Sadık Çelik
[email protected]
CHP için yeniden düşünüyoruz: Sesler, sessizlikler ve arayış
Cumhuriyet Halk Partisi bugün sessiz ve derinden bir yol ayrımına doğru ilerliyor. Ama bu, dışarıdan bakıldığında sansasyon vaadeden “büyük kopuş”, “yeni parti”, “iç isyan” türü bir ayrım değil artık. Tercihlerle ilgili bir ayrım.
Kasım üzerine: Dökülmenin ve hatırlamanın zamanı
Kasım, takvimin yalnız ayı. Rüzgâr, yaprağı dalından ayırırken aslında bize hatırlatır: Her kopuş, bir devam etme biçimidir. Doğanın döngüsünde bir teslimiyet gibi görünen şey, aslında hazırlığın en dingin halidir. Çünkü yaprak düşerken ağaç ölmez; dinlenmeye ve yeniden doğmaya hazırlanır.
Sadakat çağında muhalif kalmak
Bir toplumun neye güven duyar? Akla mı, yoksa itaate mi? Bu tercih, bir milletin kaderini sessizce çizer…Liyakat, insanın bir işi bilgiyle, emekle, hakkıyla yapabilme kudretidir.
Bir Tapınağın Hikâyesi: Mekânlar Değişiyor, İnsan Hep Aynı Savaşın İçinde
ParthenonDenizden 150 metre yukarıda, Akropolis’in kayalık tepesinde yükselen sütunlar… Her sabah güneş, Parthenon’un mermerleri üzerinde yeniden doğar. Işık, yüzyılların tozunu aralayıp taşların yüzeyinde gezinirken, sanki içlerinde hâlâ bir nabız atar gibidir. Bir tapınaktan fazlasıdır Parthenon.
Cumhuriyet’in Aynasında Bugün
Türkiye’de uzun zamandır yeni bir fikir doğmuyor. Aslında yalnızca fikir değil, düşünmenin kendisi tükendi sanki. Bilhassa 80’lerden sonra zihinsel üretim neredeyse tamamen dondu. Bugün hâlâ 20’lerin, 30’ların fikirleriyle konuşuyoruz çünkü yenilerini kuracak iklim kalmadı.