Azerbaycan’la türban krizi
Bizim siyasal İslamcılarda kronik bir baş örtüsü takıntısı var. Bir bez parçasını kendilerine bayrak yapmaya pek meraklılar. Son olarak Azerbaycan’la baş örtüsü yüzünden kriz çıkarmaya çalışıyorlar. Nasıl mı? Anlatayım.
Malumunuz Azerbaycan halkı Şii Müslüman. Ancak 70 küsur yıl ateist Sovyetler Birliği rejimi altında yaşadığı için de ağırlıklı olarak laikliğe önem veriyor; Sünni Müslümanlığa asla yakın değil. Zaten demin yazdığım gibi Şii mezhebinden.
Türkiye’yle Azerbaycan, Azerbaycan’ın 1991’de bağımsızlığını ilan etmesinden sonra “iki devlet, tek millet.” Hatta 2020’deki 44 gün süren Karabağ Savaşı’nın Ermenistan’a karşı Azerbaycan tarafından kazanılmasında Türk İHA ve SİHA’larının önemli rolleri olduğu biliniyor. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında yakın bir dostluk ilişkisi var.
Ne var ki, onbeş gün kadar önce Azerbaycan’da devlet okullarında öğrenci kıyafetlerine ilişkin kurallar değiştirildi. Yeni düzenlemeyle okul formasının bütünlüğünü bozan ve genel eğitimin laiklik ilkesine uygun olmayan kıyafetlere izin verilmeyeceği açıklandı.
Başbakan Ali Asadov imzasıyla alınan 309 sayılı kararla devlet genel eğitim kurumlarında artık tek tip forma giyilecek. Açıktan söylenmese de artık okula baş örtüsüyle girmek isteyen öğrenci içeri alınmayacak. Azerbaycan medyası kararı “Okullarda baş örtüsü yasaklandı” başlığıyla verdi.
Aslında bunun hukuksal alt yapısı temmuz ayında oluşturulmuştu. Bu konudaki haberi birlikte okuyalım:
“Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in imzaladığı 7 Temmuz 2026 tarihli yasa değişikliğiyle Azerbaycan’ın genel eğitim sisteminin temel ilkeleri arasına millilik ve laiklik ilkeleri eklendi. Aynı düzenlemeyle devlet okullarında öğretmen ve öğrencilerin belirlenen kıyafet şartlarına uymaları zorunluluk haline getirildi. “
Haber bizim basın ve medyada duyulur duyulmaz siyasal İslamcı dernek ve vakıflar birden hareketleniverdi. Haksöz Haber’in aktardığına göre Özgür-Der denilen siyasal İslamcı grubun çağırısıyla toplanan bir grup İstanbul’daki Azerbaycan Konsolosluğu önünde bir gösteri yaptı. Göstericiler ellerinde, “Azerbaycan’da hicab yasağına hayır”, “Baş örtüsü Müslüman kadının kimliğidir”,”Azerbaycan’a 28 Şubat gelmesin” yazılı pankartlar taşıdılar.
Sosyal medyada bazı hesaplardan da Azerbaycan’a yönelik protesto niteliğinde paylaşımlar yapıldı. AKP’li trollere ait oldukları bilinen bu hesaplarda Türkiye’nin Azerbaycan’a Karabağ savaşında nasıl yardım ettiğinin unutulmaması gerektiği hatırlatıldı.
Türkiye’de bu hareketlenmeler olurken Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de yeni düzenlemeyle ilgili yaptığı konuşmada “millilik ve laiklik” ilkelerine dikkat çekti. Konuşmasının bir bölümünde de Karabağ Savaşı’na atıfta bulunarak, savaşın kazanılmasında rol oynayan silahları piyasa fiyatlarından satın aldıklarını, hiç kimseden yardım görmediklerini ifade etti; Azerbaycan’ın iç işlerinin Azerbaycan Yönetimi’nin yetkisinde olduğunu da dünya aleme duyurdu.
Haberleri okurken siyasal İslamcılar’ın, zamanında baş örtüsünü kullanarak nasıl Türkiye’yi karıştırdıklarını sizlere hatırlatmak istedim. Türkiye’de baş örtüsü işini hallettiler. Baş örtülü bacılar, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın değiştirilmesi mümkün olmayan “laiklik” ilkesine rağmen bütün kamusal alanlara, TBMM’ye girdiler. Yetmedi; bu siyasal İslamcılar hızlarını alamadılar. Şimdi de Türkiye modelini Azerbaycan’a dayatmak istiyorlar. Sana ne Azerbaycan’dan? Bir başka ülkenin içişlerine, eğitim sistemine, sosyal yaşamına karışmak, buna müdahale etmeye kendinde hak görmek sana mı kaldı? Bana sorarsan, ki sormayacağını bilmeme rağmen gene de söyleyeyim: Fazla uğraşma, uğraşmaya devam edersen duvara toslarsın, derim.