Kitap ve Kütüphane
Sevgili Okurlarım
Sizlerle buluşmayalı uzun zaman oldu. İnsan belli bir yaşa gelince vücut beyin kadar çalışamıyor. Gençken bu zamanları hiç düşünmeyiz. Gelince de şaşkınlıkla gençken yapabildiğimiz pek çok şeyi artık yapamayacağımızı öğreniyoruz. Yine de bu halimden çok memnunum çünkü yine yazabiliyorum.
Başlıktan görebildiğiniz gibi benim hayattaki tutkularımdan biri olan Kitap hakkında sizlere yazmak istedim.
Henüz ilkokulda iken yatağımda yorganın altında çizgi romanlar okurdum. Orta okula gelince gözlerim bozulmuştu ve sıramdan tahtayı göremiyordum. Sınıf öğretmenim bu durumu farketmiş ,Annemi çağırarak iyi görmediğimi söylemişti. O günden beri gözlük kullanıyorum. Yakından iyi gördüğüm için kitap okumaya devam ettim.
Etrafımdaki herkesi okumaya teşvik ettim. Kitap okumak deyince bu konuda hayran olduğum büyük Atatürk hakkında yazmak isterim. Hayatında o kadar kitap okumuş ki gelen yabancı devlet adamları bilgisi hakkında hayretler içinde kalıyorlardı. Nasıl olur da hayatının büyük bir kısmı savaşla geçen bir adam binlerce kitap okur? Bir olay ile bunu sizlere anlatayım.
İstiklal savaşı kötü gidiyordu. Düşman Sakaryaya gelmişti.ismet ve Fevzi paşalar Atatürkün Ankara garındaki çalışma odasına gelip Ankaraya geri çekilmelerini önerince kendisi hayır deyip yerimizde kalacağımızı ve kendisinin Sakaryaya gideceğini söylüyor. Gitmeden yetkililere talimat verip Ankarada Etnoğrafya müzesini kurmalarını söylüyor.
Emirerine de odasındaki sandığı almasını söylüyor. Emireri meraktan sandığın içine bakınca kitap dolu olduğunu görüyor. Atatürke gidip cepheye kitaplarla mı gideceğini sorunca Ulu Önderin cevabı çok önemlidir.
Diyor ki : Savaş planlarını yaptıktan sonra gece ne yapacağım? Tabii ki kitap okuyacağım.
Atatürkün dehası olmasaydı Sakarya savaşını kazanamazdık. Onca kitap okumasaydı bu kadar çok reform yapamazdı.
Sevgili Okurlarım kitap okumak insanın ufkunu açar. Kitap okumanın sonu yoktur,ne kadar çok okursanız o kadar bilgili olursunuz. Ben de ömrüm boyunca etrafımdaki herkesi teşvik ettim. Ulaşabildiğim her okulda kütüphane yaptım,gençleri okumaya teşvik ettim.
Yüce Atatürkün bence en önemli söylemi ile yazımı noktalıyorum.
Hayatta en hakiki mürşit İlimdir.
Saygı ve Sevgilerimle