ABD’de derin çatlak
Yirmi günden fazla zamandır devam eden ABD-İsrail-İran savaşı Washington’da ittifakların çatlamasına yol açıyor. Daha önce de yazdığım ABD’nin bir Neo-Con ve Evanjelist çete tarafından yönetildiği olgusu artık tarihin çöplüğüne atılacak gibi görünüyor. İran savaşının başta ABD olmak üzere dünya ekonomisine verdiği zararlar, petrol fiyatlarının varil başına 130 doları bulması, bir kaç gün içinde de 200 doları geçmesi tehlikesi, gübre ve azot fiyatlarının tavan yaparak dünya tarım sektörünü vurması Washington’daki bazı aklı başında Neo-Con’ları harekete geçirmiş gibi.
Bunun ilk belirtilerini Cumhuriyetçi kimi kongre üyelerinin hoşnutsuzluklarında sezilmeye başlansa da en yaman darbe kaçık Başkan Donald Trump’ın en yakınındaki isimlerden birinden geldi.
Başta National Security Agency olmak üzere CIA ve FBI gibi istihbarat ve güvenlik birimlerinin en tepe noktasındaki Ulusal Terorizmle Mücadele Merkezi’nin (National Counterterrorism Center) Direktörü Joseph Kent Trump’a zehir zemberek ifadelerle dolu bir mektup yazarak görevinden istifa etti. Kent mektubunda, “İran’ın ABD için yakın gelecekte bir tehdit oluşturmadığını, ancak ABD Yönetimi’nin, İsrail’in ve ABD içindeki güçlü lobisinin baskılarına dayanamayarak bu savaşı başlattığını” yazıyor. Kent mektubunda şu çarpıcı ifadeleri de kullanıyor:
“Göreve seçildiğiniz bu ikinci dönemde İsrailli yetkililerle Amerikan medyasının önde gelen isimleri İran’a karşı savaş başlatmak için öyle bir algı operasyonu başlattılar ki sizin MAGA (Savaşmadan ABD’yi yeniden büyütme hareketi) hareketiniz çok ağır darbe aldı. Geçmişte İsrail bizi Irak savaşı içine çekmişti. Bu sefer böyle bir hata yapılmayacağı umudu içindeydim. Ben 11 kez savaş alanında çarpışmış bir asker ve savaş alanında hayatını kaybetmiş sevgili karım Shannon’ın eşiyim (Altın madalyalı bir istihbarat görevlisi olan Shannon Kent Münbiç’in 2019’ta bombardımanı sırasında hayatını kaybetmişti).”
Kent bununla da kalmıyor ve, “İsrail’in savaşına ortak olmak istemediğim için görevimden istifa ediyorum,” diyor.
Pentagon içinde ve istihbarat çevrelerinde tehlikeli, daha da öte acımasız ve korkunç bir kişilik olarak tanınan Kent’in istifası duyulur duyulmaz Beyaz Saray trolleri, terörle mücadele direktörünün anti-semitik duygularla bu şekilde davrandığını ileri sürüp olayı hafife almaya girişti. Kaçık Trump hemen, “Joe iyi ama görevinde zayıf bir insandı. İstifa etmesi iyi oldu,” demeye getirdi. Öte yandan başta AIPAC (American-Israel Public Affairs Committee) olmak üzere ABD’deki öbür yahudi lobileri Kent’in istifasını memnunlukla karşıladılar.
Yıllardır Cumhuriyetçi Parti’ye destek vermesiyle bilinen Kent, istifasından kısa süre önce, İran savaşı patlak verinceye kadar Trump yanlısı olan Amerikalı televizyon yorumcusu olan Tucker Carlson’la yaptığı bir söyleşide, 10 Eylül 2025’te Utah eyaletinde bir suikaste uğrayarak hayatını kaybeden gazeteci-aktivist Charlie Kirk’ten söz etmişti. Kent o söyleşide, Trump ekibinin İsrail’in baskılarına boyun eğerek İran’a savaş açma çalışmalarına Kirk’ün şiddetle karşı çıktığını hatırlatmış, savaşa muhalif olan bazı kişilerin de ileride aynı akıbete uğrayabileceklerini ima etmişti.
Washington’daki aklı başında yorumcular Kent’in istifasıyla birlikte Neo-Con-Evanjelist ittifakının tamamıyla çözüldüğünün anlaşıldığına işaret ediyorlar. Yakın gelecekte ABD’nin başkenti ve başka bölgelerde garip ölüm ya da suikast haberleri alınabileceğini tahmin ettiklerini söylüyorlar. O mahfillerde dolaşan bir iddia, kaçık Trump’ın, Epstein arşivlerinde 13 yaşındaki bir kız çocuğuyla görüntülerinin olması ve bunların İsrail Haberalma Örgütü MOSSAD’ın da eline geçip şantaj malzemesi olarak kullanılması nedeniyle İran savaşına olur vermek zorunda olduğu.
Dünyanın düştüğü hale bakar mısınız? ABD başkanlığına seçilen kaçık bir ahlak yoksunu İsrail’in elinde oyuncak olmuş. Kazanılması çok uzak ihtimal olan bir savaşa ülkesini sokup bütün dünyanın başına büyük bir bela açmış. Su testisi su yolunda kırılır, diyeceğim de ne zaman? Dilerim daha fazla belaya sebep olmadan “etkisiz hale getirilir.”
Bugünlerde yaşadığımız sıkıntılara rağmen Şeker Bayramınızın mutlulukla geçmesini dilerim.