Siyasallaşmaya Başlayan Oscar Adaylıklarımız…
Annesinin şüpheli ölümünün arkasındaki sırrı çözmeye çalışan bir üniversite profesörünün hikayesini anlatan, tüm rollerde Türk oyuncuların yer aldığı İran asıllı Kanada vatandaşı yönetmen Ali Reza Khatami’nin yönettiği “Öldürdüğün Şeyler” filmi 2025 yılında; Sundance Film Festivalinde Dünya Sineması Drama kategorisinde En İyi Yönetmen ödülünü almıştı. İçinde İstanbul Film Festivalinin de yer aldığı farklı festivallerde de ödüller ve adaylıklar kazandı. Filme, ana akım olmayan, bağımsız filmleri ön plana çıkartması ile tanınan IndieWire sinema sitesi tarafından “Türkiyenin Yabancı Film Oscar adayı olması” vurgusu yapıldı. Sinema Enstitüsü tarafından Türkiye’nin 2026 Yabancı Film Oscar Adayı; Murat Fıratoğlu’nun ilk filmi olan “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri” olarak belirlendi. Patronu ile yaşadığı tartışma sonucu sinirleri oldukça bozulan Eyüp’ün yaşadıklarına odaklanıyor. Kendi aile üyeleri ve tanıdıkları ile amatör oyuncularla çekilen minimal bir film olan “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri” Venedik Film Festivali Horizons Award’da Özel Jüri Ödülü kazanıp çeşitli festivallerden ödüller ve adaylıklarla döndü. Ayrıca SİYAD ödüllerinde En İyi Film, En İyi Yönetmen ve En İyi Senaryo gibi üç önemli dalda ödül kazandı. Türkiye tarafından Oscar adayı olarak tercih edilmeyen “Öldürdüğün Şeyler” filmi Kanada’nın Yabancı Film Oscar Adayı oldu. İki film de Akademi tarafından 12 filmlik kısa listeye seçilmedi, aday adayı olarak kaldılar. Burada Akademinin film belirlemedeki kodlarına bakıldığında sanki Öldürdüğün Şeyler’in seçilmesi daha mantıklıymış gibi gelse de Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri filminin yapım zorluğuna rağmen kazandığı başarıları göz önüne aldığımızda hakkını yiyemeyiz. Sinema Enstitüsü burada üzerine düşünmüş ve bir karar vermiş.
Gelelim 2027 yılı Oscar Adayı belirleme rezaletimize!… 2026 Berlin Film Festivali festival yönetiminin İsrail-Filistin sorununda İsrail yanlısı tutumun yüzünden festival birçok yönetmen ve oyuncu tarafından boykot edildi. Bu boykot gölgesinde gerçekleşen festivalde; devlet kararı ile işlerini kaybeden bir çiftin hayatını yeniden biçimlendirmesini konu alan Türk Kökenli Alman yönetmen İlker Çatak’ın filmi “Sarı Zarflar”; Altın Ayı’nın sahibi oldu. Diğer bir Türk yönetmen Emin Alper’in Türkiye’nin Güneydoğusunda iki köyün insanlarının birbirleri ile husumetini konu alan “Kurtuluş” filmi Jüri Büyük Ödülünü kazanarak Gümüş Ayı’nın sahibi oldu. Sarı Zarflar’in yönetmeni İlker Çatak direkt söylemese de Sarı Zarflar’ın Türkiye’nin Yabancı Film Oscar adayı olabileceği konusunda ucu açık ifadelerde bulundu. İlker Çatak; Sarı Zarflar’dan bir önceki filmi “Öğretmenler Odası” filmi ile Almanya’yı temsil etmiş ve Yabancı Film Oscar Adayı olarak son 5 film arasına kalmayı başarmıştı. Sarı Zarflar sansüre uğramadan ülkemizde vizyona girdi fakat film içeriğinde bulunan devlet eleştirisinden dolayı Oscar adaylığı noktasında dikkate alınmadığı düşüncesindeyim. Kurtuluş’un ise ülkemizin Oscar adayı olarak gösterilmemesinin ardında iki neden olabilir. Birincisi Emin Alper’in “Kurak Günler” filminin senaryo aşamasında Kültür Bakanlığına sunduğu senaryo için bütçe aldıktan sonra senaryoda değişikliklere gitmesi (devlet yönetimi eleştirileri olan eklemeler yapılmıştı) ve bunun üzerine Kültür Bakanlığının “senaryo üzerinde değişikliğe gittin bize sunduğundan çok farklı verdiğimiz bütçeyi faiziyle birlikte geri ver” çatışması olabilir. İkinci neden şu anda devlet yönetiminin gerçekleştirmeye çalıştığı Kürt açılımı çerçevesinde “bu filmi Oscar adayı olarak göstererek belli bir insan grubunu rencide etmeyelim” düşüncesi olabilir.
“17 Film arasından!” Oscar adaylığı için seçilen, yaşlı bir adam, Suriyeli bakıcısı ve bakıcının çocukları üçgeninde geçen, Tünç Davut’un yönettiği “Kesilmiş Bir Ağaç Gibi” filmi Antalya Altın Portakal Film Festivali ve Ankara Film Festivalinde Ulusal Ana Yarışmada yer aldı. Ülke genelinde etkin bir Film Festivali olarak görülmeyen Boğaziçi Film Festivalinde “En İyi Kurgu” ödülünü aldı. 2019 Yılında TRT’nin düzenlemiş olduğu 12 Punto Senaryo yarışmasında TRT Ortak Yapım ödülünü kazandı. Diğer 16 filmin hangi filmler olduğunu - son dönemde her işimiz ne hikmetse kapalı kapılar ardında olduğu için! - öğrenemedik! Oscar adayı Kesilmiş Bir Ağaç Gibi’nin dünya premierini yaptığı 2025 Altın Portakalı en iyi filmde 2024 yapımı Seyfettin Tokmak’ın “Tavşan İmparatorluğu filmi kazanmıştı. “Tavşan İmparatorluğu”; 2025’de Oscar adaylığı için düşünülen filmlerden biri olmuş olabilir. Bu yılın filmlerinden Nuri Cihan Özdoğan imzalı “Ölü Köpekler Isırmaz” İstanbul Film Festivali Ana Yarışmada yarışıp En İyi Erkek Oyuncu dalında Kemal Burak Alper ile ödül kazandı. Ayrıca Rotterdam Film Festivalinde En İyi İlk Film Adayı olan yapım Ariano Uluslararası Film Festivalinde “En İyi Film” Ödülünü kazandı. Yeşim Ustaoğlu’nun 10 yıl sonra çektiği ilk kurmaca film olan “Artakalan” San Sebastian Film Festivalinde Altın İstiridye için yarışacak. Ortada bu başarılara imza atmış filmlerimiz var iken ülkemizin önde gelen festivalleri arasında yer almayan Boğaziçi Film Festivalinde bile En İyi Film ödülünü alamamış! bir yapımın aday gösterilmesini “Nasıl olsa aday adayı noktasında eleneceğiz bari TRT’nin Senaryo yarışmasında ödül alıp, TRT desteği ile çekilen bir filmi Oscar adayı yapalım.” olarak yorumluyorum. Sinema Enstitüsünün film belirlemedeki yetkinliği benim gözümde sınıfta kalmıştır. Filmle ilgili senaryonun tam oturmadığı, dağınık olduğu, hikaye matematiğindeki kopuklukların fazla olduğu ile ilgili birçok eleştiri var. Yerli - göçmen ilişkilerini pozitif bir perspektifte ele almasını özgür düşünce şeklinde ele alabiliriz ama yapımın elle tutulur bir film olup olmaması asıl önem teşkil eden durum… Gerek izleyiciler gerek eleştirmenler tarafında verilen tepkiler ne yazık ki bu paralelde değil… Hem konusu hem verilen desteklerin devlet kanalından gelmesi itibarı ile 2027 Oscar adayımız siyasal otoritenin “işin içine en fazla girdiği” film olarak kayıtlara geçecek.