İstanbul
Açık
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,2699 %-0.01
53,7636 %0.36
6.407,29 % 2,07
65.906,40 %2.258

Dünya kupasında rakip, iklim diplomasisinde aynı takım

YAYINLAMA:
Dünya kupasında rakip, iklim diplomasisinde aynı takım

Türkiye ile Avustralya, 2026 FIFA Dünya Kupası Grup D maçında dün karşı karşıya geldi. Ve Vancouver’daki BC Place Stadı’nda oynanan karşılaşmada kazanan 2-0’lık skorla Avustralya oldu. Bu maç elbette ülkemiz için çok önemliydi amaç rakibi yenmekti ama bu iki ülke önümüzdeki günlerde aynı takımda yer alacaklar. Nerde? Antalya’da.. Ne zaman? Kasımda…Hangi platformda? COP31’de. Dünya Kupası’nda rakip olan iki ülke, iklim diplomasisinin en önemli sahnesi olan COP31’de aynı takımın oyuncuları olacak.

Dünyanın en önemli iklim toplantısı bu yıl Türkiye’de COP31 adı ile. Bu toplantı sadece Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı bir zirve olmayacak. COP tarihinde nadir görülen bir modelle, Türkiye organizasyonun ve siyasi liderliğin yüzü olurken, Avustralya müzakere masasının başına oturacak. Bu yönüyle COP31, iklim diplomasisinde yeni bir ortak yönetim denemesi olarak da kayda geçebilir.

UNFCCC (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi) sekretaryasına sunulan Türkiye-Avustralya Ortaklık Düzenlemeleri belgesine göre Türkiye COP31’in ev sahibi ve başkanı olacak. İklim müzakerelerinin yürütülmesi, taslak metinlerin hazırlanması, ülkeler arasındaki görüşmelerin yönetilmesi ve COP31 boyunca müzakere sürecinin koordinasyonu büyük ölçüde Avustralya’nın sorumluluğunda olacak.

Bir başka ifadeyle Türkiye stadyumun sahibi olacak, Avustralya ise oyunun kurallarının yazıldığı masanın başında oturacak.

YANİ;

  • COP31’in Resmî Başkanı Türkiye Olacak
  • COP31’e Türkiye ev sahipliği yapacak.
  • Dünya liderleri zirvesi de Türkiye’de düzenlenecek.
  • COP31 Başkanı Türkiye tarafından belirlenecek ve resmen COP’a başkanlık edecek.
  • Türkiye, COP’un tüm lojistik ve organizasyon sorumluluğunu üstlenecek.
  • UNFCCC ile ev sahibi ülke anlaşmasını Türkiye yapacak.

BUNUNLA BİRLİKTE;

  • Müzakereleri Avustralya Yönetecek
  • Türkiye’nin atadığı COP31 Başkanı, bir Avustralya temsilcisini “Müzakereler Başkanı” (President of Negotiations) olarak görevlendirecek.
  • İklim müzakerelerinin yürütülmesi, toplantıların düzenlenmesi, taslak metinlerin hazırlanması ve taraflar arasındaki diplomatik süreçlerin yönetimi Avustralya’nın sorumluluğunda olacak.
  • Bu kişi COP31 boyunca müzakereler konusunda özel yetkiye sahip olacak.

PRE-COP PASİFİK’TE YAPILACAK

  • COP öncesindeki hazırlık toplantısı (Pre-COP), bir Pasifik ada ülkesinde düzenlenecek.
  • Ev sahipliğini Avustralya destekleyecek.
  • Böylece Pasifik adalarının iklim krizinden kaynaklanan sorunları daha görünür hale getirilecek.

TÜRKİYE’NİN EK GÖREVLERİ

  • COP31’in resmi iletişim çalışmalarını yürütmek.
  • BM Yüksek Düzey İklim Şampiyonu’nu atamak.
  • COP31 Eylem Gündemi’nin sorumluluğunu üstlenmek.
  • Avustralya’nın önerdiği Gençlik Şampiyonu’nu (Youth Champion) atamak.

KISACA

Türkiye, COP31’in siyasi liderliği, ev sahipliği ve görünür yüzü olacak. Avustralya ise COP31’in müzakere motoru ve diplomatik koordinatörü rolünü üstlenecek.

Bu iş bölümünün arkasında da önemli bir strateji bulunuyor. Avustralya, Pasifik ada ülkeleriyle birlikte COP31 öncesindeki hazırlık toplantılarını yönetecek. Küçük Ada Devletleri’nin iklim finansmanı talepleri COP31 gündeminin önemli başlıklarından biri olacak. Pasifik Dayanıklılık Fonu için yeni kaynak yaratılması da hedefler arasında.

Türkiye ise COP31’in eylem gündeminden sorumlu olacak. BM Yüksek Düzey İklim Şampiyonu’nu atayacak, konferansın siyasi ağırlığını taşıyacak ve Antalya’yı küresel iklim diplomasisinin merkezi haline getirmeye çalışacak.

Aslında bu tablo Türkiye açısından yeni bir sınav anlamına geliyor.

Türkiye son yıllarda iklim politikalarında önemli adımlar attı. İklim Kanunu çıkarıldı, Emisyon Ticaret Sistemi kuruluyor, ulusal katkı beyanı güncellendi ve COP31 ev sahipliği alındı. Ancak ev sahibi olmak ile gündemi belirleyen ülke olmak aynı şey değil.

Bugün futbol sahasında Türkiye ile Avustralya arasındaki maçın kazananı belliydi. COP31 sahnesinde ise asıl merak edilen soru şu;

Türkiye sadece ev sahibi ülke olarak mı hatırlanacak, yoksa COP31’in sonunda iklim diplomasisinin oyun kurucularından biri olmayı başarabilecek mi? Ve Antalya’ya giderken bakmamız gereken skor tabelası futbol sahasındaki değil, müzakere masasındaki olacak.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız