İstanbul
Parçalı bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,2057 %0
53,0405 %-0.11
6.703,28 % -0,19
78.238,26 %1.415

Değişimi algılayamamak

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Değişimi algılayamamak

Hem toplumların hem de bireylerin kendini tanımlarken olumlu yönlerini ön plana çıkarması, olumsuz yönlerini ya arka plana atması ya da hiç görmemesi genelleme yapılabilecek derecede yaygın bir davranış biçimidir. İnsanlar kendisini ve içinde bulundukları toplumu genellikle yardımsever, çalışkan, misafirperver, iyi niyetli olarak tanımlarlar ve bu bakış açısı ile kendilerine ve topluma yakıştırdıkları bu kimliği nesilden nesile aktarırlar. 

Burada iki nokta ön plana çıkıyor. Birisi toplumların değişim süreci diğeri ise bu değişim gerçekleşirken sahip olunan farkındalık düzeyi. 

Toplumsal değişimin gerek kısa gerekse de uzun vadeli analizi dünyanın hiç bir yerinde tek tek bireylerden veya resmi organlardan beklenemez. Bireylerin eskiye özlem ve mevcut statüyü koruma içgüdüsü, resmi organlarınsa bireylerin bu halinden memnuniyeti nedeniyle, bu durumun toplumsal analizi bütünüyle “aydın” olarak tanımlanan sanatçı, akademisyen, yazar, düşünür kesimlerine kalmıştır. Bu kesimlerin toplumsal değişimi analiz ve aktarma çabaları ise sıkça geniş halk kesimleri ile resmi organlarının direnci ile karşılaşmaktadır. 

Farkındalık öncelikle bireysel ve dolayısı ile toplumsal dürüstlük ve samimiyetle başlar. Değişen ve dönüşen kavramları görmezden gelerek, eğip bükerek, işimize geldiği gibi yaşamaya devam ederek yürüyeceğimiz yolun adı değişim dönüşüm değil olsa olsa en hafif tabirle kendimizi kandırmak olacaktır. 

Toplumsal değişim süreci bütün toplum kesimleri için zorluklar içerir ama kendini muhafazakâr olarak tanımlayan kesim açısından biraz daha fazla sancılı geçer doğal olarak. Kavramların, değerlerin içeriği, anlamı artık o kadar hızlı değişiyor ki bir anda kendinizi çağın gerisinde bulabilirsiniz. Bu durum değişime karşı daha dirençli olan muhafazakâr kesim açısından biraz daha zorlu yaşanmaktadır.  

 Eskiden yüzlerce yıl süren ve güçlükle hissedilebilen toplumsal değişim, artık bir yıldan kısa bir zaman ile ölçülebiliyor ve siz bu hızlı değişen dünyada muhafazakâr refleksler göstermeye çalışıyorsunuz. Çok yakında daha da artacak bu değişim hızı ile toplumsal kimlik, hatta muhafazakârlığın tanımı bile silikleşecektir.  

Burada ifade etmek istediğim, toplumsal kavramları, değerleri değişimin farkına vararak algılamak, değerlendirmek ve yaşamak. Yok saymak, unutmak, önem ve değerini görmezden gelmek değil elbette. 

Aksi halde, anlamsız ve gerçek bağlamından kopmuş bir şekilde, varsaydığımız ama aslında olmayan bir değerler dünyasında kendimizi kandırıp yaşamaya devam ederiz. 

  

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız