İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
45,9218 %0.2
53,5677 %0.14
6.668,91 % -0,28
73.316,85 %-0.909

Asklepion'dan Eşrefpaşa'ya; İzmir'in şifa mirasının belgeseli

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Asklepion'dan Eşrefpaşa'ya; İzmir'in şifa mirasının belgeseli

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapımcılığını üstlendiği ve belediye kültür-sanat birimindeki sinema bölümünden Ahmet Utku Soylu'nun yönetmenliğini üstlendiği “Asklepion’un Mirası” belgeselinin ilk gösterimi iki hafta önce İzmir Sanat'ta yapıldı. 

Antik çağın kutsal sağlık merkezi Bergama Asklepion’dan Eşrefpaşa Hastanesi’ne uzanan sağlık hizmetleri tarihine ışık tutan “Asklepion’un Mirası: Antik Bir İnançtan Eşrefpaşa Hastanesi’ne” belgeselinin ilk gösterimine İzBB Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın yanında İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Gül Ergör, Ege Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Ülkü Bayındır, İzBB Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, belgeselin seslendirmesini yapan oyuncu, yazar ve hekim Ercan Kesal; belgeselde yer alan hekimler ile akademisyenler, sivil toplum temsilcileri, sanatçılar, öğrenciler katıldı. Beğeni toplayan belgesel gösterimine ben de ortopedi uzmanı hekim arkadaşım, aynı zamanda Kesal'ın E.Ü. Tıp'tan dönem arkadaşı Dr. Yaman Örgen ile birlikte gittim ve iyi ki de gitmişim,  çünkü ülkemizin tek belediye hastanesi olan ve kurulduğu dönemden bu yana İzmir’in şifa tarihinde çok önemli bir yeri olan Eşrefpaşa Hastanesi hakkında bilgim vardı ama İzmir’in antik çağdan bu yana şifa tarihine ilişkin çok şey öğrendim. 

Kendisi de uzman hekim olan ve 36 yıllık meslek yaşamı olan Dr. Tugay,  gösterimin ardından son olarak sözü aldığında teşekkür ettikten sonra belgeselin anlatıcısı Kesal'ın Hekimlik Sanatları kitabının "Hekim kardeşim..." diye başlayan son bölümünden şu pasajı paylaştı: 

"Beden üzerinde hak iddia eden tıp biliminin hevesli polislerinden olma. Yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan ve olan bitene sessiz kaldıklarımızdan da sorumluyuz. Yeryüzü bizden önce vardı ve bizden sonra da var olmaya devam edecek. Biz, büyük bir sofranın tesadüfen bu çağda yerini almış misafirlerinden başka bir şey değiliz. Nasibimize düşeni alıp, sofrayı dağıtmadan edebimizle kalkıp gideceğiz." 

Ercan Kesal,  E.Ü. Tıp Fakültesi'nden mezuniyeti sonrasında ayrıldığı İzmir’e dönüp dolaşıp yıllar sonra yeniden döndü ve aşık olduğu bu kente yerleşti. Urla'da bir kültür-sanat-düşünce kuruluşu olan Urla Dam'ı kurdu sanatçı eşi Nazan Kesal'la birlikte. O da mikrofon verildiğinde Mülkiye'de başladığı öğrenciliği Dişçilik'e alıp sonra da Tıp'a geçiş yaptığını anlattı ve tıptan doktorla birlikte  çok şey çıktığı klasik esprisini patlattı! İstanbul’da kurduğu özel hastanenin tanığıyım. O da başlıbaşına güzel bir hikayedir. Oradaki ortağı Opr. Dr. Cengiz Alp de arkadaşımdır ve onun da bir ayağı Urla dolaylarında birkaç yıldır. Tıp'tan hakikaten de doktorla beraber çok farklı uğraşlara yönelen simalar da  çıkıyor. Onlardan birisi de İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Tugay.  Daha önce de 2019-2024 arasında Karşıyaka Belediye Başkanı idi. Onu ilk kez Karşıyaka adayı olduğunda tanıdım. Uğur Dündar aradı birgün o sıralarda; "Karşıyaka Belediye Başkan Adayı ile çarşıda birlikte dolaşmaya ne dersin?" dedi. Dündar,  normalde parti çalışmalarına katılmaz. Şaşırdım tabiî... Bunun üzerine Cemil Beyin mesleği neymiş? dediğimi hatırlıyorum. "Hekim" deyince,  "İyi o zaman katıl, hekimler iyidir" dedim. Bunun üzerine Dündar,  "O zaman beraber olalım" deyince ben de gittim ve Karşıyaka çarşıda iki saat birlikte olduk.  Siyasetteki ve yerel yönetimlerdeki hekimler ortama değer katan,  güvenilir insanlar (Bu arada,  tabiî Dr. Tugay seçildi ve tebrik ettikten bir süre sonra Karşıyaka'da önerimle, o zaman henüz CHP Grup Başkan Vekili olan Özel’in eczacı arkadaşı,  benim de yakın dostum İbrahim Ertürk'ün (Muğla 4. sırada milletvekili adayımızdı ve maalesef üç çıkarınca orada seçilemedi) hekim oğlu ve gelininin muayenehanesini açtık birlikte). 

