Bilim dünyasında yapay zeka, ilaç keşfi ve hastalık tedavilerinde devrim niteliğinde gelişmelere kapı aralıyor. Araştırmacılar, yapay zekanın yardımıyla Parkinson hastalığı, antibiyotiklere dirençli süper bakteriler ve nadir görülen birçok hastalık için yeni tedavi yöntemleri geliştirmeye başladı.
Son yıllarda özellikle antibiyotik direnci küresel bir sağlık krizine dönüşmüş durumda. Günümüzde antibiyotiklere dirençli enfeksiyonlar nedeniyle her yıl yaklaşık 1,1 milyon kişi hayatını kaybediyor. Uzmanlar, gerekli önlemler alınmazsa bu sayının 2050 yılına kadar 8 milyonu aşabileceğini öngörüyor.
Yeni antibiyotik geliştirme süreci ise oldukça yavaş ve maliyetli. 2017 ile 2022 yılları arasında yalnızca 12 yeni antibiyotik onay aldı ve bunların çoğu mevcut ilaçlara benzer özellikler taşıyor. Ancak araştırmacılar bu sorunu çözmek için yapay zekayı devreye sokuyor.
ABD’deki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’nden bilim insanları, yapay zekayı kullanarak milyonlarca kimyasal bileşiği analiz etti ve antibiyotiklere dirençli bakterilere karşı etkili olabilecek yeni moleküller keşfetti. Araştırmacılar, 45 milyondan fazla bileşiği tarayarak laboratuvar testleri için seçtikleri 24 adaydan 7’sinin güçlü antimikrobiyal etki gösterdiğini belirledi.
Bilim insanları yapay zekayı sadece enfeksiyon hastalıkları için değil, Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıklar için de kullanıyor. Parkinson hastalığı ilk kez 1817’de tanımlanmasına rağmen, hastalığın ilerlemesini durdurabilecek bir tedavi henüz bulunamadı. Dünya genelinde 10 milyondan fazla Parkinson hastası bulunuyor.
Cambridge Üniversitesi’nden araştırmacılar, makine öğrenimi kullanarak Parkinson hastalarında görülen Lewy cisimleri adı verilen protein kümelerini hedef alabilecek yeni moleküller geliştirmeye çalışıyor. Yapay zeka sayesinde milyarlarca olası molekül kısa sürede taranabiliyor ve en umut verici adaylar laboratuvar testlerine alınabiliyor.
Yapay zeka ayrıca mevcut ilaçların farklı hastalıklarda kullanılma potansiyelini de ortaya çıkarıyor. ABD’de kurulan Every Cure adlı girişim, binlerce ilacı binlerce hastalıkla eşleştiren bir yapay zeka sistemi geliştirdi. Harvard Tıp Fakültesi’ndeki çalışmalar ise yaklaşık 8 bin onaylı ilacın farklı hastalıkların tedavisinde kullanılabileceğini ortaya koydu.
Bununla birlikte uzmanlar, yapay zekanın ilaç geliştirme sürecinde önemli bir araç olsa da henüz tüm süreci tek başına yönetebilecek seviyede olmadığını vurguluyor. İlaç geliştirme sürecinde güvenlik testleri ve klinik deneyler gibi aşamalar yıllar sürebiliyor.
Araştırmacılara göre buna rağmen yapay zeka, tıp dünyasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Uzmanlar, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde yeni ilaç geliştirme süreçlerinin büyük bölümünün yapay zeka destekli yürütülebileceğini düşünüyor.