NATO-ME
Biliyorsunuz, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da NATO liderleri zirvesi toplanacak. Haftalar öncesinden Ankara’nın elinin yüzünün düzelmesi için hummalı bir faaliyete girişildi. Liderlerin geçeceği güzergah üstündeki binaların cepheleri bila bedel temizlenip boyandı. En önemlisi de liderlerin uçaklarının ineceği Etimesgut askeri havaalanının yenilenmesiydi; pisti 3.5 kilometreye uzatıldı. Etimesgut’un neden seçildiğini de anlamadım. Mükemmel Esenboğa Havalimanı dururken milyarlarca liraya bu harcama acaba neden yapıldı? Yoksa Etimesgut Beştepe’ye yakın olduğu için mi? Emekliye, memura, asgari ücretliye maaş zammını çok gören sayın iktidar için itibardan tasarruf mümkün değil. Ankara’da konuşulan, zirve sonrasında Etimesgut’un Beştepe tarafından özel havaalanı olarak kullanılacağı.
Gelelim, yazımın başlığına. Sanıyorum çoğunuz bu NATO-ME de ne ola ki diye merak etmişsinizdir. Anlatayım. ABD’nin kaçık Başkanı Donald Trump başkanlığının ilk dönemi sırasında, Ocak 2020’de NATO-ME (NATO- Middle East yani NATO Ortadoğu) kavramını ortaya atmıştı. Trump’ın bu kavramı, İran Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin Irak’ın başkenti Bağdat’ta bombalı bir saldırıda öldürülmesinden hemen sonra ortaya atması anlamlı bulunmuş ama o dönem tam pandemi patlak verdiği için bu kavram uluslararası alanda pek yankı uyandırmamıştı. Buna göre NATO, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı kapsayacak şekilde jeopolitik ve güvenlik odağını genişletecekti. Trump böylece ABD güçlerinin aşamalı olarak Ortadoğu’dan çekilmesi ve bu askeri harcamalardan ABD’nin kurtulması gerektiğini, ABD yerine sorumluluğun NATO tarafından üstlenmesini savunuyordu. Trump, üstelik 77 yıllık NATO’nun isminin NATO-ME olarak değiştirilmesini istiyordu. NATO-ME kavramı tutsa ve örgüt genişleseydi yeni üyeler Ortadoğu, Kuzey Afrika ülkeleri ve tabii ki İsrail olacaktı.
Ancak bu kavram tutmadı. NATO, NATO-ME kavramı önerisini benimsemedi. Bunun yerine Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkeleriyle bağlarını NATO’ya bağlı birimler olan Akdeniz Diyalogu ve İstanbul İşbirliği Girişimi aracılığıyla sürdürmeyi tercih etti.
Trump, Ocak 2020’de Beyaz Saray’da basına yaptığı açıklamada demişti ki:
“NATO mutlaka genişlemeli, kesinlikle Ortadoğu’yu da içine katmalıdır. NATO artık Ortadoğu’da ABD’nin üstündeki yükü almalıdır. Bu uluslararası bir sorundur. Artık eve dönme zamanı gelmiştir. Bundan sonra NATO’yu kullanmalıyız. Bakın, biz IŞİD’i hallederek Avrupa’ya büyük bir iyilik yaptık.”
Trump’ın bu kavramı ortaya atar atmaz o dönemdeki NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’e konuyu açtığı, Stoltenberg’in, bakarız, üyelere danışalım, gibi havada kalan sözlerle teklifi geçiştirdiği ABD basınında yer almıştı.
Şimdi, Ankara kulislerinde dolaşan habere göre NATO-ME kavramı 7-8 Temmuz’da yapılacak zirvede gündeme getirilecekmiş. Ocak 2020’de ortaya atılan bu kavram o zaman kabul görmedi de bugün kabul görür mü? NATO üyesi ülkelerin liderleri, her bir ülkeye ek savunma harcaması, bir anlamda NATO bütçesi katkısına zam anlamına gelecek bu teklife nasıl bakar? Ya da NATO’nun ABD yerine Ortadoğu bataklığına saplanmasını onaylar mı?
Bir başka kaygı konusu Trump’ın daha önce NATO hakkında, artık örgütün işlevselliğinin bittiği ve ABD’nin ittifaktan çıkacağını söylemesiydi. Trump bu. Bir, NATO’dan çıkacağım, diyor, ardından da NATO’nun genişlemesi gereğinden söz ediyor.
Aslında Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da ABD askeri operasyonlarının hemen hemen hepsine NATO üyesi ülkelerden askeri güç gönderildiğini biliyoruz. Koalisyon güçleri olarak anılan bu kuvvetlere NATO’nun isteyen üyeleri katkıda bulunuyor, kabul etmeyenler geri duruyor. Konunun, ABD ve İsrail’in İran tarafından tam anlamıyla hezimete uğratıldığının ortaya çıkmasının hemen ardından yeniden ısıtılıp gündeme getirilmesi bana ilginç geldi. İlginç olan bir nokta da AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son zamanlarda sıklıkla bölgesel güç ve askeri istikrardan söz etmesiyle NATO-ME kavramının yeniden ortaya atılacak olduğu söylentilerinin yayılmasına denk düşmesi.
Tabii NATO-ME’nin zirvede gündeme getirilmesi kaçık Trump’ın Ankara’ya gelmesine bağlı görünüyor. Şimdilik Ankara’da Trump’ın geleceği beklentisi çok yüksek. Kaçık Trump sevgili dostu olan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hatırını kırmaz da Ankara’da boy gösterir mi? O anki esen rüzgarlara bağlı.