Biz yine belgesele dönelim... Belgeselle ilgili söz verilen, E. Ü. önceki rektörlerinden ve aynı zamanda Dr. Tugay’ın da hocası olan Prof. Dr. Ülkü Bayındır, belgeselin bir parçası olmaktan mutluluk duyduğunu belirterek şunları söyledi:

“Asklepeion kendi zamanında önemli bir tıp merkezi ve çevresine örnek olmuştu. Eşrefpaşa Hastanesi de benzer şekilde, semtin ortasında, hiç ücret almadan sağlık hizmeti veren özgün bir merkezdir. Türkiye’ye tanıtılması gereken bir sosyal belediyecilik örneğidir. Asklepeion’un bıraktığı izleri, Eşrefpaşa da bize bırakmaktadır.” 

Projenin İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından titizlikle yürütüldüğünü anlatan Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay da aynı zamanda Dr. Tugay’ın tıptan sınıf arkadaşı diye biliyorum. Hatta birkaç ay önce yeni öğrendim,  benim için kıymetli Dr. Jale Akın Denizci de onların sınıf arkadaşıymış meğer. Prof. Dr. Okyay'ın sözleri şöyleydi: 

 “Birlikte çalıştığımızda farklı disiplinler bir araya geldiğinde ne güzel işler ortaya çıkıyor. Bu proje, belediyenin kendi personelinin emeğiyle gerçekleşti. Kentler, farklı insanlarla karşılaşmalara olanak sağlar; bu karşılaşmalarda en büyük farklılık ise dezavantajlı kesimlerle ilgilidir. Biz de Eşrefpaşa Hastanesi aracılığıyla en dokunulmayana dokunmaya çalışıyoruz. Bu, halkın kimsesiz olmadığını gösteriyor ve farklı bir yerel yönetim anlayışını ortaya koyuyor.” 

6 aylık emeğin ürünü
Projenin mimarlarından Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram, belgeselin 6 aylık yoğun bir emeğin ürünü olduğunu belirterek, “Hekimlik, insanın acılarını gören ve hisseden bir meslektir. Her tedavi ve her ölüm, bizde bir iz bırakır. Binalara sadece yapı olarak bakmıyoruz; onlara anlam yüklüyoruz. Hekimlik, insan ayrımı yapmadan çalışılan bir meslek. Bunları size hissettirmek bizim için çok önemliydi” ifadelerini kullandı. 

Asklepion’dan Eşrefpaşa’ya: İzmir’in Sağlık Mirası
İzmir Büyükşehir Belediyesi imzalı belgeselin yönetmenliğini Kültür Sanat Şube Müdürlüğü Sinema Destek Birimi’nden Ahmet Utku Soylu üstlendi. Seslendirmesini ünlü oyuncu, yönetmen, yazar ve hekim Ercan Kesal yaptı. Danışmanlığını Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram ve Dr. Turhan Sofuoğlu’nun yürüttüğü belgeselde, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay ile Prof. Dr. Fehmi Akçiçek, Prof. Dr. Ülkü Bayındır, Prof. Dr. Şerafettin Canda, Prof. Dr. Tülay Canda, Doç. Dr. Akın Ersoy, Prof. Dr. Veli Lök, Prof. Dr. Zafer Öztek, Prof. Dr. Felix Pirson, Orhan Beşikçi ve Ayşegül Güngören konuşmacı olarak yer aldı. 

Televizyonlardan üniversitelere gösterim planlanıyor
İlk gösterimini yapan “Asklepion’un Mirası: Antik Bir İnançtan Eşrefpaşa Hastanesi’ne” belgeselinin ilerleyen dönemde ulusal ve yerel televizyonlarda yayınlanması hedefleniyor. Ayrıca, belgeselin üniversitelerde, festival ve film günlerinde, özel gösterimlerde, kongrelerde ve dijital platformlarda da izleyiciyle buluşması planlanıyor.

Evet,  bu yıl hizmete gireceğini umduğum ek binasıyla daha da değer kazanacak olan ülkemizin tek belediye hastanesi Eşrefpaşa Hastanesi’nin İzmir için önemini vurgulamak için şunu belirterek bitireyim yazıyı: Cumhuriyet'in ilk yıllarında İstanbul,  Ankara ve birkaç büyük ilde daha Numune Hastaneleri inşa edilmişti. Ancak İzmir'de bu adım atılmamıştı. Nedeni ise zaten o zamana göre İzmir'de dört başı mamur Eşrefpaşa Hastanesi'nin olması. Dr. Yaman'dan öğrendiğim bu bilgi de belgesele bir katkı olsun. 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız