İstanbul
Açık
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,0751 %0.04
53,0172 %0.22
6.656,24 % 0,00
76.507,93 %-0.505

Trump’ın “Trump Card”ı

YAYINLAMA:
Trump’ın “Trump Card”ı

ABD’nin başkenti Washington’da, Beyaz Saray Muhabirleri Derneği’nin kaçık Başkan Trump onuruna verdiği yemekte yaşanan saldırı beni kırk beş yıl öncesine götürdü.

Amerikan halkı çok tuhaf. Bakıyorsunuz, kaçık, ahlak yoksunu, düzenbaz birisini Başkanlık koltuğuna oturtmayı uygun buluyor. Tarihin bir başka evresinde de “kovboy” lakaplı, orta düzeyde, hatta vasat altı diyebileceğimiz sinema oyuncusu Ronald Reagan’ı Başkanlığa layık buluyor.

Kırk beş yıl öncesinin olayı da Washington’da cereyan ediyor. Hem de Trump’a saldırının yapıldığı Hilton Oteli’nde. Tarih 30 Mart 1981. Reagan Hilton Oteli’nde düzenlenen bir toplantıda konuşuyor. Toplantı sonunda binadan dışarı çıkıp makam arabasına binecekken  John Hinckley isimli birisinin silahlı saldırısına uğruyor. Reagan göğsünden ağır yaralanıyor. Beyaz Saray Basın Sözcüsü James Brady beynine isabet eden kurşunla ölümcül bir yara alıyor, kurtuluyor ama ömür boyu sakat kalıyor; iş göremez hale geliyor. Öte yandan üç polis memuru da Hinckley’in açtığı ateşin hedefi oluyor. Reagan, Nisan ayı ortasına kadar hastanede tedavi gördüğü için yerine başkan yardımcısı George Bush vekalet ediyor. Saldırgan Hinckley ise psikiyatrik sorunları olduğu teşhisiyle cezai ehliyeti olmaması nedeniyle bir akıl hastanesine kapatlıyor; 2016 yılında da tahliye ediliyor.

Bunu neden mi anlattım? Trump’a ve Reagan’a yapılan saldırıların mekanı aynı, ancak arada önemli farklılıklar var. Reagan saldırısında ortalık kan gölüne dönüyor. Ronald Reagan şans eseri hayata dönüyor. Ama Basın Sözcüsü Brady ömür boyu sakat kalıyor. Trump’a düzenlenen saldırıda ise her nasılsa hiç kimsenin burnu kanamıyor.

Olay sırasında çekilen görüntülere bakıyorum. Davetliler masaların altında içkilerini içmeye ve selfie çekmeye devam ediyorlar. Kargaşadan yararlanan davetli bir kadın masalardan şampanya şişelerini araklayıp koltuğunun altına saklıyor. Anlaşılan herkes her şeyin farkında.

Hatta Trump olaydan hemen sonra bir basın toplantısı düzenleyip gazetecilerin sorularını soğukkanlılıkla yanıtlıyor. Bununla da kalmıyor. Hilton Oteli’nde güvenlik zafiyeti oluşundan yakınıyor ve konuyu Beyaz Saray’ın bitişiğine yaptırmak istediği, kamuoyundan çok tepki çeken balo salonu inşaatına getiriyor. “Bakın, bu toplantı o balo salonunda yapılsaydı orası öyle bir korunurdu ki kuş uçurtturulmazdı,” diyor.

Uzun uzun düşündüm. Bu, bir buçuk yıl gibi bir süre içinde Trump’a yapılan üçüncü silahlı saldırı. Birisinde kurşun kulağını sıyırıp geçmiş, ama ona bir şey olmamıştı. İkincisi, Beyaz Saray önünde silahlı bir kişinin şüphe çekmesiydi. Bunun Trump’a karşı bir saldırı hazırlığı olduğu ileri sürülmüştü. Bu sefer yüzlerce davetlinin katıldığı Hilton Oteli’nin salonunda hiç kimsenin burnu kanamadı. Trump anlaşılan kamuoyunda hızla düşen desteğini toparlamak ve mağduru oynamak için kendine böyle saldırılar tezgahlıyor. Bunu sadece ben söylemiyorum. Amerikan basınında da bu şüphe iyice dillendirilmeye başlandı. Eh, Trump bu! Çıkarı için yapmayacağı hiç bir şey yoktur. İngilizcede “trump card” diye bir deyim var. İskambil oyunlarında “son koz” demek.  Kaçık başkanın soyadı ve ahlakına uygun bir deyim.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız