Akıl oyunları
Pentagon’un sivil plakalı arabalarından biri, bahçeli evlerin yan yana sıralandığı sokağa girip durdu. Sürücü inip arka kapıyı açtı. Açık renkli bir pardösü giymiş, ince uzun bir adam arabadan indi. Sokağın loş karanlığında sağına soluna bakındı. Bir iki gölge görür gibi oldu.
Başınıza geleceklerin hepsini yazdım
Salgın dehşet verici bir hızla yayılıyordu. Bütün kenti kaplayan iğrenç bir koku, henüz ölmemiş olan insanların ağızlarına, burunlarına doluyor, gözlerini, genizlerini yakıyor ve bu zavallılar kısa bir süre sonra acıyla kıvranıp ölüyorlardı.
Aslan asker Şvayk
Giydiği üniforma bir zamanlar beyaz olan, şimdi ise kahverengi, gri, siyah ve kırmızının bütün tonlarını taşıyan iriyarı hastabakıcı kadının ittiği tekerlekli sandalye savaş alanına girdi ve hızla en öndeki saflara doğru yaklaştı.
Bir “Boza Güzellemesi”
Yıl 1635. Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul, olağanüstü bir gün yaşıyor. Padişah Dördüncü Murat’ın İran’a sefere çıkmasından önce, şehirde bütün esnafın, bütün sanat sahiplerinin kendilerini gösterecekleri büyük bir geçit töreni düzenlenmiş.
Ağrı Dağı efsanesi
Dışarıdaki gürültüler iyice artınca, pencereye yaklaştı. Sol gözünü cama yaklaştırıp, dışarıya baktı. Duydukları doğruydu. Dün gece bir iki dostu, “dikkatli ol, yarın öğlen mapusaneyi basıp, seni paralamaya çalışacaklar” demişti. Gelmişlerdi ve şimdi oradaydılar işte.