Leyla Emeç Tavşanoğlu
[email protected]
Alaturka demokrasi
Ülkemiz insanı yetmiş yıldan fazladır demokratik sistemimizin nasıl adım adım geliştiğini düşünerek övünür. Türkiye’nin 1946 yılında çok partili düzene geçmesi “nurlu ufuklara”ulaşacağımıza olan inancı arttırmıştır.
Trump’ın “Trump Card”ı
ABD’nin başkenti Washington’da, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği’nin kaçık Başkan Trump onuruna verdiği yemekte yaşanan saldırı beni kırk beş yıl öncesine götürdü. Amerikan halkı çok tuhaf. Bakıyorsunuz, kaçık, ahlak yoksunu, düzenbaz birisini Başkanlık koltuğuna oturtmayı uygun buluyor.
Veda konuşmasında ne demişti
Lakabı Ike olan ABD’nin 34. Cumhurbaşkanı Dwight Eisenhower İkinci Dünya Savaşı’nda 1944-45 yılları arası Batı Avrupa’daki Müttefik Kuvvetler’in Başkomutanlığını yaptı. NATO’nun ilk Başkomutanı oldu. ABD’nin 1953 ile 1961 yılları arasındaki Başkanıydı. John F.
ABD’nin muhteşem yalnızlığı
ABD, İkinci Dünjya Savaşı sonundan beri kendini hegemon güç olarak tarif edip dünyanın jandarmalığını yapmaya kalkışıyor. Her hamlesinin sonunda işleri yüzüne gözüne bulaştırıp çekilmek zorunda kalıyor. İsterseniz 1950’deki Kore Savaşı’ndan başlayalım.
Çakma İsa Papa’ya karşı
İran Savaşı, Katolik Dünyası’nın ruhani lideri Papa 14. Leo’yla ABD’nin tam anlamıyla kaçık Başkanı Donald Trump arasında karşılıklı, çok sert atışmalar yaşanmasına yol açtı.