İstanbul
Kapalı
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,0139 %0.12
56,1125 %0.06
6.740,80 %0.33
85.016,01 %1.06
Muhalif. Tokatlı saraç, 47 yıldır yaptığı hamutlarla baba mesleğini yaşatıyor

Tokatlı saraç, 47 yıldır yaptığı hamutlarla baba mesleğini yaşatıyor

Koşum ve eyer takımları yapan Hüseyin Örükaya: ”Mesleğin eskimesinden dolayı malzeme bulmakta bile zorluk çekiyoruz” ”At ve katırların araba veya saban türü aletlere koşumunda kullanılan hamuta, Tokat ve çevre illerden talep azaldığı için ürünlerimiz yoğun olarak Doğu Anadolu Bölgesi’nden alıcı buluyor”

Tokatlı saraç, 47 yıldır yaptığı hamutlarla baba mesleğini yaşatıyor
Okunma Süresi: 2 dk

TOKAT (AA) Tokatlı 60 yaşındaki saraç (koşum ve eyer takımları yapan kimse) Hüseyin Örükaya, babasından devraldığı hamut ustalığını, teknolojiye direnerek 47 yıldır yaşatıyor.

Unutulmaya yüz tutmuş mesleklerden birisi olan saraçlık sanatını çocukluğundan bu yana icra eden Örükaya, mesleğin eskimesinden dolayı malzeme bulmakta bile zorluk çekiyor.

Tarihi Sulusokak'taki mütevazı atölyesinde babasından devraldığı hamut (araba koşumunda at ve katırların boyunlarına geçirilen ağaç veya üstüne meşin takılmış çember) ustalığını günümüze taşıyan evli ve 4 çocuk babası Örükaya, AA muhabirine, at ve katırların araba veya saban türü aletlere koşumunda kullanılan hamuta, Tokat ve çevre illerden talebin azaldığını, ürettiği ürünlerin yoğun olarak Doğu Anadolu Bölgesi'nden alıcı bulduğunu söyledi.

Eskisi kadar çok üretim yapamadığını ifade eden Örükaya, şunları dile getirdi:

"Alın teri, el emeği, göz nuru. Çok şükür bugüne bizi getirdi. Zengin olamasak da çok şükür diyoruz. En azından hayatımızı iyi şekilde idame ettiriyoruz. Deri kullanıyoruz, ağaç, keçe, kamış otu kullanıyoruz, derken yani hamutu bu şekle getiriyoruz. Bayağı bir emek harcıyoruz. Günde bir tane anca yapabiliyoruz. Yani fazla üretim de yapamıyoruz. Tamamen el emeği olduğu için, makineleşme yok. İnce iş olduğundan dolayı da geç çıkıyor iş."

Mesleği eskisi kadar talep görmese de iş olduğu sürece yapmaya devam edeceğini anlatan Örükaya, "İş olmazsa, zaten yaş da geldi altmışa, işi bırakacağız mecburen. En azından burada zaman geçiriyoruz. Yerimiz belli, mekanımız belli. Eşimiz, dostumuz geliyor. Yemek yiyoruz, çay içiyoruz, muhabbet ediyoruz derken, zamanımızı böyle geçiriyoruz." diye konuştu.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız