Mutlak butlan demokrasisi
Toplum bilimi ilk ortaya çıktığı dönemlerden günümüze değin toplumsal analizlerinde sık sık canlı organizmalar ile toplumu benzeştirir ve bu benzerliği kullanır.
Organizmalar gibi toplumlar da sürekli değişim halindedir. Fakat bu değişim o denli yavaş gerçekleşir ki bireylerin veya toplumun bu değişimi algılaması çoğu zaman geç olur. Değişimi erken algılayabilmekse bireylere veya toplumlara genellikle önemli ölçüde avantaj sağlar.
Kökenleri antik Yunan dönemine kadar gitse de 19. yüzyılda bugünkü anlamda demokrasi ile tanıştı insanlık. O günden bugünlere kutsal ve dokunulmaz bir kavram olarak değer verildi demokrasiye. Özellikle Batı Avrupa demokrasisi, ülke demokrasilerinin hangi seviyede olduğu konusunda referans kabul edildi.
Bugün artık demokrasinin uygulamadaki durumu ve demokrasi kavramının geleceği ile ilgili sorunları başta teorisyenler olmak üzere bir kesim yaygın olarak dillendirilmekte.
Gelelim konunun ülkemiz ile ilgili durum ve uygulamalarına.
1982 darbe anayasasında seçim barajı % 10 olarak yer aldı ve 2022 yılına kadar 40 yıl boyunca bu oran uygulandı. Milli iradeyi dilinden düşürmeyen tüm partiler bir araya gelerek bunu demokrasiye uygun bir seviyeye çekemediler, çekmek istemediler. Çünkü yüksek baraj oy oranı yüksek partilerin çıkarınaydı. Hali hazırda % 7,5 olarak uygulanan oran da demokrasi ile uyumlu bir oran değildir.
Dar bölge, bölge barajı gibi uygulamalar (oyunlar) ile çoğunluğun oyunu almasam da ülkeyi ben yöneteyim demokrasisini de yaşandık. 1987 genel seçimlerinde % 36,3 oy alan Anavatan Partisi seçim kanunundaki değişikliklerle, daraltılmış bölge hesaplamaları ile meclisteki sandalyelerin yaklaşık %65’ini almıştı. Bu da demokratikti, milli iradeydi, halkın seçimiydi.
Bir partiden seçilen milletvekili veya belediye başkanının nedeni ne olursa olsun başka bir partiye geçmesi, parti parti gezmesi de demokrasinin ilkeleri ile bağdaşmamaktadır.
Son günlerde yaşadığımız siyasi iklim bize çok net olarak göstermekte ki haklın iradesi ile seçilenlerin, halk adına ve halk için ülkeyi yönetmesi prensibine dayanan demokrasi kavramının içi boşaltılmış, herkesin, her kesimin kendi hesaplarının pazarı durumuna gelmiştir. Siyasetçi, yazar-çizer, akademisyen, gazeteciler başta olmak üzere herkes için demokrasini varlığı sadece kendi hesapları bağlamında çok önemlidir.
MUTLAK BUTLAN ÜZERİNDEN DEMOKRASİ DERSİ
CHP kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararına iktidar cephesinden yorumlandığında, bugüne kadar yaşadığımız iktidarın muhalefet üzerindeki baskılarından ve antidemokratik uygulamalarına bir yenisinin eklenmiş olması dışında söylenecek yeni bir şey yok.
Yeni olan, CHP’nin içinde yaşananlar. Kimlerin siyaseti ne amaçla yaptığını göstermesi açısından çok faydalı olmuştur. Siyasetteki konumu söz konusu olduğunda savunduğu, mücadele ediyor göründüğü tüm değerleri bir anda alt üst olan siyasetçileri gördük. Dertlerinin halkın derdi değil, kendi konumları olduğu gerçeği ile yüzleştik.
Sadece ülkemizde değil, dünya genelinde demokrasinin artık kadük bir düzenin adı olduğu gerçeği ile her gün yeniden yüzleşiyoruz. Hem yönetenler, hem de yönetilenler için anlamı silikleşmiş, gerçek anlamından uzaklaşmış kısacası adı var kendi yok bir düzenin adıdır artık demokrasi.
Yeni dünya düzeni, yeni yaklaşımları doğuracaktır. Umarım bu yeni yaklaşım insanlığa mutluluk ve refah getirir.