İstanbul
Açık
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,3465 %0.18
55,4228 %0.03
6.642,13 %1.47
82.376,01 %-0.37

Teokrat iktidar vermez..

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Teokrat iktidar vermez..

Dünyaya sadece din gözlüğü ile bakan Orta Doğu ülkelerinde niye demokrasi olmayacağını Batılıların büyük ümit bağladığı “Ilımlı İslamcılık-Mild İslamism” hipotezi gösterdi. Demokrasi seçme özgürlüğü demektir. İslamizm kelime olarak İslami siyasette kullanmak anlamına gelir, ki başından böyle bir varsayımın gerçek olmayacağı ortada iken Batı dünyası bu safsata ile 20 küsur yıl boşuna bekledi.

20 küsur yılı aşkın bir zaman harcadı, sonucu hepimiz gördük ki, teokrat inancı içindeki zihniyetin gerçek niyetinin hiç de öyle seçme ve seçilme özgürlüğüne inanmıyor bunu ortaya koyan çok değişik örneklere tanık olduk.

İran’da popülist oylarla iktidara gelen Molla nitelikli, teokratların ülkede demokrasiyi nasıl boğduğu, en ufal laik düşünceye nasıl karşı olduğu, kendine muhalefet edenlere nasıl zulüm yaptığı ortada. Zorla uygulanan kılık kıyafet kuralları, içki yasakları, toplantı ve gösterilere karşı uygulanan zalim tutum İslamcıların, yani Şii teokratların demokrat olamayacaklarını gösterdi.

Mısırda iktidara gelen Sünni Müslüman Kardeşler adı verilen teokratik kuruluşun ve onun liderinin nasıl yavaş yavaş, sinsice ülkeyi bir dinci ülke çevirme girişimlerinin ve demokrasiyi yok etme çabalarının önüne laik askerler set çektiler. Demokrasinin zayıf yani popülist programlarla ve propagandalarla iktidara gelen teokoratların ve dikta heveslilerinin nasıl gizli bir zamanlama politikası uygulayıp iktidarlarını ve bunun sağladığı çıkarları ve öncelikleri korumak için demokrasiyi ortadan kaldırmalarıdır. Bu sadece İslam topluluklarında değil, Hristiyan batı toplumlarında da görülmüş örneklerle doludur. Hitler, Mussolini ve General Franco ile Hugo Chavez ve onun takipçilerinin uygulamalarında bu eğilimler görülebilir.

Türkiye’de gelen Batılılarca Ilımlı İslamist denilen ve kendilerini muhafazakar demokrat olarak niteleyen kişilerin nasıl zaman içinde tüm demokratik kurum ve kuruluşları, bizzat kendilerinin getirdiği denetleme kurumlarını etkisiz hale getirdikleri, soysal medyayı susturma çabalarını, demokrasinin olmaz olmazı sayılan kuvvetler ayrılığı ilkesini nasıl kendi istedikleri, daha doğrusu bir tek kişinin isteği doğrultusunda değiştirdiğini gördük. Teokrat kafalar kendilerinin hiçbir kural ve ilkeye bağlı olmasını kabul etmezler. Hiçbir sorumluluk altına girmeden, kimseye hesap vermeden istediklerini yapmayı demokrasi diye pazarlamaya çalışırlar. Önlerine çıkan her engeli, yasaları kullanarak etkisiz hale getirmeyi düşünürler. Buna seçim oyunları, elektrik kesintileri, seçim kurullarını tehdit de dahil olabilir. Hukuku silah gibi kullanma yolunda da uzmanlıklarını gösteriyorlar.

Laik TSK’ni yandaşı tarikatçı örgüt üyelerinin desteğinde hile ve teknolojik yalanlarla etkisiz hale getiren bu teokrat kafalar hukuk sistemini de kendilerine uyumlu hale getirdiler simdi onların önündeki son demokratik engel laik Atatürkçü muhalefettir. Şimdi tüm hedef ve hücum odağı muhalefettir.

Çünkü teokrat kafa ataerkil kafadır, dediğim dedik inanıştadır, seçme hakkını sadece kendisi seçildiği zaman veya kendisi seçtiği zaman kabul eder. Bunun aksine olacak her demokratik hareketi türlü çeşitli yöntemlerle her istediğini onaylayan parlamenter çoğunluğu ile boğmaya çalışacaktır.

Teokrat kafa her istediğini, her zaman her yerde , hiç bir yasal kısıtlama, ahlak ve vicdan, etik sınırlama ve sorumluluk almadan uygulamak ister. Onun için de laiklik karşıtıdır ve demokrasiyi boğma taraftarıdır ki dikensiz gül bahçesi olsun, havuzlar, vakıflar, ailesel ticari ilişkiler, müteahhit seçkinlerle el altından iş çevirmeye devam etsinler, dedikleri dedik çaldıkları düdük olsun.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız