İstanbul
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,4523 %-0.02
53,1534 %-0.14
6.191,29 % -1,52
62.813,70 %-1.691

Bir gün CHP'yi de geri almak üzere daha güçlü bir iktidar yürüyüşü için...

YAYINLAMA:
Bir gün CHP'yi de geri almak üzere daha güçlü bir iktidar yürüyüşü için...


 

Mutlak butlancı tayfa, iktidara embeded olarak adımlarını atmayı sürdürüyor. Kuralsız ve parti içi işleyişi de bir kenara bırakarak, aynen iktidarın YSK'nın yetkisinde olan bir konuda yetkisiz alt mahkemeleri devreye soktuğu gibi, PM'yi bay-pass ederek-ki, PM de artık yok!- MYK marifetiyle milletvekillerini disipline hem de tedbirli olarak sevk ediyor. En yeni marifetleri çarşamba günü aralarında ilk üç büyük il de olmak üzere bazı il başkanlarını yönetimlerle birlikte görevden almak! 

HERŞEYİ YAPABİLEN SADECE KURULTAYI YAPAMAYAN MUTLAK BUTLANCI TAYFA!

Öteyandan,  partiyi birinciliğe taşıyan Yavaş desteğindeki İmamoğlu-Özel İttifakı da yeni bir olağanüstü kurultay için delegelerin imzalarını çarşamba günü mutlak butlancı genel merkeze teslim etti. Mutlak butlancı tayfadan bu imzalara yanıt ise,  "değil 900, 1900 imza da olsa tedbir kararı nedeniyle kurultaya gidilemez " oldu. Tedbir kararına karşın herşey yapılabiliyor,  ancak sadece 45 gün içinde yapılması gereken kurultay yapılamıyor! Oysa,  26 Temmuz'a kadar CHP'nin kurultayını toplayamaması,  partinin seçimlere katılabilmesini riske atıyor. YSK,  belli bir zaman zarfında kurultay toplamayan partiyi seçime almayabilir. 

A PLANINDA "DÜĞÜM" KURULTAY, AMA ÖLÜDEN DE GÖZYAŞI BEKLENMEZ 

Özel, işte o yüzden "26 Temmuz'a kadar bir kurultay yapılamazsa CHP'yi seçime sokmayabilir iktidar. Bizim buna hazır olmamız lazım" diyor. Bu noktada CHP'nin seçilmiş yöneticilerinin parti örgütleri ve seçmenin beklentisine yanıt vererek yeni bir parti kurması, hatta var olan bir partiyi de yedekte tutması,  hatta ve hatta başka alternatifleri de erken veya baskın bir seçime karşı hazır etmesi normal ve anlaşılabilir bir eylem planıdır. 

Özel, "Bu partiyi kuruyor olmak ya da bu partiye sahip olmak butlan meselesiyle, mücadelemizle bağlantılı bir şey değil. CHP'nin seçime sokulmama girişimine karşı alınmış bir tedbir" diyerek,  butlancılara partiyi bırakmama mücadelesini de sonuna kadar sürdüreceğini de vurguluyor. Yani, seçilmiş CHP'nin A Planı,  partiye sahip çıkmak. Kurultayın risk oluşturmadan toplanması halinde sorun yok. Ancak,  risk de alınmak istenmiyor. Bu iktidara artık hiçbir şekilde güvenilmez. Özetle,  A Planında "düğüm", kurultay. Özel'in deyimiyle "felaket senaryosu"na, yani mutlak butlancı tayfanın,  daha doğrusu mutlak butlancı başının kurultayı olması gereken zamanda toplamaması karşısındaki çare   kaçınılmaz olarak yeni bir parti. Özel buna da "Hak etmeyene hak veren bir uzlaşmanın parçası olmayacağız" diyerek işaret ediyor. Ölüden gözyaşı   mutlak butlan tayfasının şimdiye kadar ki pratiği gösteriyor ki, makul süresinde kurultay beklemek abesle iştigal. Zaten mahallelerden başlayacak olağan kurultay için karar aldılar bile. Normal şartlar altında o süreçte seçilmiş CHP'nin kazanması işten bile değil ama uzun bir süreç olacağı için seçime girememe söz konusu olacak. Açık yazayım; olağan kurultayda 7-8 ay sonra İmamoğlu-Özel İttifakı yine kazanacak ama CHP seçime YSK kararı ile sokulmayacak! 

ÖNEMLİ OLAN CHP'NİN KALBİ 

Evet,  CHP'nin binaları, araçları,  parası,  tabelası iktidara embeded mutlak butlan tayfasınca alındı. 1953'te DP iktidarı açıkça el koymuştu! Şimdi örtülü el koyuldu! Ancak unutulan şu,  ne diyor Özel; "CHP'nin kalbini kimseye vermeye niyetimiz yok ". O kalp,  bu partiye gönül veren delegeler, üyeler,  milyonlarca seçmen... Hatta,  halk,  seçmen örgütün de ilerisinde,  İmamoğlu-Özel İttifakı'nın oluşturduğu umudun peşinde. Örgütlerde belki yüzde 5'e kadar fire olabilir,  o kadar... Zaten o kadar çürük kontenjanı olur, embeded butlan tayfasının peşine bir avuç fırsatçı,  selden kütük kapma heveslisi,  oportünist, partide aradığını bulamayan az sayıda bedbaht olmadım takılabilir. Örneğin çarşamba akşamı Ankara'daki il başkanları toplantısından doğru il binasına gelen ve burada yaptığı açıklamanın ardından nöbete duran CHP'nin seçilmiş il başkanı Çağatay Güç'e ilçe başkanlarının tümü (30) yetmedi,  eski ilçe başkanlarının da ezici çoğunluğu birkaçı dışında milletvekillerinin çoğunluğu, ilçe belediye başkanları,  eski PM üyeleri ve parlamenterler ile eski belediye başkanları destek verdi. Bu tablo diğer illerde de pek farklı olmamıştır. 

SEÇMEN BELİRSİZLİK İSTEMİYOR 

Belirsizlik iyi değil,  ölüden gözyaşı beklemeden artık yeni bir parti için düğmeye basmanın vakti yaklaşıyor. Ancak tabii Özel'in de bütün yapılacakları hukuki ve siyasi zeminde yapıp, bir yerde "neyin olmayacağını" gösterip "neyin olacağına" dikkat çekmesi de normal. Fakat vakterişince halkın,  seçmenin sesine kulak vermeyecek hiçbir irade yoktur. Bu konjonktürde yeni bir parti için yola çıkılırken açıklanacak manifestoda "CHP'nin logosu altından geçici olarak,  küresel ayağı da olan bir komplo ile parti hile ile ele geçirildiği için ayrılıyoruz ama birgün,  en kısa zamanda geri almak üzere..." ifadesi mutlaka yer almalıdır. 

FABRİKA AYARLARINA DÖNÜŞ YÜRÜYÜŞÜ YENİ PARTİ İLE HIZ KAZANACAK 

ABD emperyalizminin Türkiye Masası çok yönlü çalışıyor ülkemiz üzerinde. Malum köstebek sonrasında, onun tasfiyesi ile birlikte ABD, AK Parti'nin başındaki Erdoğan ile anlaştı. Bir çekişme sonrasında Erdoğan,  hizaya sokuldu. Malum masa,  CHP'nin tasfiyesi için de çalışıyor. Öncesinde iki kez işbirlikçisi unsurlar eliyle kapatılmak istendi, başarılamadı. Atatürk Türkiye'sinin siyasi taşıyıcısı olan parti nihayet hem de askerler eliyle 12 Eylül cuntası tarafından kapatıldı! Sonra küllerinden doğdu. Mutlak butlancı başı marifetiyle de başkalaştırılmak istendi. Bu girişim 4-5 Kasım 38. Olağan Kurultay'da bertaraf edildi. İmamoğlu-Özel İttifakı'nın kurultay zaferi,  bir yerde CHP'nin geri alınmasıydı. Ne demişti İmamoğlu? "CHP'de değişim olmadan ülkede değişim olamaz". Nitekim CHP'deki değişimle birlikte memlekette "fabrika ayarlarına dönüş" umudu yükseldi. CHP, değişimden sadece beş ay sonra girdiği ilk seçimde (yerel seçim) yüzde 38 oy alarak 47 yıl aradan sonra "Türkiye'nin Birinci Partisi" oldu. 

A Planının tıkandığı noktada kimsenin kuşkusu olmasın,  B Planı devreye girecek,  yeni bir parti ile birlikte fabrika ayarlarına dönüş yürüyüşü hız kazanacak, oklar yeniden daha güçlü şekilde iktidara yönelecek. Türkiye’nin buna gereksinimi var. Memleketin yüzüne renk gelmesi için, ülkemizin en önemli yumuşak gücü olan çoğulcu demokrasi,  serbest seçim, özgür irade,  hukukun üstünlüğü için,  insanca hakça bir düzen için,  saygın ve bölgesinde sözü dinlenen güvenilir bir Türkiye için buna çok gereksinim var. 

İZMIR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI DR. TUGAY’IN AÇIKLAMASI 

Bu yazıya son noktayı koyduğum dün akşam 22.00'ye doğru gelen açıklamayla İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın açıklaması düştü önüme. Anlıyorum ki o da artık "ölüden gözyaşı" beklemenin nafile olduğunu saptamış. Söz konusu tarihi açıklamayı aynen aşağıya alıyorum: 

"Cumhuriyet Halk Partimiz’in maruz kaldığı “mutlak butlan” kararı ve takip eden süreçte yaşananlar herkesin malumudur. Bu sürecin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve Cumhuriyetimizi kurmuş olan partimizde büyük zararlara yol açtığını görüyor ve anlıyorum. Özellikle son günlerde üst üste alınan ihraç kararları çok endişe vericidir. Bir grup il başkanı ile birlikte İzmir İl Başkanı’mızın görevden alınması İzmir’in siyasi iradesine yapılmış büyük bir haksızlık ve kabul edilemez bir yanlıştır. Partimizin üyelerinden ve seçmeninden gelen siyasi iradenin hoyratça göz ardı edilmesi, gelecek günlerde alınacak benzer kararların habercisi niteliğindedir. Ardı ardına alınan bu kararların olağan görülmesi ve kabul edilmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında çıplak gerçeklerle yüzleşmemizin artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Partimizin normal demokratik yönetim ortamına en kısa zamanda kavuşması için hepimizin üzerine düşen sorumluluklar elbette vardır. Bugüne kadarki tavrımla, söylemlerimle ve olağanüstü kurultay için imzamı vererek bu sürece elimden geldiğince katkı vermeye çalıştım. Ancak anlıyor ve görüyorum ki iyi niyetli çabalarımız beklediğimiz süre içerisinde sonuç vermeyecek, bunun yanında pek çok parti üyemiz haksız ve hukuksuz bir şekilde hedef yapılmaya devam edilecektir. Ülkemizin her türlü kurgu, vesayet ve manipülasyondan uzak, halkımızın hakları ve refahı için çalışan bir Cumhuriyet Halk Partisine ihtiyacı olduğuna yürekten inanıyorum. Yaşamım boyunca bu mücadelenin bir parçası olmaya devam edeceğim. Ancak 'Mutlak Butlan CHP’si' bu mücadelenin çatısı değildir.  
Bu kanaat ve düşüncelerle, büyük bir üzüntüyle ve bir gün geri dönebilme umuduyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bundan sonraki süreçte bağımsız olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimi sürdürecek, şehrimize ve halkımıza tüm gücümle hizmet etmeye devam edeceğim." 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız