Irkçılığa karşı bir “Çingene Yumruğu”
“Önce Alman boksör göründü. Sarışın, kasları iyice gelişmiş, sırım gibi ve bembeyaz bir oğlan. Çevik bir sıçrayışla iplerin arasından geçip, ringde hoplayıp zıplamaya başladı. Bir iki tur attı. Birkaç yumruk atma örneği gösterdi. İşte aparküt, kroşe, swing falan.
Sımsıkı kontrol edilen trenler
Evden çıktı. Güneşin ilk ışıkları altında pembe renkli pamuk helvalar gibi parıldayan karda kaymamaya çalışarak dikkatle yürüdü. Annesinin ve elbette diğer tüm komşu kadınların perde aralığından gizlice kendisine baktıklarını bildiği için omuzlarını dikleştirdi.
“Işık, biraz daha ışık”
Kadın, diğer kadınlara benzeyen bir kadın. Yüzünde bir uyku mahmurluğu. Saçları biraz seyrelmiş. Hafiften kilolu. Yıkanmaya hazırlanıyor. Beyaz geceliğini tehlikeli şekilde yukarılara kaldırmış. Tombul bacaklarında sevimli selülit gölgeleri.
Zühal yıldızının çocukları
Şiddetin öncü kolu olan morlar eflatunların önüne geçmeye çalışıyor, yıldız tozuna bürünmüş lacivertler, karanlık pembelerin üstüne üstüne gidiyordu. Yedinci gökte fırtınalar kopuyordu. Gökyüzünün efendileri çığlık çığlığa emirler yağdırıyordu. Gökler çatırdıyordu.
Bir kadın yüzünden küstü Orhan Veli'ye...
Sonra Çubuk Gazinosu’na gece indi. Akşam hiç olmadı. Ankara bozkırında güneş hızla battı ve renkler akşamın yangın kızılında boy gösteremeden gecenin mutlak siyahında kayboldular. Gökte kandil sarısı yıldızlar belirdi.