Kavram istismarı
Zaman zaman bilgisizlikten, çoğu zaman da bilinçli olarak bazı kavramlar yanlış kullanılır oldu. Kavramlara farklı anlamlar yüklenip, gerçek anlamlarından sıkça uzaklaştırılmakta. Toplumun geneli de bu kavramların gerçek anlamlarına hakim olmayınca, manipülasyona son derce açık alanlar ortaya çıkmakta.
Bir manipülasyon yöntemidir kavramın içinden o kavramın özünü temsil etmeyen, sadece bir bölümü alıp, sanki tüm kavram bu bölümün etrafında dönüyormuşçasına kullanmak.
Bilindiği üzere özellikle siyasetin son derece mahir olduğu bir yöntemdir kavramları eğip, bükerek kitleleri manipüle etmek.
Son zamanlarda özellikle iktidar tarafında buna benzer yaklaşımlar sıklıkla görülmekte. Bu yaklaşımların kasıtlı mı yoksa farkında olmadan mı gerçekleştiği kamuoyunun takdirindedir.
Birkaç örnek vermek gerekirse…
Solculuk kavramı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un “gerçek solculuk” tanımını partisine yakıştırması son derece sorunludur.
Öncelikle solculuğun bu kadar övünülesi, değerli bir yaşam ve yönetim biçimi olduğunun itirafı ve sahiplenilmesi her şeye rağmen elbette memnuniyet vericidir.
Gerçek solculuğun ne olduğuna gelince.
Gelir dağılımının her geçen gün biraz daha bozulduğu ve her gün daha fazla insanın sosyal yardımlarla ayakta durmaya çalıştığı bir ülkeyi yönetenler gerçek solcu olamaz
Öncelikle gelir dağılımında adalettir solculuk. Devlet kaynakları paylaştırılırken toplum kesimleri arasında yapılan tercihtedir solculuk. Emek sermaye ilişkisinde emeğe verilen değerdedir solculuk. Doğa ile sermayenin çıkarı çeliştiğinde tercihini her zaman doğadan, insandan yana kullanmaktır solculuk. Düşünce ve ifade özgürlüğünü esas almaktır.
Liste uzar gider.
Bu ve daha pek çok kriteri sağladıktan sonra bir solculuk sahiplenmesi söz konusu olabilir.
***
Milyonlarca fidan diktiğini söyleyerek, kendini doğa sevdalısı ilan etmek te bir o kadar altı boş ve manipülatif bir yaklaşım.
Fidan dikmek elbette ki doğa adına atılmış olumlu bir adımdır ama çok fidan dikerek doğal yaşam korunmaz. Maden alanları açmak adına ormanları yok ettiğinizde sadece ormanı değil bütün bir ekosistemi bozarsınız. Orada yaşayan tüm canlıları evininden etmiş olursunuz. HES yapmak amacı ile derelerin doğal akışını bozduğunuzda o bölgenin tüm doğal dengesini geri kazanılamayacak şekilde bozmuş olursunuz.
***
Cumhurbaşkanımızın alevilik üzerine yapıtığı bir yorumu hatırlıyorum. Alevilik Ali’yi sevmekse en büyük alevi benim çıkışı, üzerinde durmaya değer bir başka yorumdur.
Aleviliği Ali’yi sevmek olarak tanımlayıp, son derece dar bir kalıpta değerlendirip bu tanım üzerinden siyasi mesaj vermek doğru olmamıştır elbette. Yapılan yine bir kavramı gerçek tanımından uzak, en kullanışlı tarafından tanımlamak.
Aleviler Ali’yi sever doğrudur ama alevilik Ali’yi sevmek olarak tanımlanamaz. Alevilik bir dünya görüşü, bir yaşam biçimidir. İnsanı temel alan, hak, hukuk ve eşitliği önceleyen bir yaşam biçimi. Yani Ali’yi sevmekle alevi olunmuyor.
Örnekleri çoğaltmak mümkün.
Sonuç olarak kavramları kullanmak, sahiplenmek o kadar da kolay değildir. Önce kavramları bilmek anlamak sonra da içini doldurarak hayata geçirmek gerekir. Aksi halde samimiyetiniz sorgulanır.