AK Parti'ye geçmenin 'bağımsız' hali ya da 'lüzumsuz' gündem
İzBB Başkanı Cemil Tugay, öyle gözüküyor ki AK Parti ile "siyaset dışı kalıp belediye hizmetlerine odaklanma" pozisyonunda 'bağımsız' olarak devam hususunda yazılı olmayan protokol yaptı. Söz konusu anlaşma yaklaşık iki buçuk ay önce yapıldı.
Yaklaşık 10 gün önce de Eyĺül'ün son haftası veya ekimin ilk haftasında Tugay, Erdoğan ile göruşüp bir çeşit brifing verecek ve bazı işlerin çòzümü icin destek isteyeceğini söyledim. Nitekim Tugay, 30 Eyĺül'de Bakan Uraloğlu ile görüşmesinin ardından Beştepe'de Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kabul edildi.
Tugay, daha önce de bakanlarla görüşmüş, hatta İzmir'de Folkart tarafından düzenlenen Nazım Hikmet sergisinin açılışında AK Partili yönetici ve milletvekilleri ile Yeni Partili yönetici ve milletvekilleri ile vermediği çok samimi, hatta vıcık vıcık görüntüleri vermişti.

BİR ROZET TAKMADIĞİ KALDI; ADD VE SDD'DEN İSTİFASI DA ÇOK MANİDAR
Ancak ben yine de Tugay'ın AK Parti'ye resmen geçip rozet takacağına ilişkin öngörülere katılmıyorum ki, bunu daha önce de yazdım. Fakat şu bir gerçek; Tugay, AK Parti'ye 'bağımsız' kalarak zaten katıldı yukarıda da belirttiğim gibi iki buçuk ay kadar önce. O yüzden Yeni Parti Genel Başkanı Özel'in TBMM'nin yeni yasama yılı açılışında gazetecilerin Erdoğan-Tugay görüşmesine ilişkin sorusuna "lüzumsuz" nitelemesi normal.
Peki Tugay neden AK Parti'ye resmen katılmıyor Foça ve Çiğli'deki belediye başkanları gibi? Çok büyük ihtimaldir ki, böylesi bir adımdan AK Parti de, Tugay da büyük yara alır. Tugay belediye meclisinde de istediği topu çeviremez, azınlıkta kalır. Kısacası, 'bağımsızlık' taktik bir duruş. Yoksa Tugay çoktan gayriresmi nikah kıydı bile AK Parti ile... Nitekim 2 Ekim Cuma günü ortaya çıktı ki, Tugay e-Devlet üzerinden Sosyal Demokrasi Derneği (SDD) ve Atatürkçü Düşünce Derneği'nden (ADD) istifa etmiş! Bu atraksiyonlar da elbet birşey anlatıyor. Yanılabilir miyim? Siyasette olmaz, olmaz... Bunu bilecek yaştayım. Tugay, tükürdüğünü yalayabilen bir kişilik. Geçen yıl parti değiştiren belediye başkanlarına yönelik olarak "başkanlıktan da istifa etmeliler" demiş miydi? Demişti... "Eşim beni boşar, İzmirliler yüzüme tükürür" demiş miydi? Demişti...
Bir yanlış anlaşılma olmasın; İzBB Başkanı tabii ki cumhurbaşkanı ile de görüşür şehri için, bakanla da, iktidar partisi yöneticileri ile de.... Fakat nedir o ziyaretlerde gözünün içine meftun bakmalar, sergideki sarılıp öpüşmeler; sanki İzmir hak ettiğini alıyormuşçasına sosyal medya hesabından Erdoğan'a yapılan güzellemeler?..

İSTİFA ETMELİDİR
Daha önce yazdım, yine not edeyim altını çizerek; Tugay sözünün eri olmalı ve istifa etmelidir. Belediye Meclisi de içinden yeni başkanını seçmelidir.
FOÇA'DAN SONRA ÇİĞLİ
Soma'da AK Parti aday bile göstermemişti ama belediyeyi transfer yoluyla 'aldı'! Çiğli'ye de değinmek istiyorum birkaç satır... Buraya başka birisi aday gösterilmiş, fakat özellikle Alevi örgütlerinin devreye girmesi sonucu aday değişikliğine gidilerek ismiyle müsemma olmayan malum dönek aday yapılmıştı. Şimdi çok geç; Alevi kuruluşları onu kınıyor! Nafile... Al birini, vur öbürüne... Demek istediğimi anlayan anladı. Bu tip insan müsveddeleri ait olduğu kıymetli bir inanç zeminine de zarar veriyor. Tez vakitte yol düşkünü ilan edilmeleri gerekir.
ÖZEL, NEDEN BUĞRA GÖKÇE'Yİ DEĞİL DE CEMİL TUGAY'I SEÇTİ?
Bu arada... Siyasetin iç yüzünü bilmeyen birçok "saf" yorumcu haklı olarak Buğra Gökçe dururken neden Cemil Tugay'ın aday yapıldığı sorusunu ortaya atıyor. Tugay, kurultaya dönük delege hesabı icin aday yapıldı, yoksa kimse ona bayılmıyordu. Buğra Gökçe'nin delegesi yoktu. Oysa Tugay'ın kendisi delegeydi ve etkilediği birkaç kişi daha vardı. Maalesef siyaset böyle birşey; kazanmak için daha değerli olanı değil, katma değer getireni tercih ettiriyor!
Ah..talihsiz İzmir... 2004, 2009, 2014, 2019 ve 2024'te kendisini iktidara teslim etmeyen İzmir... Ve şimdi kahpe bir tuzağın içine düşmekte olan İzmir...

SONUÇ YERİNE
İktidar, muhalefetin lokomotifi Yeni Parti'nin, belediyelerinin üzerine her türlü araçla yürüyor. 19 Mart 2025'ten bu yana bu süreç adeta azıtarak işliyor. Daha işleyeceği kesin! Fonzadelerin gölgede kalması için, aynı zamanda TBB'ye çökmek için de perşembe sabahı Mersin Büyükşehir ve iki ilçe belediyesi hedefe kondu. Ardından Eyüp ve Ataşehir geldi, İBB'ye çökmek için adımlar hızlandı!
Bakalım daha neler göreceğiz. Bu işin çivisi de, suyu da çıktı! Çare var... Tek çare sandık. İktidar muhalif belediyelere mi yürüyor; seçmen de bilenerek sandığa yürüyor. Haklı olan yürüyüş kazanacak. Seçmenin vermediği, abidik kubidik-horolop şorolop alınan belediyeler iktidarın kursağında kalacak.