Prof. Dr. Ersan Şen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP'de yaşanan kurultay tartışmalarına ilişkin hukuki değerlendirmelerde bulundu.
Şen, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 14. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, “Olağanüstü toplantılar, genel başkanın veya merkez karar ve yönetim kurulunun lüzum göstermesi veya büyük kongre üyelerinin en az beşte birinin yazılı istemi üzerine yapılır.” hükmünü hatırlatarak, büyük kongre üyelerinin yani delegelerin en az beşte birinin siyasi partinin kongresini toplama hakkına sahip olduğunu ifade etti.
Kurultay Yapılıp Yapılamayacağı Tartışması
Şen, 38. Olağan Kurultay hakkında verilen hükümsüzlük kararının, kurultaya giden süreci de etkilediği yönünde bir yorum yapılması halinde ve İstanbul İl Kongresi'ne ilişkin eskiye dönülme kararının da dikkate alınması durumunda, tedbir kararı verilmiş kesin hükümsüzlük davası sonuçlanmadan yeni bir kurultay yapılamayacağının ileri sürülebileceğini belirtti.
Buna karşılık siyasi partilerde kongre yapılmasının önüne geçilemeyeceği yönünde bir görüşün de savunulabileceğini kaydeden Şen, verilen tedbir kararının İstanbul İl Kongresi ve delege seçimlerini kapsamadığını, bu nedenle 38. Olağan Kurultay öncesinde seçilmiş delegelerin hak ve yetkilerinin devam ettiğinin ileri sürülebileceğini ifade etti.
Yetki Tartışması: Mahkemeler mi, YSK mı?
Konuya ilişkin hukuki yapının oldukça karmaşık olduğunu vurgulayan Şen, Siyasi Partiler Kanunu'nun 21, 29 ve özellikle 121. maddelerinden kaynaklanan yetki tartışmalarına dikkat çekti.
Hukuk mahkemelerinin siyasi parti seçimlerine müdahale edemeyeceği ve bu konuda asıl yetkinin ilçe seçim kurulları ile Yüksek Seçim Kurulu'nda (YSK) bulunduğu yönünde görüşler bulunduğunu belirten Şen, mevcut mevzuatta değişiklik yapılmadan sorunun tamamen çözülebilmesinin zor göründüğünü ifade etti.
“Parti Yönetimi Olağanüstü Kongreyi Engelleyemez”
Şen, sonuç olarak delegelerin en az beşte birinin yazılı talebiyle olağanüstü kongreye gidilebileceğini ve mevcut parti yönetiminin bunu engelleyemeyeceğini savundu.
Bu konuda tedbir kararını veren mahkemeden açıklama istenebileceğini belirten Şen, ancak mahkemenin dosyadan el çektiği için açıklama yoluyla kararını değiştiremeyeceğini veya yeni bir karar veremeyeceğini kaydetti.
Seçimli olağanüstü kongre yapılması halinde seçimlerin gözetim ve denetimi konusunda yetkili mercilerin ilçe seçim kurulları ile YSK olacağını ifade eden Şen, buna rağmen sürecin yeniden tedbir talepleriyle asliye hukuk mahkemelerinin önüne gelebileceğini belirtti.
“Süreç Hukuk ve Demokrasi Kuralları İçinde Sonuçlanmalı”
Prof. Dr. Ersan Şen değerlendirmesini, “Umarız bu süreç daha fazla uzamadan, hukuk ve demokrasi kurallarına uygun olarak bir an evvel çözüme kavuşur.” ifadeleriyle tamamladı.