İstanbul
Az bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6126 %0.09
51,5157 %0.04
6.663,08 % 0,02
68.489,69 %-1.204

Dalından Dünyaya… Ama Üreticiye Uğramayan Değer

YAYINLAMA:
Dalından Dünyaya… Ama Üreticiye Uğramayan Değer

Karadeniz’in altını: Fındık… Ama neden bu kadar değersiz hissediliyor?

Ordu’da denize karşı yürürken o yamaçlara bakarsınız. Yeşilin içinden size bakan şey sadece doğa değil aynı zamanda bu bölgenin bir kaderi de size bakar.

Fındık.

Ama bugün o kader, artık bir geçim kaynağından çok bir yük gibi taşınıyor.

Dünyanın Lideriyiz Ama Kazanan Değiliz

Türkiye, dünya fındık üretiminin yaklaşık %60 ile %75 arasını karşılıyor.

Gelelim asıl soruya:

Bu kadar büyük bir gücün karşılığı neden üreticinin cebine yansımıyor?

İki sistem devrede. Üretici ham maddeyi satıyor. Asıl sorun burada başlıyor. Değer maalesef yurt dışında işlenip katlanıyor. Dünya fındık ekonomisinin büyüklüğü hemen hemen 130-150 milyar dolar arasıyken, Türkiye bu pastadan sadece 2-2,5 milyar dolar alabiliyor.

 

Fiyat Var Ama Değer Yok

Fındık üreticisinin en büyük sorunu: Fiyatın var ama karşılığının olmaması. 6 Nisan 2026 Pazartesi günü serbest piyasada fındık fiyatları en yüksek kilogram başına 260 TL ile Giresun oldu. 230 TL ile Trabzon ve Ordu takip etti.

Aynı ürün marketlerde kat kat fiyata satılırken, aradaki farkın artık sadece ticaret değil bir sistem sorunu olduğu net şekilde anlaşılıyor.

Fiyatların geç açıklanması, maliyeti karşılamaması, piyasada belirsizliğin olması üreticiyi ümitsiz bir şekilde etkiliyor. Kazanç yerine ne kadar kayıp yaşayacağız diye ister istemez düşündürüyor.

Üreticiler Ne Diyor?

Bir üretici durumu şöyle anlatıyor:

“Bir yıl boyunca emek veriyoruz. Gübre, işçi, bakım…

Ama sezon sonunda kazandığımız para, harcadığımızı bile karşılamıyor.”

Bir başka üretici ise daha net özetliyor:

“Fındığın fiyatını biz belirlemiyoruz ama tüm yükü biz çekiyoruz. İşçi bulmak zor, bulsak pahalı. Gübre desen ateş pahası. Biz emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Bu iş böyle devam ederse çocuklarımız bu bahçeye girmez.”

 

Ortak cümleleri ise, “Fındık bizim geçim kaynağımızken şimdi sadece alışkanlık haline geldi.”

 

Katma Değer Üretememek

Fındık Türkiye’de üretiliyor ama dünyada işleniyor. Bunların başlıcaları çikolata, krema ve sanayi ürünü…

Bunlar başka ülkelerde katma değere dönüşürken Türkiye ise hala:

‘Kabuklu sat, gerisini unut’ cümlesini net bir şekilde gösteriyor.

2025 verilerine göre ihracat %26’dan fazla düştü ve gelir geriledi. Alternatif üreticileri düşünürsek (ABD, Şili, Gürcistan) maalesef Türkiye’ye bağımlılık azalıyor. Yani değer görmeyen üreticinin bu koşullara isyan edip piyasadan çekilmesi an meselesi.

 

Peki Çözüm Ne?

Kısacası bu tablo bir kader değil. Ama çözüm yıllardır görmezden gelinen gerçekleri kabul etmekten geçiyor.

-Üreticiye maliyetinin altında fiyat dayatılırken,

-Katma değer başkalarının cebine girerken,

-Kooperatifler güçsüz bırakılırken,

-Küçük üretici yalnızlaştırılırken…

Bu düzen değişmeden fındık da değişmez.

 

Karadeniz’in yeşiline sinmiş bu emek, artık sadece doğanın değil, ekonominin de insafına bırakılmış durumda.

 

 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız