İstanbul
Açık
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,1843 %0.08
55,1484 %-0.08
6.514,45 %-0.41
85.200,01 %-0.83

II. Bölüm: O Meşhur Celsus Kütüphanesi

YAYINLAMA:
II. Bölüm: O Meşhur Celsus Kütüphanesi

İlk yazıda Efes’i bugün görünmeyen denizinden başlayarak anlatmış, Kuretler Caddesi’nden aşağıya kadar yürümüştük.

Şimdi karşımızda Celsus Kütüphanesi var.

Efes’e dair çekilen fotoğrafların çoğunda bu cepheyi görüyoruz. Arka fon olarak fotoğraflıyoruz fakat tarihe biraz daha derin inince, Celsus Kütüphanesi, bir babanın hatırasını yaşatmak için yapılmış abidevî bir kütüphane ve aynı zamanda bir mezar olduğunu öğreniyorsunuz.

Roma’nın Asia eyaleti valilerinden Tiberius Julius Celsus Polemaeanus adına, oğlu Julius Aquila tarafından MS 2. yüzyılın başlarında yaptırılmış. İnşası Traianus devrinde başlamış, Hadrianus devrinde tamamlanmış. Celsus’un mermer lahdi de yapının altındaki mezar odasına yerleştirilmiş.

Burası kitapların saklandığı bir mekân olduğu kadar, açıkçası gidenleri yaşatmanın da bir yolu diyebiliriz. 

Kütüphanenin iki katlı cephesi, gerçekte olduğundan daha geniş ve yüksek görünmesi için ince bir hesapla tasarlanmış. Sütunlar aynı hizada değil; merkezdekiler daha büyük, kenardakiler daha küçük. Basamaklar, kapılar ve pencereler de bu görsel tertibe göre yerleştirilmiş.

Perspektif oyunu, yaklaşık iki bin yıl önce Efesli mimarların elinde çoktan zarif bir hüner hâline gelmiş. 

Alt kattaki nişlerde dört kadın heykeli bulunuyor: Bilgeliği temsil eden Sophia, erdemi temsil eden Arete, düşünceyi temsil eden Ennoia ve bilgiyi temsil eden Episteme. Günümüzde cephede gördüklerimiz maalesef kopyaları; asılları Viyana’daki Efes Müzesi’nde muhafaza ediliyor.

Bunun için yine söyleyecek çok lafım var lakin…

Kütüphanede yaklaşık 10 bin tomarın saklandığı tahmin ediliyor. Kitaplar bugünkü gibi raflara yan yana dizilmiyor, tomar hâlinde duvarlardaki nişlere yerleştiriliyormuş. Dış duvar ile iç duvar arasında bırakılan boşluk, eserleri Efes’in neminden korumaya yardım ediyormuş.

Yapının cephesi 1970’li yıllarda, eldeki özgün parçalar kullanılarak yeniden ayağa kaldırılmış. Şu an yapılan çalışma, yıkıntıyı yepyeni göstermeye değil, elde kalan parçaları yeniden kendi nizamına kavuşturmaya dayanıyor. 

Şöyle uzunca düşününce bir devlet adamı, kendisi için sadece bir mezar yaptırıp geçebilirdi. Fakat adı bir kütüphaneyle yaşamaya devam etmiş. İnsanın ardında bırakabileceği en kıymetli iz, bilgisini ve imkânını başkalarının istifadesine sunması değil midir?

Kütüphanenin hemen yanında Mazaios ve Mithridates Kapısı bulunuyor. MÖ 4 yılında İmparator Augustus ve ailesi adına yaptırılan bu kapı, Efes’in Ticaret Agorası’na açılıyor. Agora, yaklaşık 110 metreye 110 metre ölçülerinde büyük bir alışveriş ve buluşma sahası. Mesela limana gelen mallar buraya taşınıyormuş; Akdeniz’in farklı coğrafyalarından gelen tüccarlar bu revakların altında alışveriş yapıyormuş. 

Efes’in zenginliğini say say bitmez. Şehir, Doğu ile Batı arasındaki ticaret yollarının mühim bir menzilinmiş. Limanına yanaşan her gemi mal dışında; dil, inanç, fikir ve haber de getiriyormuş.

Sonra Pars’la Büyük Tiyatro’ya doğru yürüdük.

İlk inşa evresi Helenistik döneme uzanan tiyatro, Roma devrinde genişletilerek bugünkü ölçülerine ulaştırılmış. Yaklaşık 25 bin kişiyi ağırlayabildiği kabul ediliyor. Burada oyunlar sahneleniyor, toplantılar düzenleniyor; ilerleyen devirlerde gladyatör mücadeleleri de yapılıyormuş.

Şehrin sesi bu alanda sanat dışında siyaset ve inanç için de yükselmiş. 

O ana ışınlanmamız mümkün mü? 

Hristiyanlık geleneğine göre Aziz Pavlus’un Efes’teki faaliyetleri, Artemis tapınağı için gümüş eşya üreten zanaatkârların tepkisini çekmiş; başlayan kargaşada halk tiyatroda toplanmış. Bu hadise, Efes’te eski inançlarla yeni din arasındaki değişimin ne kadar sarsıntılı yaşandığını açıkçası gösteriyor.

Efes, uzun asırlar boyunca Artemis kültünün en önemli merkezlerinden biriymiş. Dünyanın Yedi Harikası arasında sayılan Artemis Tapınağı, ibadetgâh harici; aynı zamanda ekonomik ve siyasi nüfuz sahibiymiş. Akdeniz’in dört bir yanından ziyaretçiler buraya gelirmiş. 

Yüzyıllar sonra Efes, Hristiyanlık için de mühim bir merkez hâline gelmiş. MS 431’de toplanan Efes Konsili, Hristiyanlık tarihinin belirleyici toplantılarından biri olarak kabul edilmiş. Şehir böylece bir devrin tanrıçasından başka bir devrin dinî hafızasına uzanan uzun bir dönüşüme şahitlik etmiş. 

Tiyatronun önünden limana doğru uzanan Arkadiane, yani Liman Caddesi ise Efes’in dünyaya açılan yüzüymüş. Yaklaşık yarım kilometre uzunluğundaki bu geniş cadde, geç antik çağda İmparator Arkadius devrinde yeniden düzenlenmiş. Sütunlarla çevrili ve geceleri kandillerle aydınlatılıyormuş. Limandan şehre giren bir yolcunun gördüğü ilk büyük manzara burasıymış. 

Fakat Efes’i yükselten liman, zamanla şehrin mukadderatını da değiştirmiş. 

Küçük Menderes’in taşıdığı alüvyonlar limanı doldurup deniz yavaş yavaş şehirden uzaklaşmış. Bataklıklar oluşmuş ve ticaret yolları değişmiş. Depremler, salgınlar ve siyasi dönüşümler de buna eklenmiş.

Kısacası Efes’i yıkılmış bir şehir olarak görmeyin. Yer değiştiren kıyı, değişen inançlar, ticaretin, ilmin günümüze kadar ulaşmış bir bütün halinde görün. Evet eski bir liman şehri elbet lakin derin tarihini araştırıp o şekilde gittiğiniz zaman inanın o zamanları hissedip yaşıyorsunuz. 

Oğlumla şehirde geçirdiğimiz zaman paha biçilemezdi. Onun öğrenme merakı ve keşfetme duygusu hepsinden önce tarihe olan merakı beni bir hayli duygulandırıyor. 

Efes denizini, limanını kaybetse de kendini bize hayran bırakacak şekilde muhafaza etmiş bir şehir olarak sizlerin ziyaretini bekliyor. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız