İstanbul
Açık
23°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,4792 %-0.02
53,3552 %0.15
6.205,50 % -1,30
64.216,00 %0.883

Kitap ve Kütüphane

YAYINLAMA:
Kitap ve Kütüphane

Sevgili Okurlarım
Sizlerle buluşmayalı uzun zaman oldu. İnsan belli bir yaşa gelince vücut beyin kadar çalışamıyor. Gençken bu zamanları hiç düşünmeyiz. Gelince de şaşkınlıkla gençken yapabildiğimiz pek çok şeyi artık yapamayacağımızı öğreniyoruz. Yine de bu halimden çok memnunum çünkü yine yazabiliyorum.
Başlıktan görebildiğiniz gibi benim hayattaki tutkularımdan biri olan Kitap hakkında sizlere yazmak istedim.
Henüz ilkokulda iken yatağımda yorganın altında çizgi romanlar okurdum. Orta okula gelince gözlerim bozulmuştu ve sıramdan tahtayı göremiyordum. Sınıf öğretmenim bu durumu farketmiş ,Annemi çağırarak iyi görmediğimi söylemişti. O günden beri gözlük kullanıyorum. Yakından iyi gördüğüm için kitap okumaya devam ettim.
Etrafımdaki herkesi okumaya teşvik ettim. Kitap okumak deyince bu konuda hayran olduğum büyük Atatürk hakkında yazmak isterim. Hayatında o kadar kitap okumuş ki gelen yabancı devlet adamları bilgisi hakkında hayretler içinde kalıyorlardı. Nasıl olur da hayatının büyük bir kısmı savaşla geçen bir adam binlerce kitap okur? Bir olay ile bunu sizlere anlatayım.
İstiklal savaşı kötü gidiyordu. Düşman Sakaryaya gelmişti.ismet ve Fevzi paşalar Atatürkün Ankara garındaki çalışma odasına gelip Ankaraya geri çekilmelerini önerince kendisi hayır deyip yerimizde kalacağımızı ve kendisinin Sakaryaya gideceğini söylüyor. Gitmeden yetkililere talimat verip Ankarada Etnoğrafya müzesini kurmalarını söylüyor.
Emirerine de odasındaki sandığı almasını söylüyor. Emireri meraktan sandığın içine bakınca kitap dolu olduğunu görüyor. Atatürke gidip cepheye kitaplarla mı gideceğini sorunca Ulu Önderin cevabı çok önemlidir.
Diyor ki : Savaş planlarını yaptıktan sonra gece ne yapacağım? Tabii ki kitap okuyacağım.
Atatürkün dehası olmasaydı Sakarya savaşını kazanamazdık. Onca kitap okumasaydı bu kadar çok reform yapamazdı.
Sevgili Okurlarım kitap okumak insanın ufkunu açar. Kitap okumanın sonu yoktur,ne kadar çok okursanız o kadar bilgili olursunuz. Ben de ömrüm boyunca etrafımdaki herkesi teşvik ettim. Ulaşabildiğim her okulda kütüphane yaptım,gençleri okumaya teşvik ettim.
Yüce Atatürkün bence en önemli söylemi ile yazımı noktalıyorum.
Hayatta en hakiki mürşit İlimdir.
Saygı ve Sevgilerimle

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız