DİSK/Genel-İş Sendikası Emek Araştırma Dairesi (EMAR), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde yayımladığı raporla Türkiye’deki kadın emeğinin mevcut durumunu ve yapısal sorunlarını analiz etti. Raporda, kadınların çalışma hayatından dışlanmasının bireysel değil, toplumsal eşitsizlikleri derinleştiren yapısal bir sorun olduğu vurgulandı.
Milyonlarca Kadın İşgücü Piyasasının Dışında
Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de çalışma çağında bulunan 33 milyondan fazla kadının 21,5 milyonu işgücüne dahil olamıyor. Bu durum, çalışma yaşındaki kadın nüfusunun yaklaşık yüzde 64’ünün ekonomik üretimin dışında kaldığını gösteriyor. Özellikle "ev işleri ve ailevi sorumluluklar" kadınların işgücüne katılamamasındaki temel gerekçe olarak öne çıkıyor. TÜİK verilerine dayanan analizlerde, ev işleri nedeniyle çalışamadığını beyan eden kadın sayısı 6,6 milyon seviyesindeyken, aynı gerekçeyi sunan erkek sayısının yok denecek kadar az (sadece 6 kişi) olması, toplumsal cinsiyet rollerinin işgücü piyasası üzerindeki baskısını kanıtlıyor.
Kayıt Dışı Çalışma ve Güvencesizlik
İstihdam edilen kadınlar için de koşullar oldukça zorlayıcı seyrediyor. Rapora göre her 10 kadından 3’ü herhangi bir sosyal güvencesi olmadan kayıt dışı çalıştırılıyor. Kayıt dışılık oranı tam zamanlı çalışan kadınlarda yüzde 21,1 iken, yarı zamanlı (part-time) çalışan kadınlarda bu oran yüzde 60,7 gibi kritik bir seviyeye ulaşıyor. 2021 yılında 3,2 milyon olan kayıt dışı çalışan kadın sayısı, 2024 yılı son çeyreği itibarıyla 3,5 milyonu aşmış durumda.
Eğitimli Kadınlarda İşsizlik Alarm Veriyor
İşgücü piyasasındaki bir diğer dikkat çekici veri ise eğitim seviyesi ile işsizlik arasındaki ilişki oldu. Sanılanın aksine, Türkiye'de en yüksek kadın işsizliği oranları üniversite mezunu kadınlar arasında görülüyor. Dar tanımlı işsizlik verileri düşük seyretse de, "geniş tanımlı" kadın işsizliği oranı yüzde 35’in üzerine çıkarak 6 milyon kişiye yaklaştı. (DİSK-AR’ın Ekim 2024 verilerine göre bu sayı genel toplamda 11 milyona ulaşarak tarihi zirvelerini gördü.)
Sendikalaşma ve Örgütlenme Engelleri
Kadın işçilerin hak arama mücadelesinde en büyük engel ise düşük sendikalaşma oranları olarak kaydedildi. Her 10 kadın işçiden yalnızca 1’i bir sendikaya üye olabilirken, gerçek sendikalaşma oranının yüzde 7 seviyelerinde kaldığı belirtildi. Kadın örgütlenmesinin en yoğun olduğu alanlar ise genel işler, bankacılık, finans ve sağlık sektörleri olarak sıralandı.
Uluslararası Kıyaslamada Gerileme
Raporda yer alan uluslararası veriler, Türkiye’nin cinsiyet eşitsizliğinde dünya genelinde oldukça geride olduğunu gösteriyor. Türkiye, cinsiyet eşitsizliği endeksinde 148 ülke arasında 135’inci sırada yer alırken; kadın işsizliği oranlarında da Avrupa Birliği (AB) ortalamasının yaklaşık iki katı seviyesinde seyrediyor.