Bilişim, Bilgisayar ve KI/Yapay Zeka...
(Almanya/Avrupa Birliği bu işin neresinde?)
Konu çok aktuel ve de önemli. Hem de ne önemli ne önemli... Şöyle çevrenize bir bakın, ne demek istediğimi anlarsınız... Gençler bir fincan kahveyi bile saatini kasaya tutarak ödüyor... Cüzdan ortadan kalkıyor, para da yakında ortadan kalkacak... Tıpkı banka ödeme kartları gibi…
***
Yıl 1976, Heidelberg Üniversitesi`ndeki öğrenimimizi sürdürüyoruz. Sosyoloji bölümünde istatistik çok önemli. Bu bölümdeki İstatistik Dersi`mize Mannheim Üniversitesi`nden çok baba bir profesör geliyor. Semestr sonunda sınav yapıyor hoca. Öğrenci arkadaşlarımızdan birisi kopya çekmeye çalışıyor... Bunu fark eden hocamız, ``Yapmayın gençler, öğrenmeye bakın. İstiyorsanız ``Sınav Başarı Belgesi``ni sınavsız da dağıtabilirim... Yapmayın, istatistik öğrenmeye bakın! Bilişim öğrenmeye bakın! Aksi taktirde analfabet (okuma yazma bilmeyen) olursunuz...`` diye hepimizi uyardı. Biz o zamanlar bilgisayarları `Delikli Kart` (Lochkarte) ile kullanıyoruz. CD ne, flaş bellek ne bilmiyoruz... Piyasada yok bunlar henüz. Çin`den yurtdışına ilk kez (Heidelberg`e) gelen öğrenciler de yok ortada... Bir yıl sonra, 19 öğrenci Heidelberg Üniversitesi`ne gönderilmişti devlet bursuyla. Çin tarihinde bir ilkti bu.
Hocamizin ne demek istediğini 10-15 sene sonra anladım, anlayabildim.

***
Bilişim, PC, YZ, ChatGPT alanlarındaki gelişmeleri anlayabilmemiz için artık bu kadar uzun zaman dilimlerine gerek yok. Gerek yok, çünkü bu alanlardaki gelişmeler çok hızlı. Öyle hızlı ki, bu gelişmelerin gerçekleştiği zaman dilimleri artık aylarla en fazla bir yılla ölçülüyor...
***
Bu alandaki gelişmeler başlangiçta ABD`nde ve Japonya`da olurken ve Almanya`da/Avrupa Birliği de bu gelişmelere ayak uydurmaya çalişirken, son dönemde bu gelişmeler başta Çin ve Güney Kore olmak üzere Uzak Doğu`ya kaydı. Çin`deki gelişmeler adeta başdöndürücü...
Batı dünyasında yeni bir buluşa, gelişmeye hemen cevap veriyor Çin: ABD`de Tesla rüzgarı esiyor, Çin buna BYD ile cevap veriyor... ABD`de ChatGBT piyasaya çıkıyor, peşinden Çin DeepSeek programını piyasaya sürüyor... Cep telefonlarindaki piyasa mücadelesine hiç girmeyelim.

***
Gerçi bu alanda Avrupa Birliği`nde önemli kıpırdanmalar var. Var olmasına var da, acaba AB (Siz Almanya anlayın...) kaçmak üzere olan treni yakalayabilecek(ler) mi?
***
Bütün bunlar olurken, insanoğlu bütün bu programların (Cep telefonu, elektrikli araba, Yapay Zeka, ChatGBT vd.) tehlikelerinden korkmaya başladı... Özellikle de Yapay Zeka`dan korku çok büyük...
Bence korkmaya gerek yok. Bütün bu gelişmeler, doğanın dönüşümü ve insanlık tarihinin gelişimi göz önüne alınırsa gayet normal. Gelişim sürecinin bir dilimini yaşıyoruz... Hepsi bu.
***
Günahı bilim insanlarının boynuna. Halen kullanmakta olduğumuz teknolojinin, tekniğin 2030 yılından itibaren çok başka bir düzlemde olacağını yazıyorlar... Örneğin Kuantum Bilgisayarlar`ın kullanılmasıyla devrimsel bir sıçrama olacağını dile getiriyorlar. Kuantum Zeka ile çok başka düzlemlerde üretim yapılacağını, yapılabileceğini anlatıyorlar. Örneğin, 2030 yılından sonra Kuantum Zeka ile çok başarılı ameliyat yapılacağı dile getiriliyor. ``Bu gün yapılan ameliyatların, Kuantum Zeka ile yapılan ameliyatların yanında balta ile kalp ve beyin ameliyatı yapmak gibi bir şey olacak...`` diye de ekliyorlar...

***
Klasik örnek ama çok anlaşılır bir örnek: Barut`un icadını düşünelim. Barutla dinamit yapıp insanları da öldürebilirsiniz veya kayaları patlatıp yol da yapabilirsiniz...
ChatGBT ile kitap yazarken destek de alabilirsiniz veya okul bitirme tezinizi de yazdırabilirsiniz... İkincisi kopya çekmek olur ve sahtekarliğa girer. Tercih sizin.
Bu bağlamda önemli olan düğmeye kimin bastığı... Düğmeye basanın hedefi ve niyeti...
Her şeye rağmen insanliğa, insanoğluna güvenelim. Ben güveniyorum.
***
Bu başdöndürücü teknolojik gelişmelerin sonuçlarının toplumsal/sosyal yaşama yansımaması mümkün mü? Aile yapısına yansımaması mümkün mü? Tek tek bireylerin yapısına, yaşam biçimine ve kafa yapısına yansımaması mümkün mü? Bu hızlı teknolojik gelişmeler sadece ekonomiyi, üretimi ve politikayı değil bütünün tamamını etkiliyor...
Bu bağlamda, geçen yılın başlarında, ``Artık Türkiye`de hemen hemen her şey mümkün... Hiç bir şeye şaşırmıyorum...`` diye yazmıştım. Bu yılın daha ilk yazısında belirteyim. Tüm dünyada hemen hemen her şey mümkün... Artık hiç bir şeye şaşırmıyorum…
+++
Peki, dünyada bütün bunlar olup biterken, Türkiye neyle uğraşıyor? Bu alanlarda hangi buluşlarımız var? Hangi uygulamalarımız var? Hangi üretimimiz var? Buluşların sahibi olmak yerine kullanıcısı olmayı tercih ediyoruz gibime geliyor... Ve de montajlamayı...