ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatı doğrultusunda 27 Haziran'da İran'daki kritik askeri hedeflere yönelik geniş kapsamlı ek hava saldırıları düzenlediğini duyurdu. Hürmüz Boğazı ve çevresindeki ticari deniz taşımacılığına yönelik süregelen saldırganlığa doğrudan yanıt olarak gerçekleştirilen operasyonda; İran'a ait askeri gözetleme altyapıları, iletişim sistemleri, hava savunma mevzileri, İHA depolama tesisleri ve mayın döşeme kabiliyetleri hedef alındı. Komutanlık, Hürmüz Boğazı'ndaki ticari geçişlerin güvenli bir şekilde sürdürülmesi adına ABD güçlerinin yüksek teyakkuz, caydırıcılık ve harekata hazırlık durumunda kalmaya devam edeceğini vurguladı.
Kırılgan ateşkesi yıkan tanker saldırıları
Bölgedeki çatışma sarmalı, iki hafta önce Pakistan'ın ara buluculuğuyla imzalanan geçici ateşkes anlaşmasının ihlal edilmesiyle başladı. Resmi CENTCOM açıklamalarına göre, 25 Haziran'da Singapur bandıralı "M/V Ever Lovely" kargo gemisinin İran'a ait kamikaze İHA'larca vurulmasının ardından, ABD 26 Haziran'da İran kıyı radarlarını ve drone depolarını hedef alan ilk retaliyer misilleme saldırısını gerçekleştirmişti. CENTCOM, Tahran yönetimine ateşkese uyması için bir şans tanındığını ancak İran'ın 27 Haziran sabahı erken saatlerde 2 milyon varilden fazla ham petrol taşıyan Panama bandıralı "M/T Kiku" tankerine düzenlediği yeni bir İHA saldırısıyla bu fırsatı geri çevirdiğini aktardı.

Tahran'dan Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD üslerine misilleme
ABD'nin düzenlediği ikinci dalga operasyonunun hemen ardından bölgedeki askeri hareketlilik yeni bir boyuta taşındı. Uluslararası basına (The Guardian) yansıyan askeri raporlara göre, İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) 28 Haziran Pazar gününün ilk saatlerinde Kuveyt ve Bahreyn'de bulunan sekiz ayrı ABD askeri tesisini hedef alan ortak bir füze ve İHA operasyonu başlattığını duyurdu. Saldırıların ardından üslerdeki zayiat durumu henüz tam olarak netlik kazanmazken, hem Kuveyt hem de Bahreyn yönetimleri kendi topraklarındaki Amerikan askeri varlığına yönelik gerçekleştirilen bu saldırıları sert bir dille kınadı.
Diplomatik süreç tamamen durma noktasında
Yaşanan bu karşılıklı askeri hamleler, Washington ile Tahran arasında bölgedeki savaşı sonlandırmak ve küresel petrol fiyatlarındaki ani yükselişi dizginlemek amacıyla yürütülen mutabakat zaptı (MoU) müzakerelerini tehlikeye attı. Devrim Muhafızları Ordusu'ndan yapılan resmi açıklamada, ABD'nin saldırganlığını sürdürmesi halinde "ezici bir yanıt" verileceği belirtilirken, geçici anlaşmanın tamamen bozulmasının iki ülke arasındaki tüm diplomatik süreçlerin askıya alınmasıyla sonuçlanacağı uyarısında bulunuldu.
(Haberde arşiv görüntüleri kullanılmıştır.)