile görüştü diye iftira ile seçim malzemesi olmuş bir siyasi oluşumdu.
Yuvarlanıp gidiyoruz
Nasılsın sorusuna sıklıkla ”yuvarlanıp gidiyoruz” cevabı verilir. Yuvarlanıp gitmek biraz iyi gitmeme, biraz da nereye gittiğini tam kestireme hâlini ifade eder. Nadiren de geçiştirmek, baştan savmaktır amaç. Hiç gitmemesinden iyidir, doğru düzgün gitmesinden kötüdür.