İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,3205 %0.07
56,2497 %0.47
6.887,28 %1.12
77.952,47 %1.12

Karadeniz’de Batan Gemiler Şimdi Küresel bir Kıtlık Tehdidi

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Karadeniz’de Batan Gemiler Şimdi Küresel bir Kıtlık Tehdidi

Karadeniz, gıda ve enerji arzı açısından stratejik öneme sahip. Küresel buğday ihracatının yaklaşık yüzde 35' inin, arpa ihracatının yüzde 40' ının, Mısır ihracatının yüzde 13 ila yüzde 25’ inin ve nihayet ayçiçeği yağı ihracatının yüzde 63' ünün sağlandığı bölge, 2022’den beri süren Rusya-Ukrayna savaşının pençesinde. Bu başta Afrika ve Asya olmak üzere birçok ülke için kıtlık tehdidi. Boğazlar yoluyla oluşan koridordan, küresel tahıl ticaretinin yaklaşık yüzde 14' ünün, kuru yükünse yaklaşık yüzde 3' ünün geçmesi, Karadeniz’i ekonomik açısından önemli hale getirmekte. Küresel ham ve işlenmiş petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 3 ila yüzde 4' ünün de Karadeniz’den dünya piyasalarına akması, oran mütevazı görünse bile, günlük yaklaşık 3 milyon varillik bir arz akışı olarak Hürmüz ve Bab-ül-Mendep Boğazlarındaki yüksek gerilim nedeniyle şimdi daha da önem kazanmış bulunuyor. Durum böyleyken son zamanlarda hangi bayrak altında seyrederse etsin, tüm ticari gemi ve tankerlerin ve özellikle Türk bayrak ve bandralı olanların karşılaştığı hava saldırıları, dünyayı fırtınalı bir kışın, kıtlık ve enflasyonun beklediğinin habercisi.

Tahıl Koridoru Anlaşmasının[1] Miadı Neden Doldu?

Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı kıtlığı riski karşısında,  22 Temmuz 2022 de Rusya Türkiye ile bir Tahıl Anlaşması imzalayarak, izleyen aylarda piyasaları besleme sözü vermişti. Bu Türkiye öncülüğünde milyarlarca insanı bekleyen açlık tehlikesini engellemiş, Karadeniz'den dünyanın pek çok ülkesine tahıl sevkiyatı yapan çok sayıda gemiyle, silolarda alıcı bekleyen yaklaşık 25 milyon ton tahıl, İstanbul'daki ortak koordinasyon merkezi denetiminde dünya piyasalarına izleyen günlerden itibaren akmaya başlamıştı. Ankara’nın Birleşmiş Milletler destekli kararlılığı sayesinde önemli bir badire o tarihte atlatılmıştı. Kasım 2022’ den sonra tahıl anlaşması 60’ar günlük uzatmalarla dünyayı beslemeye devam etti. Türkiye Rusya ve Ukrayna açısından hala bir sevkiyat güvencesi. Ancak şimdi Karadeniz’de iyice ısınan sular, kış yaklaşırken Ukrayna ve Rusya limanlarındaki gemilerin açık denize ve doğal bir “tahıl koridoru” işlevi gören Türk Boğazlarına güvenli olarak çıkmasına izin vermeyecek hale gelmiştir.  Rusya, Afrika ve Asya’daki müttefiklerine ve dünyanın geri kalanına olan yükümlülüğünü unutmuşa benzer. Gemileri yoğun stres altındaki Türkiye ise eminim anlaşmayı canlandırma çabasında.

Gelişmelere Göre Değişen Koşullar

Karadeniz’de limanları ve gemileri etkileyen saldırılar, ticaret filolarını Karadeniz seferlerini iptaline, yüklerini azaltmaya, Rusya ve Ukrayna’dan tahıl almamaya yönlendiriyor. Bu, silolarında hasat fazlası bulunan Rusya ve Ukrayna’da fiyatların düşmesi demek. Romanya, Bulgaristan menşeli tahılın daha pahalı hale gelmesi ise kaçınılmaz.  Batı Avrupa’da hala en büyük buğday üreticileri Fransa, Almanya ve İspanya. Bu 3 ülke AB’nin ihtiyacını karşılasa bile, Avrupa bu kış daha pahalı tahıl tüketmeye mahkûm.  Ama başta Mısır olmak üzere, Karadeniz ve Tuna nehri üzerinden sevk edilecek tahıla muhtaç Afrika ülkeleri, pahalılaşan fiyatlar kadar güvenli arzdan da mahrum kalacağa benzer. İlginç olan, silolardan gemilere yüklenemeyen tahıl fiyatları düşerken, uluslararası piyasalarda fiyatların navlun ve güvenlik nedeniyle yükselmesi. Menşei belirsiz insansız hava araçları gemileri vurdukça, Rusya’nın Karadeniz ve Azak denizi limanlarından yükleme bir yana, o limanlara yanaşmayı bile göze alamayan gemiler, herhalde başka denizlere yelken açma hazırlığındadır. Tabii Rusya, Hazar ve Baltık limanlarından ve Uzak Doğu’ya kara yolundan tahıl pazarlayabilir. Ama bunlar yine daha pahalı seçenekler. Ukrayna’nın şansı ise sadece Romanya ve Bulgaristan ve Tuna limanlarından.

Seçenek ve Zorluklar

Rusya’nın daha küçük ölçekli ve denenmemiş koridorları ikamesi mümkün. Yani alternatifleri var. Ama bunlar yeterli kapasite ve lojistik altyapıdan yoksun olabilir. Trans- Sibirya demiryolu yük taşımacılığı da tabii kara yolundan daha iyi bir seçenek. Ama 2025’in aynı dönemindeki yaklaşık 4,5 milyon tonluk ve son beş yılın Ağustos ortalaması olan yaklaşık 5 milyon tona oranla, geçen ay Rusya’nın buğday ihracatının, yaklaşık 2 milyon tona düşmesi, hem Rusya, hem dünya için büyük kayıp.  Bu durumun artan verimliliğe rağmen yaşanması, aksaklıklar sürerse, 2026-2027 için Rusya’nın buğdayı ihracatının 40 milyon tonun altına düşebileceğini raporlara yansıtıyor. Baltık bölgesinin halen devreye girdiği ticaretin bir kısmını üstlendiği bildiriliyor. Ancak demiryolu bağımlılığı ve sınırlı kapasite, bölgenin güney Rusya limanlarının yerini almasına engel. Buğday hasadını tamamlamak üzere olan Ukrayna’nınsa, sadece batı koridorlarından, bir yılda yaklaşık 24 milyon ton ihracata ulaşması bekleniyor.  Ama aksaklıklar sürerse buğday ihracatının yaklaşık 10 milyon tonda kalabileceği düşünülüyor[2].  Buğday ve mısır hasadından yapılamayan ihracatın, depolama maliyeti baskısı yaratacağı, depolarınsa Rusya saldırılarının hedefi olması da düşünülüyor.

Türkiye’nin Tercihi Ne Olacak?

Cezayir, Mısır, Ürdün ve Suudi Arabistan, Sahra altı Afrika ülkeleri gibi tahıl ithalatçısı. Türkiye de öyle. Türkiye de yıllara, verimliliğe ve talebe göre, geçmişte 7-10 milyon ton arasında buğday ithalatı yapmış. 2026’nın ilk 6 ayında bu rakam henüz 5 milyon ton civarında. Arpa ithalatı, çeşitli etkenlerle 2025 ve 2026 da artış göstererek 1,3 milyon ton olmuş. Yine 2026’nın ilk 6 ayında 3 milyon tonluk mısır ithalatı, 1,8 milyar dolarlık ayçiçeği ithalatı yapılmış. Türkiye’nin tahıl ve buğday ithalatında, Rusya’nın önemi malum. Neredeyse yüzde 60- yüzde 70 tahıl ithalatının Rusya’dan gelmesi, Karadeniz’de esen sert rüzgârların ticaretin yönünü nereye çevireceğini bilmemiz gerek. Rusya'dan sonra en çok buğday, ham ayçiçeği yağı ve soya fasulyesini Ukrayna’dan alıyoruz. Şimdi denizdeki yüksek risk nedeniyle, coğrafi yakınlığın yarattığı navlun ve fiyat avantajının kaybolma tehlikesi karşısında Türkiye’nin ne yapacağı önemli. Uzak pazarlara dönmenin maliyet yükü tercih edilmemeli. Romanya ve Bulgaristan elbette diğer ithalatçı ülkeler gibi birer alternatif. Bu alternatiflere kayılacaksa kalite denetimlerine önem verilmeli ve asıl bu ülkenin mümbit topraklarında denetimli üretim denetimli teşvik politikalarıyla desteklenmeli.

 

[1] Prof. Dr. Sema Kalaycıoğlu( 8 Ağustos 2022)“Türk Boğazı veya Sitiraporus (Tahıl Geçidi)”, tasam.org

[2] “Black Sea shipping risks redirect wheat trade” bknz: https://millermagazine.com/blog/black-sea-shipping-risks-redirect-wheat-trade-6972

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız