İstanbul
Parçalı bulutlu
-0°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2764 %-0.01
50,3523 %0.3
6.494,20 % 1,86
92.923,55 %-2.327
Ara

Muhteşem nasıl olunur?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Muhteşem nasıl olunur?

MUHTEŞEM ELEANOR Filmini izlerken hayatımdan geçen üç güzel ve harika kadını anımsadım. Akılları başlarında, dostluktan ve sevgiden yana içlerinde dışarıya, dünyaya kocaman bir spot tutan.

Yaptıkları şey elbette karşılıksız ve o yıllarda bile tüm yaşanmışlıklar, o yaşanmışlıklar içerisinden kendilerine sadece sevgiyi seçmiş insanlardı.

Koşulsuz sevgiyi, sadece annelerden almıyoruz ki!

Hayatın içinde gerçekten böyle insanlar var. Ve iyi ki varlar!

Scarlett Johansonn’un ilk kez yönetmen olarak beyaz perdede varlığını gösterdiği ve ilk filmi olmasına rağmen güzel iş çıkardığını söylemeden edemeyeceğim.

Okullar hazır tatile girmişken öyle anlamlı, insan yanımızı pekiştirecek. Sıcacık bir filmi izlemek belki erken kaybettiğimiz büyüklerimizin de, o yıllarda hata olarak görsek de, kendi çağları ve edinimleri ile haklı olduklarına kanaat getirip. Fiziksel olarak olmasa da manevi olarak o gecikmiş kucaklaşmayı yaşayabileceğiz.

“Muhteşem Eleanor” Gençlik bilseydi, ihtiyarlık yapabilseydi, sözünün açık tezahürü.

Kayıplar, acılar, savaşlar ve çocuk yetiştirme.

Büyüyen birey ile kuşak çatışmasını tolera edebilecek en kuvvetli ilaç Eleanor gibi yaşamı olduğu gibi sırtlanıp ama susmamak.

Kendi suskunlarına bir elçi olarak en yakın dostunun vefatı ile “bildiğiniz gibi değil ben o kamptan kurtuldum. Yaşam hiçte kolay değildi” Peki, ya o kişi bu sözleri söyleyemiyorsa en çok hisseden tercüman olacaktır.

Hitler gülümsememi çaldı” diyen Bessi’nin sözcüsü Eleanor bu görevi yakın dostluğuna istinaden paylaşır. Bir aksi beis aramaz art niyet yoktur.

Şunu yaşar, Polonya güzeli doksan üç yaşındaki Eleanor. Bu bir tarihi ve önemli gerçektir. Bana güvenip anlattı ise ve artık yoksa ben de o anlattıkları ile o’yumdur.

Olduğum gibi halimle.

Müthiş bir sevgi fırtınası. Zamane bireylerinin ne kadar yüzeysel yaşadıklarının kanıtı niteliğinde ve hala öğren diyor.

Dünya ne acılardan geçti ve hala öğrenmek istemiyor!

Oysa iyi ve sevecen insan olmak, hiçte zor değil!

Kaçırmayın!

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *