Mafya arabulucusu siyasetçi
Geçen gün gazetelere baktım ve dona kaldım. Başlık:”Devlet Bahçeli devreye girdi-Sarallar’la Şahinler arasındaki 22 yıllık savaş sona erdi.”
Bu Sarallar ve Şahinler kimler diye soracak olursanız söyleyeyim. İkisi de Türkiye’nin iki büyük organize suç örgütü yani mafya ailesi. Buradan hemen birileri atlayıp, vay, sen bunlara nasıl mafya dersin, diye saldırmasın. Bu iki aile, yargı kararıyla organize suç örgütleri ilan edilmişti.
Haberi birlikte okuyalım:
“Yeraltı dünyasının iki ünlü mafya grubu Sarallar ve Şahinler arasında yaklaşık 22 yıldır devam eden husumetin sona erdirilmesi için MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli devreye girdi. Sedat Şahin ve Burhanettin Saral başkanlığındaki iki grup, Bahçeli’nin riyasetinde Ankara’da düzenlenen sulh toplantısında bir araya geldi. Barış pozları MHP Genel Merkezi’nin resmi X hesabından paylaşıldı. Paylaşımda şu ifadeler kullanıldı:
‘Ülkemizin iki kıymetli ailesi, Sarallar ve Şahinler aileleri, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’yle birlikte tarihi bir kucaklaşma ve buluşmayla genel merkezimizde bir araya geldiler. “
Karadenizli olan iki ailenin resmi sulh buluşması öncesi Trabzon’un Sürmene ilçesinde dört bin kişinin katıldığı görkemli bir yemekte bir ön buluşma yaptıkları belirtilen haberin devamında Saral ailesinden olan Cumhurbaşkanlığı Baş Danışmanı Oktay Saral’ın memnuniyetini şu sözlerle dile getirdiği belirtiliyor:
“Trabzonumuzun köklü ailelerinin, iş dünyamızın, siyasetimizin ve spor caiamızın kıymetli isimleriyle Sürmene’de gönül gönüle, omuz omuza bir araya geldik. Geçmişten güç alarak geleceğe birlikte yürümeyi ve kardeşliği güçlendirmeyi konuştuk.”
Bunun hemen ardından bir başka haber gündeme düştü. O da şöyle:
“MHP Kayseri milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, bir kullanıcının Sedat Peker’in Birleşik Arap Emirlikleri’nden Türkiye’ye dönmesi temennisinde bulunması üstüne sosyal medya hesabından, ‘Allah izin verirse yakında kendisi ve ailesi de vatanımıza kavuşacaktır,’ paylaşımını yaptı. Sedat Peker ise bir mesajla, Sarallar ve Şahinler ailelerinin barışmasından duyduğu sevincini şöyle dile getirdi:
‘Barışa aracılık edenler, barış kararı alanlar Yüce Allah’ın en sevdiği kullarıdır. Çok değerli bir karar. Başta MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli olmak üzere emeği geçen bütün herkesten Yüce Allah’ım razı olsun.’”
Haberleri okurken şaşkınlıktan doğrusu ağzım açık kaldı. Demek ki şaşırma yetimi hala kaybetmemişim. MHP gibi Cumhur İttifakı’nın bileşeni bir siyasi partinin lideri nasıl olup da iki suç örgütü ailenin başkanlarıyla bir araya gelebiliyor ve onları barıştırma görevi üstlenebiliyor? Onları barıştırmak Bahçeli’ye mi kaldı?
Gerçi Bahçeli bundan bir kaç yıl önce de eşi Uğur Kılıç’ı öldürtmek suçundan hapis yatan Alaaddin Çakıcı’nın cezaevinden çıkmasına önayak olmuş, Çakıcı’yı MHP Genel Merkezi’nde ağırlamıştı. Bunu da bir tarafa not edelim.
Beni şaşırtan husus şu: O Bahçeli ki MHP’nin genel başkanlığına seçildiği ilk yıllarda Ülkücü camia ve MHP’yi mafyadan uzak tutacağını, sokak olaylarıyla ilgisini keseceği sözünü vermiş, bunda önemli ölçüde başarılı olmuştu.
Bugün bu yüz seksen derecelik dönüş ne anlama geliyor? Türkiye nasıl bir ülke haline geldi ki artık suç örgütü liderleriyle siyasiler bir araya gelebiliyor? Kimileri Bahçeli’nin, sokakların 15 yaş ve altı çocuk çetelerinin eline kalması nedeniyle endişeye kapılıp böyle bir hamle yaptığı görüşünü savunuyor. Sokakları çocuk ya da yetişkin olsun, çetelerden, suç örgütlerinden korumak görevi kolluk kuvvetlerinindir, siyasilerin değil.
Devlet Bahçeli bence suç örgütü oldukları yargı kararlarıyla tescilli aileleri barıştırma işini bir yana bırakıp Türkiye’nin gerçek gündemleriyle ilgilense çok daha hayırlı bir iş yapmış olacak. Ülkede milyonlarca kişinin soyulup soğana çevrilmesine yol açan bu “fonzi” skandalına da bir el atıverse ya!
SANSÜR ÜSTÜNE SANSÜR
Ülkemizde gözünün üstünde kaşın var diyene hemen ya tutuklama ya da yayın yasağı geliyor. Son olarak T24 haber portalına, İstanbul 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından, LGBT’yi öven haberler yapıp aile değerlerini yıprattığı gerekçesiyle internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilmesi kararını aldı.
Türkiye’nin ilk haber portallarından olan T24’e erişim engeli getirilmesi meslek örgütleri tarafından kınanırken dış basında da geniş yankı buldu. Yazıktır, günahtır. Hiç kimsenin Türkiye’yi baskılar ülkesi haline getirmeye hakkı yok, diyoruz ama dinleyen kim? Yasaklarla, tutuklamalarla eşcinselliğin engellendiği, caydırıcı olduğu tarih boyunca görülmedi. Hala mı anlamıyorsunuz?
Yoksa önümüzdeki dönemde, en ufak muhalif bir sese bile tahammül gösterilmeyecek, hafif bir eleştiride bile daha çok gazeteci hapse atılıp çalıştıkları yayın organları kapatılacak mı? Demek Türkiye Yüzyılı düşü görenlerin hayalindeki ülke böyle bir şey. Şimdiden hepimize hayırlı olsun.